TAŞKENT (QHA) -

Son zamanlarda hidroelektrik ve su politikaları üzerine Orta Asya’da var olan tartışmaların da üzerinde bir trafiğin yoğunlaşması dikkatlerden kaçmıyor.

Bilindiği üzere Orta Asya su kaynakları büyük oranda dağlık bölgelerden çıkan akarsulara bağlı. Özellikle Kırgızistan ve Tacikistan gibi dağlık ülkeler büyük bir su ve hidroelektrik potansiyeli taşıyor. Ayrıca bu ülkelerin bölgedeki en fakir ülkeler olarak bu avantajı değerlendirmek istedikleri de biliniyor. Ancak bu hamlenin önündeki ülke Özbekistan, her fırsatta bu ülkelerdeki hidroelektrik santrali projelerine karşı olduğunu belirtiyor. Bu itirazları bazen tehditkarlığa ulaşan Özbekistan özellikle pamuk endüstrisine darbe vuracak bu santrallere büyük oranda karşı.

Kendisini Kırgızistan ve Tacikistan'a bağımlı hale getirmek istemeyen bu ülkede ayrıca yeni bir atılımın da var olduğu öğrenildi. Özbekistan’ın yeni başkanı Şavkat Mirziyoyev, mayıs ayında (2017) Güney Sırderya eyaletine bir gezi düzenledi. Gezi esnasında birçok HES’in kurulmasını da gündeme getirdi.

Bu projelerin arkasında Tacikistan’ın inşa halinde olan dev HES projesi Rogun Barajı geliyor. Rogun Barajı 3,600 MW’lık enerji potansiyeli ile Tacikistan’ı enerjide bağımsız kılmanın ötesinde önemli  bir ihracatçı haline getirmesi de bekleniyor. Bu açıdan bahsi geçen adımın Özbekistan’ı yakından ilgilendiren hassas bir mesele olması dikkatlerden kaçmıyor.

Rogun Barajı'nın 14 milyar metreküp su tutabileceği tahmin ediliyor. Bu Özbekistan tarımının kalbi olan Ceyhun havzasındaki su kaynağının azalması ve tarımına da derin bir darbe vurulması anlamına geliyor. New York ve Dakota üniversiteleri uzmanlarınca yayınlanan raporlarda bu barajın Özbek ekonomisine her yıl 600 milyon dolar kaybettireceği ifade ediliyor. Ayrıca en büyük tehlikenin, denize ve okyanusa kıyısı olmayan bu bölgede tsunami riski olduğu da belirtiliyor. Bölgede Pamir dağlarında her 8 günde bir deprem yaşanmasının barajı tehdit ettiği biliniyor. Böyle bir felaket Tacikistan ile beraber Özbekistan’ın yerleşim yerlerini de tehlike altında bırakıyor. İslam Kerimov döneminde de Özbekistan bahsi geçen barajı bir egemenlik ihlali olarak gördüğünü belirtmişti. Öyle ki su savaşlarının iması dahi Kerimov tarafından dillendirilmişti.

Kırgızistan ise 1,900 MW’lık Kambar Ata-1 barajı projesinden şimdilik yüksek maliyeti ve kredi alamaması nedeniyle vazgeçmişe benziyor. Kırgızistan'ın bunun yerine hali hazırdaki Toktogul HES’ini modernize etmeyi planladığı öğrenildi.

QHA