ANKARA (QHA) -

Sovyetler Birliği'nde II. Dünya Savaşının ardından, dünya tarihinin en acımasız lideri ve halkların düşmanı Josef Stalin'in bir emriyle bir çok halk yaşadıkları kadim yurtlarından sürgün edildi. Başta Kırım Tatarları olmak üzere en çok bilinen Ahıska Türkleri, Çeçenler ve İnguşların sürgün yoluyla katledilen milyonlarca soydaşlarımızın arasında yer alan Balkar Türklerinin sürgün edilişlerinin bugün 74. yıl dönümü.

Balkarların yarısı sürgünde hayatını kaybetti!

Balkarların toplu sürgünleri 8 Mart 1944’de yaşandı. 14 trenle 37 bin 713 Balkar yurtlarından Orta Asya’ya sürüldü. Sürgüne gönderilenlerin yüzde 52’si çocuk, yüzde 30’u kadın, yüzde 18’i erkeklerden oluşuyordu. Sürgün sırasında halkın en az yarısı hayatını kaybetti. 13 yıllık sürgünün ardından, 1957’de, Balkarların evlerine dönmesine izin verildi.

Sürgün soykırıma dönüştü

Balkarlar, II. Dünya Savaşı sırasında, bölgeyi işgal eden Nazi Almanya’sıyla iş birliği yaptıkları gerekçesiyle 1944’te Stalin tarafından, haksız yere, sürgün edildi. Hal bu ki, bölgede yaşayanlarda işgalcilerle iş birliği halindeydi ve onlar sürgüne tabii tutulmadılar. Bu sürgünün ardından Balkarların da yaşadığı Kabardey-Balkar Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nden “Balkar” ibaresi kaldırıldı ve bölge, 1957 yılına kadar Kabardey Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti olarak adlandırıldı. Adeta bir soykırım olan sürgünde halkın büyük bir kısmı açlık ve sefaletden ölmüş, bir kısmı yurtlarına geri dönememiştir. 1957 de Kruşçev, Balkarlara haklarını iade etmesi ve Balkarların yurtlarına dönmesine izin verilince, bölge yeniden eski adını aldı. Balkarlar, Sovyetler Birilği'nin dağılmasının ardından, aynı cumhuriyette yaşadıkları Kaberdeylerle çeşitli anlaşmazlıklar yaşadılar. Günümüzde de halen bir takım anlaşmazlıklar devam etmektedir.

QHA