KASTAMONU (QHA) 1 AĞUSTOS 2018 -

2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilen Kastamonu’da Türk Dünyasına yönelik bilimsel faaliyetlere bir yenisi daha ekleniyor. Kastamonu Üniversitesi Türkiye –Özbekistan ilişkilerinin ele alınacağı, TİKA ,Kastamonu Üniversitesi, Özbekistan Emir Timur Vakfı, Özbekistan İslam Medeniyeti Merkezi, Özbekistan Milli Üniversitesi ortaklığıyla düzenlenecek 1. Milletlerarası Türkiye- Özbekistan Münasebetleri Sempozyumu ‘nun tanıtım afişini paylaştı.

Söz konusu olan organizasyonla ilgili yapılan açıklama şöyle;

"Aynı kökten gelen ve aynı kültüre sahip olan Türk milletinin her bir boyunun tarihi ve ortak geçmişi binlerce yıla uzanmaktadır. Günümüz Türkistan coğrafyasında tarihî ve kültürel zenginlikleri, nüfus yoğunluğu ve ekonomik potansiyeli ile dikkat çeken kardeş Özbekistan’ın Türkiye ile karşılıklı münasebetleri Türk dünyasının gönül birliğinin sağlanması ve pekiştirilmesi açısından büyük önem arz etmektedir. 

Bilindiği üzere, daha Anadolu’nun Selçuklu Türkleri tarafından fethi sürecinden başlayarak Türkistan coğrafyasından ve bilhassa günümüz Özbekistan Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan Buhara ve Semerkant başta olmak üzere pek çok Türkistan şehrinde ilim, irfan, kültür ve sanat ehli kişiler Anadolu’ya göç edip yerleşerek, buranın Türk-İslam medeniyetine kazandırılması yönünde muazzam faaliyetler yürütmüşlerdir. Bu göç hareketleri Osmanlı döneminde de devam etmiştir. 

Yıldırım Bayezid ile Emir Timur zamanından itibaren Osmanlı Devleti ile Timurlular arasında siyasi ilişkiler kurulmuş, ilk başta her iki taraf arasında meydana gelen olumsuz tavırlar XV. yüzyıl boyunca yerini müspet ilişkilere bırakmıştır. XVI. yüzyılın başlarında Türkistan coğrafyasında Timurlu saltanatının çökmesi üzerine Osmanlı Devleti orada meydana gelen Şeybanî Devleti ve sonraki asırlarda onun mirasçıları olan Özbek hanlıkları ile siyasî, iktisadî ve kültürel ilişkilerini devam ettirmiştir. Türkistan’ın Rusya tarafından işgali bile bu coğrafyanın ve özellikle de Özbek halkının Osmanlı Devleti’ndeki kardeşleriyle gönül bağlarını koparamamıştır. 

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Türk dünyasını saran problemlerin bertaraf edilmesi doğrultusunda da Türkiye ve Özbekistan halklarının birbirini destekledikleri görülmüştür. O yıllarda Türkiye’de vuku bulmuş olan İstiklâl Savaşı’na İstanbul’daki Özbekler Tekkesi katkı sağlamış, Türkiye’den Özbekistan’a gitmiş olan bazı subaylar da orada Sovyet Rusya aleyhine yürütülen Basmacı hareketine katılmışlardır. 1991 yılında bağımsızlığını kazanan Özbekistan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerde özellikle son yıllarda yeni bir sayfanın açıldığı ve olumlu bir canlanmanın yaşandığı gözlemlenmektedir.

TÜRKSOY Daimi Konseyi 35. Dönem Toplantısı (5 Aralık 2017) büyük Türk mutasavvıfı Hoca Ahmet Yesevî’nin yaşadığı Kazakistan’ın kadim şehri Türkistan’da gerçekleştirilmiş ve bu toplantıda Kastamonu 2018 yılı "Türk Dünyası Kültür Başkenti" ilan edilmiştir. 2018 yılı içerisinde Kastamonu’da Türk Dünyası konulu çeşitli etkinlikler yapılmış ve yapılacaktır. Bu çerçevede Türkiye ve Özbekistan’ın değişik akademik kurumlarından temsilcilerin katılımlarıyla Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde 7 Mart 2018 tarihinde Türkiye-Özbekistan Ortak Tarih ve Müfredat Çalıştayı yapılmıştır. Söz konusu çalıştayda iki ülke arasındaki münasebetleri ele alan ilki Türkiye’de, ikincisi Özbekistan’da olmak üzere iki milletlerarası sempozyum düzenlenmesi kararlaştırılmıştır.

8-10 Kasım 2018 tarihlerinde Türkiye Cumhuriyeti Kastamonu Üniversitesi, Özbekistan Milli Üniversitesi, Özbekistan Cumhuriyeti Emir Timur Vakfı ve Özbekistan İslam Medeniyeti Merkezi ile müşterek I. Milletlerarası Türkiye–Özbekistan Münasebetleri Sempozyumu düzenlenecektir. Bu sempozyumun iki kardeş ülke arasında ilmî, içtimaî, siyasî, ticarî ve benzeri alanlarındaki işbirliğinin daha da geliştirilmesine katkı sağlayacağı ve bilhassa ortak tarih bilincinin oluşturulması yönünde ileriye doğru atılmış önemli bir adım olacağı kanaatindeyiz. Ayrıca söz konusu sempozyumun, 7 Mart 2018 tarihinde Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenmiş olan Türkiye-Özbekistan Ortak Tarih ve Müfredat Çalıştayı’nın ilmî bir devamı olacağı düşüncesindeyiz. Sempozyumda Türk lehçelerinin her birinde veya İngiliz dilinde bildiriler sunulabilecektir.’’

QHA