İSTANBUL (QHA) -

İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü ve Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından, Kazak adli tıp uzmanlarına adli fonetik ve adli linguistik eğitimi verildi.

İstanbul Üniversitesi’nden yapılan açıklamaya göre “Kazakistan Adalet Bakanlığı’nın Adli Bilimler Alanında Güçlendirilmesi”projesi kapsamında verilen ve 14 gün süren bu eğitimin teorik bilgi verilen 9 günü İÜ Adli Tıp Enstitüsü’nde, uygulamalı eğitim verilen 5 günü ise Adli Tıp Kurumu’nda yapıldı.

Sponsorluğunu Dünya Bankası’nın üstlediği eğitim, Adli Ses Bilim Uzmanı bir dilbilimci ve Adli Bilişimci ses uzmanı iki Türk uzman tarafından verildi.

Kazakistan’ın 10 ayrı kentinden 10 deneyimli uzman, ileri düzeyde verilen bu eğitimlere katıldı. Eğitimde, ses kaydının kime ait olduğunu tanıma, konuşmacı profili çıkarma -ses kaydının sahibinin milliyetini, yaşını, mesleğini eğitim durumunu, ülkenin hangi yöresinden olduğunu tahmin etme-, iyi olmayan ses kayıtlarını güçlendirme, ses kaydındaki geri plan sesleri ayırt etme gibi birçok farklı konu yer aldı. 

 

Adli Tıpta Fonetik ve Linguistik Neden Önemli?

“Fonetik ses bilimi, linguistik ise dil bilimi anlamına gelmektedir. Adli fonetik ve adli linguistik ise bu iki alanın dayandığı bilimsel verilerin hukuki problemlerin çözümünde kullanılması işlemidir” diyen İÜ Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu, adli fonetik ve adli linguistik disiplininin önemini şu şekilde anlattı: “Örneğin adli bir vakada delil niteliğinde olan bir ses kaydının sahibinin şüphelenilen bireylerden hangisi olduğunun tespiti ses bilimi alanına girmektedir. Adli ses bilim ve ses analiz uzmanları ses kaydında yer alan cümleleri sarf ettiğinden şüphelenilen bireylerden adli ses kayıt stüdyolarında ses kayıtları almaktadır. Bu kayıtlar sohbet edermiş gibi farklı alanlarda olmakta bu arada bireye fark ettirmeden analiz edilecek kelimeler söyletilmektedir. Bu analizler sırasında ses kaydının arka planında yer alan sesler, örneğin tren düdüğü, ambulans sireni, ezan sesi vb. her tür ses adli vakanın çözümünde kanıt değeri taşımaktadır. Bu sayede ses kaydında yer alan sesin sahibinin o sırada şehrin hangi bölgesinde olduğu, saatin kaç olduğu öngörülmeye çalışılır.”

Prof. Dr. Aşıcıoğlu, bu analizlere dil bilimcilerin katkısını ise şu şekilde sıraladı: “Dil bilimci sesin sahibinin aksanından ait olduğu milliyeti, örneğin İngilizce konuşan bir Hintli ile Türk’ün ayırt edilebilmesini, kullandığı lehçeden sesin sahibinin hangi ulusa ait olduğunu, örneğin Türkçe kullanan bir bireyin Azeri mi Türk mü olduğunu, kullandığı şiveden hangi coğrafik gruba ait olduğunu, örneğin Karadenizli, Egeli ve hatta Egeli, ancak Denizli’den gibi. tespitlerde bulunabilmektedir. Dil Bilgisine hâkim olma ve kelimeleri kullanma becerisinden eğitim seviyesini, mesleki terminoloji kullanması halinde meslek grubuna ilişkin çıkarımlarda bulunabilmektedir. Yine içerik analizi ile bir konuşma metninin psikolojik tahlili yapılabilmekte ve bu sayede ses kaydı sahibinin gerçek niyeti, bu niyetinde ciddi olup olmadığı Psikolog, Psikiyatrist ve Dil Bilimciler tarafından değerlendirilmektedir.”

QHA