BAKÜ (QHA) -

"Azerbaycan Çamaşırhanesi" skandalı çerçevesinde Avrupa Birliği'nden (AB) Azerbaycan'a yönelik tepkiler artarak devam ediyor. Avrupa Parlamentosu, (AP) Azerbaycan'ın AB içerisinde kullandığı yolsuzluk fonunu araştırmak için soruşturma başlatılması çağrısında bulundu. AP'de gerçekleştirilen oylamada soruşturma talebi 42 "hayır" oyuna karşı 290 "evet" oyu ile kabul edildi.

AP üyeleri Azerbaycan ve diğer otokratik rejimlerin Avrupa'nın karar alıcı mevkiilerini yasadışı yollarla etkilememesi için kapsamlı bir soruşturma talebinde bulundular. "Azerbaycan Çamaşırhanesi" olarak basına yansıyan skandalda; AB üyesi ülkelerin AP üyesi politikacılarından gazetecilere, çeşitli bankalardan şirketlere kadar kurulan bir rüşvet ve kara para aklama ağı kurulduğu iddia ediliyor. Bu fonun, insan hakları ihlalleri sonrası oluşan Azerbaycan hükmetine olan baskıyı azaltmaya ve önlemeye yönelik olduğu belirtiliyor. Bu fondan yararlanan kimselerin AP'de Azerbaycan ile çıkan kararlarda lobi faaliyetleri yürüttüğü ve Azerbaycan hükümeti lehinde kararlar verdikleri iddia ediliyor.

Bir diğer adım ise Avrupa Konseyi'nden geldi. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjørn Jagland, Azerbaycan'daki siyasi tutuklulara dikkat çekti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Azerbaycan hükümetine karşı yasal işlemleri başlatması gerektiğini savundu. Avrupa Konseyi ve AİHM, AB'den bağımsız kurumlar ve kararları AB'yi bağlamıyor. Ancak her iki soruşturma hamlesinin eş zamanlı olarak gerçekleşmesi Azerbaycan'ın Avrupa ile olan ilişkilerinin ne kadar gerildiğini gösteriyor.

Jagland'ın talebinin merkezinde 2013 yılında seçimler sürecinde tutuklanan muhalif lider İlgar Mammadov yer alıyor. Jagland "Avrupa'da siyasi tutukluluk olamaz. AİHM'in karşı yöndeki kararına rağmen İlgar Mammadov tutuklu bulunuyor. AİHM bu kararın ve tutuklamanın keyfi olduğunu belirtmişti. Azerbaycan için bir Avrupa Konseyi üyesi olarak yükümlülüklerini düşünme zamanı geldi." ifadelerinde bulundu.

Azerbaycan 2001 yılında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni imzaladı. Ancak AİHM'in verdiği kararları uygulamaması krize yol açmış durumda. Jagland işi bir adım öteye götürerek Avrupa Konseyi sözleşmesinin 46.4. maddesini yani Azerbaycan'ın insan hakları sözleşmesinden çıkartılmasını gündeme getirdi. Bu seçenek "nükleer seçeneği" olarak belirtiliyor ve şu ana kadar hiç kullanılmadığı biliniyor.

QHA