TAŞKENT (QHA) 1 MAYIS 2018 -

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev ile yaptığı görüşmeden sonra dün Özbekistan Ali Meclisi'nde de bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Parlamentosunda yaptığı konuşmasına, şair Erkin Vaidov'un "Özbeğim" isimli şiirinin, "Tarihindir bin asırlar içinde gizli Özbeğim. Sana yaşıttır Pamir ve Aksaçlı Tiyanşan, Özbeğim. Söylesin, Afrasiyab ile söylesin Orhun yazısı. Eski tarih halkasında bir tane inci Özbeğim. El Biruni, El Harezmi, El Farab soyundan. Aslı nesli belki Uzluk, belki Tarhan, Özbeğim." dizelerini okuyarak başladı.

"Ata yurdumuz, göz bebeğimiz Özbekistan'a yaptığım bu devlet ziyareti vesilesiyle siz değerli kardeşlerime hitap etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum." diyen Erdoğan, Asya'nın kalbinde, doğuyla batının, kuzeyle güneyin buluştuğu Özbekistan'da kendilerini evlerinde, hatta evlerine dönmüş gibi hissettiklerini ifade etti.

Erdoğan, Türk İslam medeniyetinin doğduğu ve geliştiği bu toprakların Biruni, Mirza Ulugbek, İbni Sina, Ali Kuşçu gibi dünyayı aydınlatan, insanlığın ufkunu geliştiren bilim adamlarını yetiştirdiğini söyledi. İmam Buhari, İmam Matüridi, İmam Tirmizi gibi manevi önderlerin de bu toprakların armağanı olduğunu belirten Erdoğan, "Onlar ebediyete göçmüş olsalar da geride bıraktıkları miras, sadece Özbekistan'ı değil, Anadolu'yu da aydınlatmaya devam ediyor." diye konuştu.

Erdoğan, gönüller arasına sınır çizilemeyeceğini, kalpleri ve yürekleri bir olanlar için mesafelerin hiçbir anlamının olamayacağını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim inancımızda ve geleneğimizde kardeşlik en büyük hazinedir. Özbekistan'ın 31 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığını yeniden kazanması Özbek kardeşlerimiz kadar, Türk milleti için de büyük bir gurur kaynağı olmuştur. Türk hükümetleri, Özbekistan'ın güçlenip gelişmesine destek olabilmek için imkanlarını seferber etmiştir. 1996 yılında imzalanan Ebedi Dostluk ve İşbirliği Anlaşması günümüzde de değerini ve anlamını koruyor.

Bugün hem Türkiye hem Özbekistan 1990'lı yıllara nazaran çok daha güçlüdür. Değerli kardeşim Cumhurbaşkanı Sayın Şavkat Mirziyoyev, özellikle de beraber ülkelerimizi daha iyi yere taşımak için amelde birlik ruhuyla çalışıyoruz. Cumhurbaşkanı değerli kardeşimle 25-27 Ekim 2017 tarihlerinde Türkiye'ye yaptığı ziyareti sırasında ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmıştık. Bugün imzaladığımız ortak açıklama ile de Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyini ihdas ettik."

 

MİRZİYOYEV'İN REFORMLARINI DESTEKLİYORUZ

Hem ikili mekanizmanın gelişmesi hem de Özbekistan'ın hak ettiği konuma ulaşması için Mirziyoyev'in yürüttüğü çalışmaları takdirle takip ettiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Özbekistan Ali Meclisinin ve devlet idarelerinin 2017-2022 eylemler stratejisi çerçevesinde gösterdiği bu gayret ve çabaların daha birinci yılında meyvelerini vermeye başladığını görüyoruz. Sayın Mirziyoyev'in iş ve yatırım ortamını iyileştirmeyi esas alan kararlı adımları, Özbekistan'ı yatırımcıların gözünde daha cazip bir ülke ve güvenilir bir ortak haline getiriyor.

Özbekistan, kalkınma ve refah yolunda çok hızlı mesafe kaydediyor. Şüphesiz ekonomik kalkınma tabiatıyla bugünden yarına gerçekleşecek bir hadise değildir. Bunun için çok çalışmak, planlı hareket etmek, azim, inanç ve özgüvenle davranmak gerekir. Kalkınmada özellikle de istikrar ve güven olmazsa olmaz iki başlıktır. Bunu başardığımız anda inanıyorum ki Özbekistan çok kısa zamanda, şu anda kişi başına milli gelirini üçe, beşe, ona katlayacaktır."

"KURTULUŞ SAVAŞI'NDA YARDIMA KOŞAN ÖZBEKLER"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel sahiplenme ve bölgesel iş birliğinin istikrarın ve kalkınmanın kilit taşı olduğunu vurgulayarak, "Değerli kardeşim Mirziyoyev'in komşu ülkelerle sorunları çözme ve yakın işbirliği geliştirme vizyonunu bu minvalde memnuniyetle izliyoruz. Türkiye olarak her biri ile ayrı bir gönül bağımız bulunan Orta Asya'daki kardeş ülkeler arasında iş birliği ve dayanışmayı güçlendirecek girişimlere elimizden gelen desteği sunmaya hazırız. İnşallah ortak çabalarımızla medeniyetlerin beşiği bu kadim coğrafyayı tarihte olduğu gibi tekrar sulh ve huzurun memba haline getireceğimize inanıyorum." ifadesini kullandı.

Kurtuluş Savaşı'nın Türkiye ile Özbekistan arasındaki muhabbet ve dayanışmanın örnekleriyle dolu olduğuna değinen Erdoğan, şu görüşlere yer verdi:

"Hac vazifesini ifa ettikten sonra Türkiye üzerinden memleketlerine dönerken Çukurova bölgemizde Kuvayımilliye'ye katılan Türkistanlı gönüllüler, Hacı Yoldaş ve arkadaşlarının aziz hatırasına sonsuza dek sahip çıkacağız. Buhara Emirliği'nin hazinesinden Türkiye'ye yardım gönderilmesini tereddütsüz onaylayan Buhara Meclisi üyelerini de hiçbir zaman unutmayacağız. Özbek kardeşlerimiz Türk ordusunun zaferini kendi zaferleri olarak görmüşler ve 6 Ekim 1922 tarihinde Taşkent'in Eskişehir semtindeki Cuma Meydanı'nda tertipledikleri büyük bir mitingle bu zaferi kutlamışlardır. Biz de onları kutluyoruz, Allah rahmet etsin."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Temmuz 1922 tarihli Buhara Ahbarı Gazetesi'nde, "Yaşasın vatanlarını işgal eden düşmana karşı öz vatanlarını müdafaa eden Türk askerleri" şeklinde manşet atıldığını, Minare-i Kelam Meydanı'nda Buharalıların "Anadolu'daki kardeşlerimizin zaferi kutlu olsun" sloganlarıyla bir hafta kutlama yaptıklarını ve aynı meydandaki Cuma Mescidi'nde şehitler için hatimler indirdiklerini anımsatarak, "Biz onları anmayacağız da kimleri anacağız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşın yaşandığı dönemde Özbekistan'daki duyguları dile getiren Şair Abdülhamit Süleyman Çolpan'ın Anadolu'nun muzaffer ordularına ithaf ettiği "Tufan" şiirinden dizeler okudu.

QHA