AŞKABAT (QHA) -

2–4 Aralık tarihlerinde gerçekleşen fuarın açılışına Türkmenistan hükümet üyeleri, Türkmenistan’daki yabancı büyükelçiler, ticaret ve sanayi kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlardan çok sayıda davetli katılım gösterdi.

Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Orazmurat Gurbannazarov açılış konuşmasında, Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhammedov’un mesajını katılımcılara iletti. Türkmenistan özel sektörünün, çeşitli alanlarda dinamik bir şekilde gelişmekte ve güçlenmekte olduğunu belirten Türkmen lider mesajında, “bu fuar, üretimde yeni teknolojilerin tanıtılmasına, bu yönde biriken tecrübenin değişimine ve ekonomik işbirliğinin geliştirilmesine katkıda bulunacaktır.” ifadesini kullandı.

Toplam 95 firmanın yer aldığı fuara, ambalaj ve paketleme makinaları, dolum-şişeleme sistemleri, gıda labaratuvar sistemleri, çikolata ve kuruyemiş üretim bandı makinaları ve vinç sistemleri ile çeşitli alanlarda faaliyet gösteren 45 Türk firması katıldı.

Türkmen sanayici ve iş adamlarının da yoğun ilgi gösterdiği fuarda, Ticaretten Sorumlu Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Orazmurat Gurbannazarov, tüm stantları Aşkabat Büyükelçisi Mustafa Kapucu ile birlikte gezdi ve yetkililerden bilgi aldı.

Türk resmi yayın kuruluşu TRT’ye  açıklama yapan Aşkabat Büyükelçisi Mustafa Kapucu, Türk firmalarının başından beri bu tür fuarlara büyük ilgi gösterdiğini belirtti. Fuarların, Türkmenistan ve Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin gelişmesine önemli katkı sağladığını ifade eden Büyükelçi Mustafa Kapucu, yakın gelecekte ticaret hacmimizin yeniden 3 milyar dolar seviyelerine çıkmasının mümkün olabileceğini; bunun için Türkiye ile Türkmenistan arasında yerel para birimleri ile ticaret yapma konusunda da çalışma yaptıklarını vurguladı.

İthal İkame nedir?

Daha önce yurt dışında ithal edilmekte olan malların, uygulanan koruyucu ve özendirici önlemlerle yurt içinde üretilmesini öngören bir sanayileşme stratejisidir. İthal ikamesi ile dış koruma daima el ele gider. Kurulan endüstriler, her türlü dış ticaret ve kambiyo politikalarıyla dış piyasanın rekabetinden korunmaya çalışılır. Bu tip sanayileşme modelinde karşılaştırmalı üstünlük teorisinin yol göstericiliğinden yararlanılmaz. Seçici değil, dengeli bir sanayileşme söz konusu olmaktadır. Başka bir deyişle kalkınma felsefesi, ilerde gelişip rekabetçi duruma geçecek dinamik karşılaştırmalı üstünlüklere sahip endüstrilerin seçilip bunların geçici bir süre korunması ilkesine dayalı değildir. Aksine, beklenen talep artışına göre, endüstriler arası ileri ve geri bağlantıları dikkate alarak yatırım fonlarının dengeli bir biçimde dağıtımı esas alınır.

QHA