ANKARA (QHA) -

Uzun yıllar devam eden çalışmaların ardından 30 Ekim'de açılışı gerçekleştirilen Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demiryolu projesi, bölge açısından stratejik bir önem arz ediyor. BTK demiryolu açılış törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Başbakanı Bakıtcan Sagintayev, Özbekistan Başbakanı Abdulla Aripov ve Gürcistan Başbakanı Giorgi Kvirikaşvili gibi liderlerin üst düzeyde katılım göstermesi, projenin bölgenin geleceği açısından teşkil ettiği önemi net bir şekilde ortaya koyuyor.

Türkiye'nin önde gelen düşünce kuruluşlarından Avrasya İncelemeleri Merkezi'nde uzman olarak görev yapan ve özellikle Orta Asya, İran ve enerji güvenliği üzerine gerçekleştirdiği önemli çalışmalarla ön plana çıkan Özge Nur Öğütcü, BTK demiryolu projesinin yalnızca 5 ülkeyi değil, aynı zamanda Özbekistan'ı ve hatta Çin'i, Avrupa ile uzun vadede bağlama potansiyeline sahip durumda bulunduğuna dikkat çekiyor.

2005 yılında başlatılan fakat 2008 yılında inşasına başlanabilen BTK projesinin, bölgesel bağlantı ve bütünleşme projelerinin merkezinde yer alan benzersiz konumu nedeniyle, Avrupa ile Asya arasında koridorlar kurulmasını amaçlayan diğer bölgesel girişimleri tamamlayacağının altını çizen Öğütcü, BTK'nın bu minvalde çok sayıda proje ve girişime de hızlı, güvenli ve nispeten ucuz ulaşım sunma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.

Çok sayıda uzmana göre, dünyada bölgesel bütünleşmenin en az sağlanabildiği yerlerden birinin Orta Asya olduğunu belirten Öğütcü, yine BTK projesi sayesinde başta Özbekistan olmak üzere bölge ülkelerinin ulaşım altyapısında önemli iyileştirmeler kaydedilebileceğini aktardı. 

BTK'nın sağlayacağı faydayla birlikte ulaşım altyapısında gerçekleştirilecek olan geliştirmeler, Orta Asya Türk cumhuriyetleri arasında önemli bir iş birliği ve bütünleşme sürecinin kapısını aralama imkanı doğuruyor. Çin liderliğindeki Yeni İpek Yolu (Bir Kuşak Bir Yol) projesi de yine bu kapsamda, Orta Asya'nın ekonomik kalkınması açısından büyük önem teşkil ediyor. Özellikle kilit stratejik konumu nedeniyle, yeni dönemde Türkiye'nin Asya'da her alanda geliştireceği olumlu ilişkiler, hem Ankara hem de tüm Türk Dünyası adına büyük bir fırsat potansiyeli taşıyor.

QHA