İSTANBUL (QHA) -

Çerkes Dernekleri Federasyonu üyeleri, Rus-Kafkas Savaşları’nda şehit olanları anmak için 21 Mayıs’ta Golovinka köyündeki tarihi ağacın altında yapılan etkinliği “izinsiz düzenledikleri” gerekçesiyle önce gözaltına alınan, daha  sonra para cezasına çarptırılan ve bu haksız uygulama karşısında açlık grevine başlayan Ruslan Gvaşe'ye (Ğuaşö Ruslan) destek için dün 21 Eylül'de İstanbul Galatasaray Lisesi önünde eylem yaptı.

Dernek üyeleri, Rusya’nın bu sindirme politikasına karşı seslerini yükselterek bir basın açıklamasında bulundu.

Çerkes Dernekleri Federasyonu adına bildiriyi Erol Karayel okudu. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Saygıdeğer Kamuoyu,

Saygıdeğer Basın Mensupları,

Çerkesler, her yıl olduğu gibi geçtiğimiz 21 Mayıs tarihinde de dünyanın her yerinde sürgün ve soykırımı anma programları düzenlediler. Bu programların düzenlendiği yerlerden birisi de Karadeniz Kıyısı’ndaki tarihi Çerkes yerleşim yeri Golovinka idi. Kıyıboyu Şapsığ’da yer alan bu Çerkes köyünde, hatırası bulunan tarihi bir ağacın altında toplanan Çerkesler, Rus Kafkas savaşlarında kaybettikleri ataları için konuşmalar yaparak, dualar ettiler. Bu konuşmacılardan birisi de Çerkes halk önderlerinden Ruslan Gvaşe idi. Ruslan Gvaşe (Ğuaşö Ruslan) yaptığı konuşmada mutedil bir dil kullanarak atalarının yaşadığı tarihi trajediden bahsetti.

Ancak, etkinliğin bitiminde Ruslan Gvaşe ve arkadaşları karakola götürülerek “izinsiz etkinlik düzenledikleri” gerekçesiyle gözaltına alındı.

İki yıl önce geçirdiği rahatsızlık nedeniyle bir bacağını kaybetmiş olan ve ayrıca yakın tarihte bir de kalp operasyonu geçiren 67 yaşındaki Ruslan Gvaşe mahkemeye çıkarılacağı sırada fenalaştı. Avukatının itirazlarına rağmen mahkeme gerçekleştirilerek sekiz gün hapis yatırılan Gvaşe’ye 10 bin ruble de para cezası verildi.

Ruslan bu haksızlığa rıza göstermeyerek kararı Krasnodar Bölge Mahkemesi’ne temyize götürdü.

Üst mahkeme yaptığı değerlendirmede kararı bozarak yeniden görüşülmek üzere yerel mahkemeye iade etti.

Fakat yerel mahkeme hızla yaptığı 2. duruşmada da kararında ve 10 bin Ruble para cezasında ısrar ederek yeni bir şey söylemedi.

Bunun üzerine Ruslan’ın avukatı Marina Dubrovina karara itiraz edeceklerini ve gerekirse davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyacaklarını açıkladı.

Bu arada Ruslan Gvaşe mahkeme kararını protesto etmek için 11 Eylül’de süresiz açlık grevine başladı. Greve başlarken yayınladığı vasiyet gibi mesajda da şu ifadelere yer verdi:

“Bu eylem, benim şahsımda mensubu olduğum Çerkes toplumuna karşı uygulanan taraflı, adaletsiz, önyargılı, ahlak dışı yaklaşıma karşı bir protestodur. Bu benim son eylemim. Arkamızdan gelenler davanın takipçisi olsun.”

Evet, Ruslan Gvaşe’ye karşı uygulanan yıldırma ve sindirme politikaları ile aslında tüm Çerkeslere mesaj verilmektedir.

Bu politika bize hiç yabancı değil. Bu politika, Rusya Federasyonu yönetiminin yüzlerce yıldır değişmeyen emperyal Rus politikalarına verdiği yeni şekildir. Verilen mesajın tarihte verilen mesajdan hiçbir farkı yoktur: Yani, Ruslar Çerkesleri anavatanında istemiyor; dolayısıyla varlığının devamını sağlayacak, ulusal bilinç ve uyanış doğuracak hiçbir eylem ve girişime toleransları yok.

Bizler 153 yıl önce anavatanından sürülmüş Çerkeslerin torunları olarak, yeni Rus Çarlarının Ruslan Gvaşe üzerinden yüzünü gösteren yeni emperyal uygulamalarını şiddetle protesto ediyor; sonuna kadar Ruslan Gvaşe’nin yanında olacağımızı ve davasını davamız bilerek peşini bırakmayacağımız kararlılıkla deklare ediyoruz.
 

Yaşasın halkımız!
Yaşasın kimliğimiz!
Yaşasın Çerkes kalma mücadelemiz!

QHA