İSTANBUL (QHA) -

11 Aralık 2017 günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde yönetmen Askold Kurov’un ‘’Dava: Rusya Devleti Oleg Sentsov’a Karşı’’ adlı belgesel filmi gösterimi ve Rusya işgali altında Kırım’daki hukuksuzlukları ele alan bir panel gerçekleştirildi. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun ev sahipliğinde, Avrupa İnsan Hakları Günü dolayısıyla düzenlenen 7. Avrupa Birliği İnsan Hakları Film Günleri kapsamında özel gösterimi yapılan belgesel;  Kırım’da yaşayan film yönetmeni Oleg Sentsov’un yargılama sürecini beyaz perdeye aktarıyor. 

Bir tek bir itirafçının baskı altında alınan ifadesi dışında, düzmece de olsa, hiçbir elle tutulur delil ortaya konmadan 20 yıl hapse mahkûm edilen iki çocuk babası Sentsov Rusya’nın Kırım’ı işgalinden beri uyguladığı insan hakları ihlallerinin sembollerinden biri durumunda.  Orijinali Rusça olan belgesel film, İngilizce ve Türkçe altyazılı olarak izlendi. 

Belgeselin ardından ünlü sinema eleştirmeni Alin Taşçıyan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panele; Emel Kırım Vakfı Yönetim Kurulu üyesi ve Emel dergisi editörü Bülent Tanatar, Kırım Türkleri Derneği İstanbul Anadolu Yakası Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Aybala Polat ile Türkiye’de yerleşik Ukraynalı bir sinema yönetmeni olan Marina Er Horbaç (Maryna Er Gorbach) katıldılar. 

Panelde Marina Horbaç filmin bütün dünyada Oleg Sentsov’un durumunun görünebilirliğe kavuşmasına yardımcı olduğunu ifade ederek, Oleg’in içinde bulunduğu koşulların zorluğunun altını çizdi. Aybala Polat Kırım’da Rus işgali altında yaşayan Kırım Tatarlarının karşılaştıkları ayrımcılıktan yola çıkarak, bizatihi toplumun kendisinin bir korku ikliminde yaşadığını, her yeni güne yeni aramalar, kovuşturmalar, adam kaçırmalar, haksız davalarla uyanıldığını örneklerle anlattı. Bülent Tanatar ise duygusal bir tonda başladığı konuşmasında, filmin dramatürjisinin aslında şu an Kırım’da yaşanılan durumu çok berrak, çok gerçekçi biçimde yansıttığını söyleyerek Rusya’nın Batı dünyasındaki kriz ve iç sorunlarla boğuşma konjonktüründe Kırım’ı güpegündüz Ukrayna’dan çaldığını, buna aslen özelde Sivastopol’ü,  genelde ise Ukrayna’yı kaptırma korkusunun yola açtığını belirtti. Çoğu Kırım Tatarı olan izleyicilerin de duygu ve düşüncelerini paylaşmalarıyla etkinlik sona erdi.

QHA