ÜRÜMÇİ (QHA) - 5 Nisan 2018 -

Doğu Türkistan'ın Kaşgar şehrine bağlı Barın kasabasında yaşanan protestoları kanlı bastıran Çin yönetimi bölgede bir katliama imza attı. 28 yıl önce 5 Nisan 1990'da yaşanan katliamda yaklaşık 5 bin Uygur'un hayatını kaybettiği belirtiliyor.

Ürümçi ve Gulca katliamlarına nazaran daha erken bir tarihte olması ve kırsal bir bölgede yaşanması nedeniyle dış dünyaya yeterince sağlıklı bilgi aktarılamamıştır. Muhtelif anlatıların ortak düştüğü nokta ise Çinli yetklilerin Uygurların ibadet özgürlüğüne engel olması ve sonrasında yaşanan protestoların kontrolden çıkması. 

Bir camii yapımına Çinli yetkililerin müdahelesi sonucu Barın kasabasında ayaklanan Uygurlar kasabada ve çevre köylerde kontrolü sağladılar. Ancak daha sonrasında ise Çin'in bu ayaklanmayı helikopter ve zırhlı araçlar kullanarak çok kanlı bir şekilde bastırdığı ifade ediliyor. Barın kasabası ve civarındaki 9 köyün tamamen bir etnik temizliğe tabi tutulduğu iddia ediliyor.

 

BARIN KATLİAMI, BASKILARIN BAŞLANGICI

Barın katliamı Doğu Türkistan'da 1990'lı yıllarda başlayan Han Çinlilerinin kolonizasyonu döneminin başlangıcına denk gelmektedir. Çin iç siyasetinde dönüm noktası olan 1989 Tiananmen olayları sonrasında 80'li yıllarda Çin'de esen hürriyet rüzgarları kendisini baskı ortamına bırakmıştır. Tiananmen olaylarının Doğu Türkistan için de bir dönüm noktası olduğunun anlaşılması için uzun bir süre geçmesi gerekmedi. Barın katliamı bu değişimin başlangıcı oldu.

Barın katliamı sonrasında Doğu Türkistan''ın özellikle sanayileşmiş kuzey bölgesi olan Ürümçi, Karamay ve Gulca hattına kitlevi göçler yaşanmaya başlandı. Daha sonrasında 1997'de Gulca katliamı ve 2009'daki Ürümçi katliamları yaşandı. Bu nedenle Barın katliamı Çin'in Mao devrinden sonra Doğu Türkistan'daki terör döneminin ikinci perdesinin açılışına delalet etmektedir.

YENİ BASKI DÖNEMİ: TEKNOLOJİK AÇIK HAVA HAPİSHANESİ

Doğu Türkistan 2016 Ağustos'unda ise bir dönüm noktasından daha geçti. Tibet sömürge valisi olan Chen Quanguo bu kez Doğu Türkistan'a atanarak bu görevine devam etti. Chen Quanguo, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in de direktifleri ile Doğu Türkistan'ı tarihte hiçbir topluluğun görmediği bir teknolojik gözetleme ve baskı toplumuna dönüştürdü. 

Chen Quanguo göreve geldiği günden itibaren Doğu Türkistan'da teknolojiyi kullanarak George Orwell'in ünlü romanı 1984 romanına benzer uygulamaları devreye soktu. İşte o uygulamalardan birkaçı:

- Zorunlu check-up muayenleri, DNA örneklerini toplanması ve kişisel sağlık bilgilerinin toplanması,

- Kontrol noktalarının oluşturulması, polis sayısının 7 katına kadar çıkartılması,

- Uygur ve Han Çinlilerinin evliliklerine maddi destek planı ve asimilasyon teşviki,

- Zorunlu açık mektup uygulaması ile toplumun tüm önde gelen Uygurlarına, Türk kökenli ve Müslüman olduklarını inkar etme ve Çin Komünist Partisine sadakat bildirme zorunluluğu,

- Uygur ve Kazakların pasaportlarına el koyulma, yurtdışındaki öğrencilerin ülkeye dönmelerinin emri ve ülke dışına para transferlerinin kontrolü,

- "10 hane 1 bütün" politikası ile 10 hanelik gruptan bir kişinin suçu tüm hane halklarının tutuklanmasının önü açıldı, ifşa etme ve polise bildirmenin ödüllendirileceği duyuruldu, komşulara birbirlerini izlemeleri emri,

- İslami adların yasaklandığı bir liste yayımlandı, 29 Müslüman ismi yasaklandı. bu emrin geriye dönük de olduğu belirtildi,

- "Camilerin standartizayonu" politikası ile camiiler Komünist Partri propaganda merkezlerine dönüştürüldü, 2012 yılı öncesinde yayınlanan tüm Kuranlar toplatıldı,

- Nisan 2017'de bölgede toplama kampları açıldı, Uygur ve diğer Türk halklarından 500.000'i aşkın insan buralarda yargısız hapsedildi,

- Uygurca ilk ve orta okullarda da kaldırıldı ve yasaklandı,

- Son olarak Uygurların, Çinli mahallelerinde ve Çinlilerin de Uygur mahallerinde yaşaması kampanyası başlatıldı.

Doğu Türkistan'ın bu denli öneminin perde arkasında yatan nedenlerden biri bölgedeki enerji kaynakları. Çin'in sınırları dahilindeki petrol, doğal gaz ve pamuğum üçte biri bölgeden karşılanıyor. Öte yandan Xi Jinping'in projesi olan "Bir Kuşak Bir Yol" adlı İpek Yolu'nu canlandırma projesinin kara ve demir yolu ayağının en kilit noktası yine Doğu Türkistan bölgesi.

QHA