ANKARA (QHA) 16 EKİM 2018 -

Çin'deki Doğu Türkistan özerk bölgesinin valisi Şohrat Zakir, gözetim kamplarında tutulan bir milyondan fazla Uygur Türküne eğitim vererek "hayatlarına renk kattıklarını"(!) söyledi.

 

Bilindiği gibi Çin yönetimi özerk Uygur bölgesinde 'radikal İslamla mücadele etmek ve Uygur Türklerine Komünist Parti'ye sadakat aşılamak' için kurulduğu belirtilen kampların varlığını reddediyordu. Ancak geçen hafta, "radikal ideolojilerle" mücadele kapsamında "mesleki yeterlilik eğitim merkezleri" oluşturulması için yasalarda değişikliğe gidilerek bu kamplara yasal statü verildi.

 

Daha önce bu kamplarda kalan bazı Müslümanlar, siyasi propaganda ve işkenceye maruz kaldıklarını söylemişlerdi.

 

 

SÖZDE EĞİTİM MERKEZİ

 

BBC Türkçe'nin haberine göre Şohrat Zakir, devlet haber ajansı Şinhua'ya mülakatında kampları Müslümanların "meslek, hukuk ve dil eğitimi aldığı bir tür yatılı okul" olarak tanımladı.

 

"(İdare), burada yasalar uyarınca ücretsiz eğitim veriyor. Amaç dini aşırılık ve terörizmi besleyen çevreyi ve toprakları temizlemek, terör eylemlerinin gerçekleştirilmesini önlemek" diyen Zakir şunları söyledi: "Kamplardakiler, modern bilimi kabul etmek, Çin tarihini ve kültürünü anlayabilmek için Mandarin Çincesi dersleri alıyor. Öğrenciler mesleki eğitim kurslarında, konfeksiyon, ayakkabıcılık, elektronik, berberlik ve e-ticaretin yanı sıra Çin anayasasını, yasaları, yerel mevzuatı öğreniyorlar."

 

Vali ayrıca "kamplarda kalanların ruhsal sağlıklarına büyük önem verdiklerini, yemekhanelerde besin değeri yüksek yemekler hazırlandığını", tüm koğuşlarda radyo, televizyon ve klima olduğunu, öğrencilerin farklı sporlar yapabildiklerini, müzik, spor ve edebiyat etkinlikleri düzenlediklerini söyledi.

 

 

Zakir, "Birçok kursiyer daha önce radikal düşüncelerden etkilendiğini ve daha önce hiç sanat ve kültür etkinliklerine katılmadığını söylüyor. Oysa şimdi hayatın ne kadar renkli olabileceğini görüyorlar" iddiasında bulundu.

 

23 milyon Müslümanın yaşadığı Çin, bir süredir Uygur Türklerini 'dini aşırılıkla' mücadele kapsamında topluca gözaltına aldığı gerekçesiyle uluslararası insan hakları kuruluşların hedefinde.

 

Aralarında Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün de bulunduğu kuruluşlar, bu kişilere kamplarda Çin Cumhurbaşkanı Şi Jinping'e bağlılık yemini ettirildiğini söylüyor.

 

 

ÇİN İDDİALARI KABUL ETMİYOR

Dünya Uygur Kongresi de haklarında hiçbir suçlama olmaksızın süresiz olarak kamplarda tutulan Uygurların Komünist Parti sloganları atmaya zorlandığını belirtiyor.

 

Kamplardan çıktıktan sonra BBC'ye konuşan kaynaklar da, burada fiziksel ve psikolojik işkence uygulandığını, ailelerinin kayıplara karıştığını ifade ediyor.

 

Birleşmiş Milletler Irk Ayrımcılığının Kaldırılması Komisyonu bu iddialara ilişkin Ağustos ayında bir rapor yayımlayarak, Çin'den gözaltına alınan kişilerin derhal serbest bırakılmasını, tutsakların sayısı ve gözaltına alınma gerekçelerinin de açıklanmasını talep etmişti. Çin hükümeti ise, "keyfi gözaltı" iddialarını yalanlamıştı.

 

BM panelinde konuşan Çin'in Birleşik Cephe Çalışma Birimi Sözcüsü Hu Lianhe, "Uygurlar dahil tüm Doğu Türkistanlı vatandaşlar eşit özgürlük ve haklara sahiptir" iddiasını dile getirmişti.

QHA