BERLİN (QHA) -

Hessen Türk Toplumu’nun Almanya’da düzenlediği yıl sonu şenliğinde bugün 19 Aralık’ta medyaya yansıyan haberlere göre, yapılan konuşmalarda, Almanya’da yaşayan Türk kökenlilerin ülkeye büyük katkı sağladıkları, deneyimlerini yeni gelen göçmen ve mültecilere aktardıkları anlatıldı.

Şenliğe katılan Hessen Eyaleti Uyum Sorumlusu Stefan Sydow, Türk toplumunun uluslararası politikanın kurbanı olmasını istemediklerini söyledi. Hessen’deki toplumun ‘bu taraf’ı veya ‘diğer taraf’ı olmadığını belirten Sydow, “Antisemitizm ve İslamofobinin bu toplumda yeri yok. Birlikte yaşam için güçlü bir sinyal vermeliyiz. Biz biriz. Büyük bir gazetenin manşeti, ‘Türk misafir işçiler ne yapıyor’ şeklindeydi. Bu manşete çok kızdım. Elbette hemşerilerimiz konu edinilebilir. Ama onları hala misafir olarak görmek doğru değil. Burada kalıcısınız, bu toplumun ayrılmaz bir parçasısınız” dedi.

Frankfurt Başkonsolosu Burak Karartı, Hessen Türk Toplumu’nun vizyonu ve faaliyetleri Türklerin güçlenen lobisi olma yolunda olduğunu söyledi. 3.5 milyon Türk kökenlinin iki ülke arasındaki ilişkilere önemli katkıda bulunduğunu belirten Karartı, şöyle konuştu:

“Katkıların her iki ülkenin de yararına olacak şekilde devam etmesi için kendilerini Almanya’da güvende hissetmeleri, ayrımcılık yapıldığı kanaatine kapılmamaları, eşit şansa sahip oldukları düşüncesini yitirmemeleri gerekir. Fırsat eşitliğini gözeten bir eğitim anlayışının, anadilde eğitimin bu duygulara büyük bir katkısının olduğunu söylemek isterim. Göç konusuyla ilgili tartışmaların sağlıklı, yapıcı ve olumlu mecrada ilerlemeli.”

Hessen Türk Toplumu Başkanı Atila Karabörklü, antisemitizm ve Türk düşmanlığına karşı ortak bir sinyal vermek gerektiğini söyledi. Almanya’da yaşayan Türk toplumunun artık kalıcı olduğunu, 60 yıllık göç deneyimini çoğunluk toplumuna artı değer olarak geri verdiğini kaydeden Karabörklü, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türk toplumu, sosyal, kültürel, politik ve iş hayatında edindiği deneyimin değeri, özellikle yeni gelen mülteciler çalışmasında görüldü. Bu yöndeki projelerimiz, mültecilerin buradaki hayata kısa sürede adapte olmaları için iyi bir çalışma oldu. 50’ye yakın gönüllü kazandığımız bu çalışmalarla gurur duyuyoruz. Türk toplumu Almanya’nın bir parçasıdır. Artı değer katan bir kesimdir. Bu olguyu hem kendisine hem de Alman kesime aktarmamız gerekiyor.”

QHA