ASTANA (QHA) -

Kazakistan'daki Astana Yunus Emre Kültür Merkezi Türkçe Eğitim Koordinatörü Gücüklüoğlu, şu an 162 kursiyerin Türkçe eğitim gördüğünü, 300’ün üzerinde kişinin de merkeze kaydolmak için sıra beklediğini söyledi.

Merkezin, 8 yıl önce başlattığı Türkçe kurslarına Kazakların ilgisi her geçen gün artıyor. Halen merkezde 17 ile 55 yaş arasında 162 kursiyer eğitim görüyor.

Kurslara, Türkiye’de eğitim görmeyi, Türk firmalarında çalışmayı, Türk edebiyatını araştırmayı veya hobi olarak Türkçe öğrenmeyi isteyen Astanalılar katılıyor.

Kursiyerlerden 35 yaşındaki Pakizat Sadenova, Anadolu Ajansı’na bugün (1 Mart) yaptığı açıklamada, tatil yapmak için gittiği Türkiye’nin güzelliğinden ve kültüründen etkilenerek Türkçe öğrenmeye karar verdiğini ifade ederek, “Tatilden döndüğümde üniversitede ikinci yabancı dil olarak Türkçeyi seçtim ve biraz öğrendim ama yetersiz kaldı. Aradan belli bir zaman geçtikten sonra Yunus Emre Kültür Merkezine başvurdum” dedi.

Her akşam işten sonra kursa gittiğini söyleyen Sadenova, “Türkçe Kazakçaya yakın olduğu için öğrenmekte zorlanmadım. Severek öğreniyorum ve dersler eğlenceli geçiyor'' dedi.

Türkçesini geliştirerek Türkiye’de çalışmayı arzu ettiğini anlatan Sadenova, Türkiye’yi kendisine yakın hissettiğini ve gelecekte yaşamak istediği ülkelerden biri olduğunu söyledi.

“Çalıkuşu romanını Türkçe okumak istedim”

25 yaşındaki Akerke Asan da 3 aydır Astana Yunus Emre Kültür Merkezinde Türkçe eğitim görüyor.

Yazar Reşat Nuri Güntekin’in, “Çalıkuşu” romanını orijinal dilde okumak isteğinin kendisini Türkçe öğrenmeye ittiğini anlatan Asan, “Rus Dili ve Edebiyatı alanında master yaptığım Rusya’da ilk kez ‘Çalıkuşu’ romanını Rusça okudum. Bu romanın Türkçesini de okumak istedim ve Türkçe öğrenmeye karar verdim” diye konuştu.

Ülkesine döndüğünde Astana Yunus Emre Kültür Merkezi'ne başvurduğunu, ancak sıra beklemek zorunda kaldığını, dolayısıyla internet üzerinden Türkçe öğrenmeye çalıştığını ifade eden Asan, daha önceden Yunus Emre Enstitüsünde Türkçe öğrenen Rus hocadan ders aldığını dile getirdi.

Asan, “İnternetten Türkçe öğrenmeye çalıştım. Dil bilgisini ezberledim, ama hiç konuşamıyordum. Yunus Emre Kültür Merkezi'nde kursa başladığımda Türkçe konuşma becerilerim gelişti” dedi.

Türkçesini geliştirerek, Türk dili ve edebiyatını araştırmayı hedeflediğini söyleyen Asan, “Çoktan arzu ettiğim Çalıkuşu romanını Türkçe okumaya başladım. Biraz zor gibi geliyor ama Türk dilinin güzelliğini anlamak için Türkçe okumanın önemli olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Asan, mesleği gereği farklı ve aynı kökene sahip halkların edebiyatını öğrenmenin keyif verici olduğunu dile getirdi.

Astana'da bir Türk firmasında çalışan Dina Maksotova, işi gereği Türkçe öğrenmeye başladığını belirterek, “Müdürümüz Türk ve onunla daha iyi anlaşmak için Yunus Emre Kültür Merkezinde Türkçe kursuna başladım. Türkçenin iş hayatıma katkı sağlayacağına eminim” dedi.

Türkçeye talep çok fazla

Astana Yunus Emre Kültür Merkezi Türkçe Eğitim Koordinatörü Serpil Gücüklüoğlu, her geçen gün Türkçeye ilgi arttığını ve şu an 162 kursiyerin Türkçe eğitim gördüğünü, 300’ün üzerinde kişinin de sıra beklediğini aktardı.

Gücüklüoğlu, “En son sıra bekleyenlerin sayısı 500'dü. Geçen dönemlerde açtığımız A1 kurslarıyla bu sayıyı eritmeye çalıştık, fakat erittikçe kişi sayısı arttığı için ve talebin daha çok akşam saatlerinde olması nedeniyle talebi hem binamızın fiziki yapısı ve hem de öğretmen sayısı açısından çok fazla karşılayamıyoruz. Daha büyük bina ve en az 5-6 öğretmen ile daha rahat götürebilir” ifadelerini kullandı.

Kazakistan’daki Türk firmaların personel istihdam ederken Türkçe bilen personel aramaları, Kazakistan vatandaşlarının Türkiye’de eğitim görme veya çalışma arzularının, onların Türkçe öğrenmelerine neden olduğunu dile getiren Gücüklüoğlu, şöyle konuştu:

“Türkiye bursları gibi programlara başvurmak isteyenler Türkiye’ye gittiklerinde hiç Türkçe bilmemektense biraz olsun kendilerini ifade edebilmek adına Türkçe öğreniyorlar. Bunun dışında Türkiye’de ya da Kazakistan’da bir Türk firmasında çalışmayı bir hedef haline getirenler de var.”

Gücüklüoğlu, Türkçeyi bir hobi olarak öğrenenlerin de olduğunu ve bunun insanları mutlu ettiğini kaydetti.

Kursiyerler arasında orta yaşın üzerindeki kişilerin de olduğuna dikkati çeken Gücüklüoğlu, “Türkiye’de o yaştaki insanlar evde oturup torunlarına bakarken, burada 55 yaşındaki insanların Türkçe öğrenmeleri bizi mutlu ediyor.” dedi.

Gücüklüoğlu, şu an sınıfında 55 yaşın üzerinde 4 kursiyerin olduğunu ve bazılarının genç kursiyerlere göre Türkçeyi daha kolay öğrendiklerini dile getirerek, “2 yıl önce kızı bir Türk ile evli 60 yaşlarında bir kursiyerimiz vardı. O torunuyla iletişim kuramadığı için kimseye söylemeden Türkçe kursuna başlayıp, orta seviyede Türkçe öğrenip, bir gün torunuyla Türkçe konuşmaya başlamıştı.” ifadelerini kullandı.

“Kazaklar dil ve yeni kültürleri öğrenmeye açık”

Türkçe öğretmeni Sinan Doruk, kursa insanların çok istekli geldiklerine işaret ederek, “Dil yakınlığı dolayısıyla Kazakça konuşan kursiyerler Türkçeyi daha çabuk öğreniyorlar. Kazaklar dil ve yeni kültürleri öğrenmeye çok açıklar” şeklinde konuştu.

Diğer öğretmen Ahmet Şahin de Kazakistan’da Türkçeye ilginin artmasına Türk dizilerinin de etkisi olduğuna dikkati çekerek, “Dizileri alt yazılı değil ana dilinde izlemeyi tercih ediyorlar. Bu yüzden kursa geliyorlar” dedi.

Temel Türkçeyi öğrenenlerin dizi izleyerek Türkçelerini geliştirebildiklerinin altını çizen Şahin, dil öğrenmenin yanı sıra kursiyerlerin Türkiye’yi ve kültürünü yakından tanıma fırsatı yakaladıklarını söyledi.

QHA