KİEV (QHA) -

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı ve Dünya Kırım Tatar Kongresi Başkan Yardımcısı Mükremin Şahin, Ukrayna Parlamentosu’nun 1917 yılında gerçekleştirilen Birinci Kırım Tatar Milli Kurultayı’nın 100. Yılı vesilesiyle dün 6 Aralık tarihinde yaptığı özel oturumunda konuştu. 

Mükremin Şahin konuşmasında, Noman Çelebicihan'ın bir sözüne atıfta bulunarak, "halkımızın ve bu ülkede yaşayan bütün kardeşlerimizin gözyaşını silmek için çalışacağız" ifadelerini kulllandı.

Mükremin Şahin'in Ukrayna Parlamentosu'nda yaptığı konuşma şu şekilde: 

Dünyada ve Türkiye’de yaşayan milyonlarca Kırım Tatarı adına onurlu Ukrayna Halkını, onların seçmiş olduğu siz kıymetli parlamento temsilcilerini ve sayın Devlet Başkanını saygıyla selamlıyorum.

Bugün, Ukrayna’nın Yüksek Şurası’nda, Kırım Tatar Halkının ideallerini ortaya koyan “Birinci Kurultayı” ve “Kırım Demokratik Cumhuriyeti”ni anmak için bir toplantı yapılması bizler için sözlerle anlatılamayacak kadar büyük bir mutluluk kaynağıdır. Teşekkür ederiz…

Bütün Ukrayna halkı, Onur Devrimi'nden bugüne büyük zorluklara göğüs gerdi. Biz Kırım Tatarları ise en büyük kabusumuzla, vatanımızı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyayız. Biz her zaman, her türlü zorluğa rağmen vatan Kırım’da ve diasporada yaşayan Kırım Tatarları olarak inandığımız değerler doğrultusunda çalışmaktayız. Şunu biliyoruz ki Ukrayna’ya ve Kırım’a, İsmail Bey Gaspıralı ve Noman Çelebi Cihan’ın öğütlediği gibi, edep ile çalışarak, azim ve cesaretle, insanlığın ortak değerlerini koruyarak, ilke ve prensiplerimizin ışığında, dostlarımızla omuz omuza mücadele ederek sahip çıkabiliriz. Bu sebeple biz Kırım Tatarları, Türkiye ve Ukrayna arasındaki dostluğun ne kadar önemli olduğunun farkındayız.

Bizler, Türkiye ile Ukrayna arasındaki dostluğun gelişmesini, iki halkın birbirini daha iyi tanımasını ve geleceğe beraberce yürümesini önemsiyoruz. İki halk ve iki devlet arasındaki dostluk ve iş birliğini konjonktürel, geçici bir beraberlik değil; sosyolojinin, tarihin ve coğrafyanın getirmiş olduğu stratejik bir mecburiyet olarak görüyoruz. Yüzyılımızda Türkiye ve Ukrayna’nın işbirliği demokrasi, hukuk ve insan haklarının bölgemizde kök salmasına ve sağlamlaşmasına vesile olacaktır. Karadeniz ve Doğu Avrupa’nın güvenliği, bu bölgelerdeki halkların refah ve mutluluğunun temini için bu işbirliği mecburidir.
Bu dostluk ve işbirliğinin gelişmesi için Türkiye’de yaşayan biz Kırım Tatarları, samimi gayretlerimizi bugüne kadar gösterdik ve bundan sonra da artan bir ivme ile bu gayretlerimizi devam ettireceğiz.

Bizlere her yerde şu soruyu soruyorlar... Neden Rusya’nın işgalini kabul etmiyorsunuz? Ne farkı var? Ha Ukrayna ha Rusya... Bizim cevabımız şudur. Biz, Rus halkına düşman değiliz. Biz, tercihimizi demokratik, medeni, hür dünya ile yüzyıllardır yayılmacı, saldırgan, sömürgeci, oligarşik bir diktatörya arasında yapıyoruz. İşte bu sebeple bu sorunun cevabı Ukrayna’dır!
Kırım Tatar halkı vatanlarında, Ukrayna’nın toprak bütünlüğü çerçevesi içerisinde, millî otonom haklarını elde etmek, Birleşmiş Milletler ve UNESCO tarafından yok olmakta olan diller listesine alınan anadillerini yaşatmak, kültür ve medeniyetlerini muhafaza etmek, millî kurumlarını inşa etmek, tarihin getirdiği yaralarını dostlarıyla beraber sarmak ve medenî bir ülkede huzurlu bir halk olarak geleceğe yürümek istemektedirler.

Noman Çelebicihan 100 yıl önce vatanımız Kırım’daki farklı halkları birer çiçeğe ve onların birlikteliğini güzel bir bukete benzetmişti. Onun liderliğindeki Birinci Kurultayımızın maksadı bu buketin güzelliğini korumak ve Kırım’ın İsviçre gibi medeni bir ülke olmasını temin etmekti. Bu halk 100 yıldır onun gösterdiği aydınlık yoldan yürüdü, onun ideallerine sahip çıktı. Biz bugün de aynı şeyleri söylüyoruz.
İnanıyoruz ki elbet günü gelecek ve Kırım Ukrayna’ya, hür dünyaya geri dönecek. İşte o zaman, bizler bir asır önce ettiğimiz sözümüzü tutacağız. Çelebicihan’ın da söylediği gibi halkımızın ve bu ülkede yaşayan bütün kardeşlerimizin göz yaşını silmek için çalışacağız. İşte o zaman Kırım Tatar halkının otonomiyasında Kırım, baskı ve haksızlığın kol gezdiği, hırsızların cirit attığı, insanların kaçtığı bir toprak değil; halkların kardeşçe yaşadığı, yüksek bir refah seviyesine sahip, kültür ve medeniyetin yüceldiği, Ukrayna’nın parlak geleceğine kendi öz hissesini koşan bir vatan olacaktır.
Yaşasın Türkiye ve Ukrayna dostluğu!
Yaşasın Kırım Tatar Halkı!
Yaşasın Ukrayna!

QHA