ÜRÜMÇİ (QHA) -

2016 yılının Ağustos ayında Tibet'ten, Doğu Türkistan'a sömürge valisi olarak atanan Chen Quanguo, Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) 19. Merkez Komitesi'nin Politbüro üyeliğine seçildi. 

Chen Quanguo, Doğu Türkistan'da göreve geldiğinden beri güvenlikçi politikaları en üst seviyeye çıkarmıştı. Bölgedeki polis sayısı arttırılırken, tüm elektronik haberleşme aletlerine yerel karakollarda takip programları yüklendi. Bölgede "yeniden eğitim kampları" adı altında toplama kampları oluşturularak, hiç bir mahkeme süreci izlenmeden insanların bu kamplarda tutulması sağlandı.

Anadilde eğitim, dini özgürlük gibi kültürel konularda da tamamen bir asimilasyon politikasına girişildi. Uygurca ve Kazakça olan bütün okul kitapları toplatıldı. 2012 öncesinde basılan Kuranlar da toplatıldı. Camilere Çin bayrağı asıldı ve camiler parti propaganda merkezlerine dönüştürüldü.

Chen Quanguo'nun yaptığı hamleler bir distopya yönetimi olarak yorumlandı. George Orwell'in ünlü 1984 romanının canlı örneği olarak görülen Doğu Türkistan'da en son bıçaklara karekod ve takip numarası uygulaması başlatıldı. Şehirlerde ve şehirler arası yollarda sık sık polis kontrol noktalı kurulu. 

Yurtdışında yasal bir şekilde okuyan tüm Doğu Türkistanlı öğrencilerin geri dönmesi emredildi. Geri dönenler tutuklandı ya da kamplara yollandı. Mısır gibi ülkelerde Çin hükümeti Doğu Türkistanlı öğrencileri yerel yönetimle işbirliği içerisinde tutuklama operasyonaları gerçekleştirdi. 

Telefon ve bilgisayarlardaki en ufak dini öğe (ezan gibi) dahi radikal İslamcılık göstergesi olarak sayılıyor. Gençlerin sakal bırakması yasak. Oruç tutmaların önüne geçmek için ÇKP görevlileri Doğu Türkistan'ın güneyindeki Hoten gibi kırsal nüfusun yoğunlukta olduğu yerlere gönderildi. Sonrasında zorunlu olarak 15 gün evlerinde misafir kalarak raporlar tutturuldu.

Tüm bu politikaların uygulayıcısı Chen Quanguo olarak gösteriliyor. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ona ne kadar güvendiğini 19. Merkez Komite'nin Politbüro üyeliğini vererek gösterdi. 

QHA