TAŞKENT (QHA) -

Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Özbekistan'ın eski Cumhurbaşkanı İslam Kerimov'un kızı Gülnara Kerimova'nın yolsuzlukları hakkında yeni bilgiler gelmeye devam ediyor. Ağustos ayında Özbekistan Başsavcılığı, uzun bir süredir ev hapsinde tutulan Kerimova'nın Rusya'daki taşınmazlarına el konulması için talepte bulunmuştu.

Kerimova ve soruşturması hakkında yeni elde edilen bilgiler, Özbekistan'ın ve Özbek halkının milli varlıklarının, Kerimova liderliğindeki uluslararası suç örgütü tarafından nasıl haksız kazanç kapısı haline getirildiğini gözler önüne seriyor. Daha önce İskandinav telekom şirketi Telia'nın, Kerimova'nın öncülük ettiği rüşvet fonuna yüzlerce milyon dolar para aktardığı ortaya çıkmıştı.

Özbekistan'ın en büyük telekom kuruluşu olan Uzdunrobita'nın eski yönetim kurulu başkanı ve Kerimova'nın en yakın iş ortaklarından biri olan Behzot Ahmedov, savcılara verdiği yeminli ifadesinde, Kerimova ile yardımcısının, pek çok defa açıktan kendisini ve ailesini tehdit ettiğini belirtti. Ahmedova, Kerimova'nın kendisine bağlı vakfın etkinlikleri için kendisinden pek çok defa yüzbinlerce dolar para istediğini kaydetti. Yine Kerimova'nın kendisine nakit para temin etmesi için evini satması yönünde baskı uyguladığını söyleyen Ahmedov, "Bana çoğu zaman şunu söylüyordu: Sahip olduğun mal varlığının her doları bana ait." şeklinde konuştu.

Özbekistan'ın en nefret edilen insanı olarak öne çıkan Kerimova, halen güvenlik güçleri tarafından ev hapsinde tutuluyor ve kimseyle görüştürülmüyor. Sovyetler Birliği'nin çökmesinden sonra ABD'li yatırımcılar tarafından kurulan Uzdunrobita şirketinin, 2002 yılından bu yana çeşitli şirketler vasıtasıyla doğrudan Kerimova'nın kontrolünde olduğu biliniyordu. Cep telefonu satışlarının patlamasıyla yatırımcılar ve benzer şirketler için önemli bir pazar haline gelen Özbekistan'da, çok sayıda şirket gözünü Uzdunrobita'ya çevirdi. Başta, bir grup Rus oligark tarafından kontrol edilen VimpelCom ve İskandinav Telia olmak üzere çok sayıda şirketle iş yapan Uzdunrobita, 2011 yılından sonra büyük oranda zarar etmeye başladı.

Ahmedov ifadesinde, 2012 Şubat ayında yine Kerimova'nın bir başka yakın iş arkadaşı olan Gayane Avakyan tarafından Kerimova'nın Taşkent'te bulunan ofisine davet edildiğini, daha sonra 2007-2011 yılları arasında gerçekleştirilen reklam faaliyetlerinden kaynaklı kayıplar sebebiyle Kerimova'nın kendisine, "Bana 15 milyon dolar borçlusun." dediğini söyledi. Avakyan'ın, kendisine borcunu ödeyene kadar sürekli gözetim altında tutulacağını söyleyerek sık sık tehditler savurduğunu belirten Ahmedov, babasının 1 milyon dolar değerindeki evini satması yönünde Kerimova'nın sürekli olarak baskı yaptığını, satmadığı takdirde hapse atılabileceği yönünde tehdit ettiğini beyan etti.

Babasının evini satıp, parayı Kerimova'ya vermesinin ardından ailesi ve kardeşleriyle birlikte apartman dairesine taşındığını kaydeden Ahmedov, 2012 yılında da Fransa'daki Cannes Film Festivali'nde yapılacak bir etkinlikte kullanılmak üzere Kerimova'nın vakfından 250 bin dolarlık bir fatura aldığını söyledi. Bill Clinton ve Monako Prensi II. Albert gibi isimlerin de katıldığı etkinliğin sponsorunun, Kerimova'nın moda şirketi olduğunu belirten Ahmedov, Kerimova'ya söz konusu parayı ödeyebilmek için tanıdıklarından borç aldığını aktardı.

Kerimova'nın ülkede kurduğu rüşvet ağı, 2014 yılında diğer telekom şirketi MTS'nin, Amerikan yetkililerin soruşturması altında olduğunu açıklamasıyla ortaya çıktı. ABD yolsuzluk yasalarını ihlal etmekle suçlanan şirket, Uzdunrobita'daki hisselerini satarak, bir süre sonra Özbekistan piyasasından tamamen çekildi. Rus oligarkların kontrolündeki VimpelCom da aynı yıl ABD soruşturması altında olduğunu açıklayarak, ABD ve Hollandalı şirketler tarafından açılan rüşvet davalarında uzlaşabilmek 800 milyon dolar ödemeyi kabul etti. Kerimova'nın kontrolündeki bir şirketle yasa dışı iş faaliyetleri nedeniyle İskandinav Telia şirketi de Eylül ayında 1 milyar dolarlık bir cezaya çarptırıldı. 

Söz konusu davalar nedeniyle bulunduğu Moskova'da 4 gün boyunca İsveçli savcılar tarafından ifadesi alınan Ahmedov, Kerimova'yla olan ilişkileri hakkında şunları söyledi: "Bana onun kölesiymişim gibi bakıyordu. Onun için ben nakit para sağlayan bir inektim, bu anlamda beni her an sağabilirdi. Diğer yandan da beni doğum günü partilerine davet etmeyi ihmal etmez fakat ailemin yurtdışına çıkmasını yasaklar ve sürekli olarak evlerime el koymaya çalışırdı. Sonumun bir hastanede psikiyatri bölümüne kaldırılarak, orada Kerimova'nın beni öldürmesiyle gelmesinden korkuyordum. Ona itaat etmekten başka şansım yoktu."

QHA