AŞKABAT (QHA) -

İnsan hakları kuruluşlarına göre Türkmenistan hapishanelerinde mahkumların durumlarına dair bilgi almak ve onlarla görüşmenin hayli zor bir süreç olduğu öğrenildi. Birçok mahkumun yaşayıp yaşamadığı bile on yıllardan beri bilinmiyor. İnsan hakları kuruluşlarının ulaştığı bilgilere göre Türkmenistan hapishanelerinde geçen yıl 88 olan kayıp sayısı bu yıl 112'ye ulaşmış durumda.

Kayıp sayısı hapishaneden kaçanların değil bizzat hapishane içerisinde varlığından hiçbir haber alınamayanları gösteriyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) gibi çeşitli uluslararası insan hakları kuruluşunun organize ettiği "Hayatta Olduklarını Kanıtla" (Prove They Are Alive) adlı kampanya Türkmenistan hapishanelerinde varlıklarından dahi haber alınamayan ve kayıp ilan edilen mahkumların bir son bulmasını amaçlıyor. 

Özgür Avrupa Radyosu'nun (RFE) "Qishloq Ovozi" (Kışlak Sesi) adlı programında RFE'nin medya ilişkileri müdürü Türkmen kökenli gazeteci Muhammed Tahir bu konuya eğilerek bir podcast programı hazırladı. Programa Qishloq Ovozi programının editörü gazeteci Bruce Pannier, HRW Avrupa ve Orta Asya bölümü müdür yardımcısı Rachel Denber ve Avrupa Birliği avukatlık koordinatörü Riccardo Lepri katıldı.

 

"Türkmenistan'da bilgiye ulaşmak zor..."

Programda ilk olarak Ricardo Lepri söz alarak kayıplara dair bilgi vererek: "Biz halihazırda bölgede kayıp sayısına dair araştırmalarımıza devam ediyoruz. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi bilgiye ulaşmak Türkmenistan'da hayli zor. Şu anda 112 vakayı ortaya çıkardık. Ancak bizim tahminlerimiz, birkaç düzine daha kayıp olduğu yönünde. Bunların doğruluğunu teyit etme noktasında sıkıntılar yaşıyoruz. Kayıpların profiline baktığımızda çoğunlukla İslami ekstremizm ile suçlanan ve ya siyasi etkisi olabilecek kişiler kişiler olduğunu görüyoruz." açıklamalarında bulundu.

Rachel Denber ise: "Bence bu insanların kayıp olarak gösterilmesine dair iki neden var. Bunlardan biri insanlara herhangi bir siyasal İslami harekete bulaşmamaları için sert bir mesaj vermek. Bir diğeri ise eskiden beri süre gelen totaliter yönetim tarzını devam ettirme isteği ve böylece toplumu kontrol altında tutma yönelimi." ifadelerinde bulundu.

Bruce Pannier de konuyla ilgili yorumlarında: "Birkaç vakaya göz attığımda özellikle toplumda yer edinen yerel İslami karakterlerin Türkmen hükümeti tarafından hapse atılarak izole edildiğini gördüm. Bunun nedeni Türkmenistan hükümetinin, Afganistan sınırındaki Taliban ve DAEŞ gibi oluşumlardan gelebilecek tehlikelere karşı oluşturduğu bir paranoya olabilir." dedi.

Ayrıca programda Türkmenistan Cumhurbaşkanı Kurbankulu Berdimuhammedov'un daha önceki Cumhurbaşkanı Saparmurat Niyazov'dan insan hakları konusunda çok da farklı olmadığı vurgulandı.

QHA