ÜRÜMÇİ (QHA) -

Çin'in Uygurlara olan baskısı Doğu Türkistan içinde kalmayıp ülke dışında da devam ediyor. Birçok Uygur aydın ve aktivist yurtdışındaki çeşirli ülkelere iltica ederken Çin devleti yurtdışında ekonomik ve ticari şantajlar ile bu ülkelerdeki Uygurlara olan baskısını arttırıyor. Güney Asya'da Uygur mültecilerin birbiri ardına iade edilmesi gözlemlenmişti. Bunların arasında Malezya gibi Müslüman ülkeler de bulunuyordu.

Türkiye ve Orta Doğu ülkeleri ise bu ülkelere göre, Uygurlar tarafından daha güvenli olarak görülüyordu. Mısır'da geçtiğimiz günlerde 200'e yakın Uygur öğrencinin tutuklanması ve Türkiye'de daha önce yaşanan iadeler ile beraber Abdulkadir Yapçan gibi önemli bir Uygur liderinin iadesi de bu coğrafyada Çin'in baskısının giderek arttığını gösterdi.

Avrupa ülkeleri ise özellikle Dünya Uygur Kongresi liderleri ve üyelerinin aktivitelerini çok daha özgür bir ortamda yapabildikleri bir ülke olarak görülüyordu. Bu durum geçtiğimiz haftalarda Dünya Uygur Kongresi Genel Sekreteri İsa Dolkun'un İtalya senatosu önünde İtalya istihbarat güçleri tarafında geçici süreliğine göz altına alınmasından sonra derinden sarsıldı. Çin'in artık Avrupa ülkelerinde bile bu tür politik baskısının yansıması olarak görülen bu hamle İtalya'da ve AB ülkelerinde çeşitli siyasetçiler ve STK'lar tarafından protesto edildi. İsa Dolkun 2006 yılında Çin tarafından terörist olarak ilan edildi. İsa Dolkun ise Almanya vatandaşlığına hak kazandı. İsa Dolkun, Çin'in iddialarına göre İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranıyor. Ancak özellikle Almanya kendi vatandaşının tutuklanmasını, İtalyan makamları ile iletişime geçip önledi.

Tüm bu olaylar sonrasında AB'nin Çin'in politik baskılarından ne derece bağımsız olduğu sorgulanmaya başladı. Forbes dergisinin internet sitesinde David Hutt tarafından yazılan "Çinli Müslüman mualifler AB'de korunuyor, ancak bu ne zamana kadar sürecek?" başlıklı yazıda bu şüpheler dile getirildi. 1999 ve 2004'te Dünya Uygur Kongresi'nin toplanmasına ev sahipliği yapan Münih'e dikkati çekerek Uygurların haklarının AB'de korunduğunu belirttikten sonra, ticari ve ekonomik partner olarak Çin'den gelen baskıların artabileceğini ifade etti.

AB içerisindeki Çin'in politik baskılarının artışına yönelik kaygılar devam ediyor. Bu noktada özellikle Almanya, Fransa ve İskandinav ülkelerinde yaşayan Uygur temsilcileri bu ülkelerdeki geleceklerinin bu endişelerin ciddiye alınıp alınmamasına bağlı olduğunu aktardı.

QHA