KERKÜK (QHA) -19 TEMMUZ 2018 -

Irak'ın en güneyindeki petrol zengini Basra'da, halk bir haftadan daha uzun süredir sokaklarda. Göstericiler, olayların ilk başladığı gün Necef Valiliği, Başbakanı Haydar el-İbadi'nin kaldığı oteli ve Rus petrol şirketi Lukoil’in merkez binasını basmıştı. Dün ise, bir grup protestocu Zubeyr petrol sahasının ana girişinde toplanarak, sahaya girmeye çalıştı. Olaylara yeterli derecede müdahale edilemediği gerekçesiyle de Necef Emniyet Müdürü görevden alınmıştı. 



İkinci haftasına giren olaylarda 5 kişinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor. Protestocular sık sık istifa çağrısında bulunuyor. Halk işsizlik, elektrik kesintileri ve hizmet yoksuzluğu gibi sosyo-ekonomik sorunlara çözüm talep etmek için sokaklarda olduğunu dile getirse de bunun böyle olmadığını düşünenler de var. 

Sorularımızı yanıtlayan Türkmen Basın Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Ferit Erbiloğlu, Basra’daki olayların çıkış sebebinin bir kaç temada değerlendirilebileceğini ancak Irak’ta yakın zamanda yapılan ve şaibeli olduğu ifade edilen seçimlere odaklanılması gerektiğinin altını çizdi. Erbiloğlu, olayların bölgede son dönemde yaşanan ABD ve İran çatışmasının bir ürünü olduğunu da söyledi. 

-Basra’da olaylar neden çıktı? Bölgede neler oluyor?

Olayların çıkış sebebini bir kaç temaya oturtabiliriz ancak önce seçimlere odaklanmamız gerekiyor.

Seçimlerde Irak'ta iktidar olan ve bütün gücü elinde tutan bir Dava Partisi vardı. Başındaki isim de önceki Başbakan Nuri El maliki idi.

Maliki, ABD ve Kürtler'le başta iyi bir ilişkisi olsa da daha sonra sınır kapıları petrol vs.. gibi konularda ters düşmeye başlamışlardı ki seçimlerde en yüksek oyu elde etmesine rağmen iktidara gelmesine izin verilmedi. Daha sonra, yardımcısı Haydar İbadi’yi başbakan olarak ittifak içerisinde kabul ettirdiler.

“İBADİ’NİN DE KÖKLERİNİN İRAN’A BAĞLI OLDUĞU ANLAŞILDI”

İbadi, ABD ile ilişkileri daha iyi olan ve İran'a daha az yakınlık duyan biri olarak lanse edildi. Nitekim, Kerkük’te çıkan olaylarda aslında İbadi'nin de Dava Partisi'ndekiler gibi köklerinin İran'a bağlı olduğu anlaşılmıştı.

Son seçimlerde ise El Sairun listesi ki Irak'ta Şii taraftarların en büyük kitlesini elinde tutan Mukteda El Sadır, sürpriz bir şekilde en çok oyu aldı ve başbakanı belirlemede söz sahibi oldu.

SADR’IN SUUDİ ARABİSTAN ZİYARETİ

Sadır, İran'la arası limoni hatta kötü olan biri. ABD'ye daha yakın duruyor çünkü bir Şii liderin Suudi Arabistan'a gitmesi ziyaret etmesi neredeyse görülmemiştir. Ancak bu Sadır, Suudi Arabistan'a ziyaret etmiş ve burada çok iyi ağırlanmıştı.

-Bu anlattıklarınızla olayların bağlantısı nedir?

Malum Irak genelinde seçimlere hile bulaştığı bütün partiler tarafından söyleniyor ve kabul ediliyor. Bir yandan da seçim fesh edilirse “daha büyük olaylar çıkar” diye aba altından sopa gösteriliyor. 

Maliki yani İran cephesinde bulunanlar aslında seçimlerin gerçeği yansıtmadığını ve oyların yeniden elle sayılmasını defalarca talep ettiler, hatta bunun için parlamentodan karar bile çıkardılar.

“SEÇİMLERDE HİLE OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI AMA AÇIKLANMADI”

Kerkük, Süleymaniye ve hatta güneydeki şehirlerde sayılan sandıkların bir çoğunda hile olduğu ortaya çıkmış ama açıklanmamıştır.

“HALKIN SOKAĞA DÖKÜLMESİ İÇİN BİR FİTİL ATEŞLENDİ”

Seçim sandıklarının bulunduğu depolar ateşe verilmiş, bombalı saldırı düzenlenmiş ve en son Basra bölgesinde halkın sokağa dökülmesi için bir fitil ateşlendi. 

Fitili kim ateşledi henüz belli olmamakla beraber, Irak'ta DEAŞ ardından yeni bir olay, yeni bir toplu ölüm için bir senaryo hazırlandığı aşikârdır. 

Halk elektrik, su ve diğer hizmetlerin olmadığını söyleyerek sokaklara döküldü. Bunlar haklı sebepler ancak zamanlamayı, göstericilerin bastıkları binaları, yaktıkları yerleri düşününce manidar. 

-Siz olayların altında başka nedenler yattığını söylediniz ancak insanların daha çok sosyo-ekonomik nedenlerle sokağa çıktığı söyleniyor… 

Evet aslında bu niyetle ve nedenle sokağa çıkanlar var ama başlatanlar yani bu fitili ateşleyenler o niyette değil diye tahmin ediyorum.

“HUMEYNİ’NİN FOTOĞRAFLARININ YAKILMASI BÜYÜK BİR MESAJ”

Çünkü, çoğunluğu Şii olan Basra gibi bir şehirde İran'ın dini lideri Humeyni'nin fotoğraflarının, posterlerinin yakılması büyük bir mesaj. Bu, son zamanlarda bölgedeki ABD ve İran çatışmalarının bir ürünü değil mi?

ABD Irak'ta kendisine yakın isimleri hâkim kılmaya çalışacak: Kürtler ve ardından kendisine yakın Arap gruplar

ABD şimdi de Kuzey'deki iki büyük Kürt Partisi olan KYB ve KDP birlikte hareket etmeye karar verdi.

ABD VE İRAN SAVAŞI

Daha bir kaç ay önceydi Kerkük olaylarında bu iki parti birbirlerini hain ilan ediyordu. Bu gün Erbil'de her iki parti bir araya gelip basın toplantısı yaptılar ve Bağdat'a birlikte gideceklerini Irak hükûmetinde güçlü olarak bir Kürt temsilinin olması için çalışacaklarını açıkladılar. Bu muhakkak ABD'nin girişimi ile olmuştur.

Ama diğer tarafta da güneyde gösteriler ve olaylar söz konusu. Demem o ki Irak'ta yaşananlar ABD ve İran'ın savaşıdır. 

-Peki, Irak'ta gerçekten ekonominin kötüye gidişi söz konusu mu?

Tabii kötüye gidiyor, DEAŞ gibi bir terör örgütüyle mücadeleye girmiş bir Irak'tan söz ediyoruz. Hem de 4 yıl sürmesine rağmen hâlâ devam eden bir mücadele var. Bunun yanında, bir taraftan İran’ın diğer taraftan ABD’nin Irak'ı sömürmesi var.

“HALK, HİZMET PEŞİNDE”

Irak, dünya'da yolsuzluğun en yoğun olduğu ülkelerden biri olarak tespit edildi.

Halk ise hizmet peşinde… Aslında halk sadece yemek peşinde değil. İnsan gibi yaşamak demek sadece insanın karnının doyması anlamına gelmiyor.

FİTİLİ NASIL ATEŞLEYECEKLERİNİ BİLİYORLAR

Basra gibi bir şehir ki Irak'ın en çok petrol yatağına sahip ve Kuveyt gibi refah içerisinde zengin bir ülkeyle sınır komşusu, Kuveytliler evinde hizmetçilerle yaşarken bir Basra vatandaşı ise hizmetçilik yapıyor

Yani halk artık bunları idrak ediyor ama burada sebep bu olsa da bu fitili ateşleyenler bunları iyi bilen ve fitili nasıl ateşleyeceğini kavramış birisi…

-Bu olaylar için ikinci “Arap Baharı” yorumunu yapanlar var, hem çıkış şekli hem de söylediğiniz gibi arkasındaki güçler açısından… Bu yorumların sizce haklılık payı var mı ?

Arap Baharı diye tarif edilen önceki olayları gözden geçirdiğimizde, evet olaylar birbirine yakın ancak öncekiler Bahar mıydı? Bunu sorgulamamız gerek. Mısır, Libya Yemen vs... Hangisi bu söz konusu Arap Bahar'ından sonra iflah oldu? Ancak evet, olaylar o yönde ilerliyor. 

-Daha sonra Arap Kış'ı ifadesi de kullanılır oldu… 

Üst akıllar bahar olarak gösterip insanlara en dondurucu kışı veya en yakıcı yazı yaşatacaklar.

-O zaman, "Arap Baharı" yorumunun doğruluk payı var mı?

Neden olarak sunulan başlıklara baktığımızda aynı noktadan yola çıkılmış ama Irak'ta başka bir versiyonu olabilir. Çünkü Irak'ta mesele bir iktidarı devirmek değil. Mesele ABD mi kazanacak, İran mı?

-Yakın zamanda İran'da da yine ekonomik sebeplerle insanların sokağa döküldüğünü gördük ancak olaylar çok sürmeden duruldu. Irak’ta da benzer bir durum yaşanır mı? Yoksa olaylar büyür ve ülke geneline yayılır mı?

Goran Hareketi yetkililerinden biri yaptığı açıklamasında, olayların Irak'ın Kuzeyine de sıçrayabileceğini söyledi. Bu demek oluyor ki aslında İran'a yakın olan bölgelerde yani Irak'ın genelinde olmasa da Süleymaniye, Halepçe gibi kuzey bölgelerinde de benzer olayların ateşlenebileceğinin sinyalini vermiş oluyorlar.

Durum böyle olursa olaylar daha karışık bir yön alır, ancak İran'daki gibi yatıştırılırsa bu demek oluyor ki bir ittifak sağlanmış ve siyasi olarak bu iki aktörden biri Irak'ta daha çok kâr elde etmiştir.


 

QHA