SİDNEY (QHA) -

Avustralya'nın en büyük şehirlerinden Sidney ve Melbourne'de bugün, 4 Kasım'da gerçekleştirilen ve binlerce göstericinin katıldığı protestolarda, hükümet kontrolündeki kıyı ötesi gözetim merkezinde tutulan yüzlerce sığınmacıya karşı uygulanan muamele protesto edildi. Daha önce Birleşmiş Milletler (BM), sığınmacıların tutulduğu kıyı ötesi gözetim merkezindeki şartların oldukça kötü olduğunu belirterek, "insani bir krizin ortaya çıktığını" kaydetmişti.

Papua Yeni Gine'ye bağlı Manus Adası'ndaki kampta barikat oluşturan 600 sığınmacı, Avustralya ve Papua Yeni Gine yönetimine, söz konusu kampın kapatılması yönünde çağrıda bulundu. Avustralya'nın kampa yiyecek, temiz su ve sağlık hizmetleri sağlamayı durdurduğu bildiriliyor.

Avustralyalı yetkililer, kamptakileri adadaki başka bir aktarma merkezine yollamayı isterken, kampta bulunan sığınmacılar bu durumun Papua Yeni Gine ya da başka bir ülkeye iskân edilmeleriyle sonuçlanmasından korkuyorlar. Ayrıca sığınmacılar, olayların ardından adanın yerel sakinlerinin kendilerine misilleme amaçlı saldırılar düzenlemesinden çekindiklerini belirttiler.

Melbourn şehrinde protestoculara hitap eden milletvekili Adam Brandt, "Bu insanlar, hayatımızın ya da ailemizin tehlikede olduğunu düşündüğümüzde her birimizin yapacacağı şeyi yapmaktan başka hiçbir suç işlememişlerdır." şeklinde konuştu. Manus Adası, Avustralya'nın tartışmalı "egemen sınır" göçmen politikasının en önemli parçası durumunda bulunuyor. Bu politika gereğince Avustralya, sınırlarına tekneyle gelen göçmenlerin kendi kıyılarına ulaşmasına müsaade etmiyor.

Avustralya'nın kıyı ötesi gözetim merkezi uygulaması, Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri tarafından yoğun şekilde eleştiriliyor. BM Haklar Sözcüsü Rupert Colville, dün İsviçre'nin Cenevre şehrinde gerçekleştirdiği basın toplantısında, Manus Adası'ndaki sığınmacıların temiz su bulabilmek adına kuyular kazmaya başladıklarını belirterek, adada tam bir insani kriz durumunun ortaya çıktığını söyledi. 

QHA