KİEV (QHA) -

Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden önce Kırım Özerk Cumhuriyeti Tatil ve Turizm Bakanlığını yapan Aleksandr Liyev, işgalden sonra istifa ederek Ukrayna’nın ana kısmına taşındı. Bugün, eski Kırımlı bakan Liyev, 17 Eylül 2014 tarihinde kurulan ve Ukrayna’da ülke içi turizmin geliştirilmesi alanında ticari fikir hazırlanması ile ilgilenen “Ukrayna Konukseverlik Sanayi Birliği” sivil toplum teşkilatının başkanlığını yapıyor.

QHA, Aleksandr Liyev ile yaptığı demeçte, günümüzde Kırım’daki turizm alanı, yarımadanın işgali ve Avrupa Birliği ile ABD’nin yaptırımlarının bölgenin yatırım çekiciliğini nasıl etkilediği, Kırım’daki analistlerin 2016 yılının turizm sezonunun başarılılığı ile ilgili sonuçlarının ne kadar objektif olduğu ile ilgili sorular sordu.
 
- Rusya turizm ajansının resmi istatistik verilerine göre, yaklaşık 6 milyon kişi 2016 yılında Kırım’ı ziyaret etti. Sözde yönetim, bunun, 2015 yılındaki verilerine göre yüzde 23 daha fazla olduğunu iddia ediyor. Sizce, Kırım ne ile turistleri çekmeye devam ediyor ve turistlerin çoğu Rusya vatandaşları mı? Ayrıca, sizin hesaplamalarınıza göre işgalden sonra ne kadar turist kaybetti?
 
- Turizmde istatistik verileri farklı amaçlar için kullanılıyor. Kırım Tatil ve Turizm Bakanlığı yaptığımda, şirketlerin bizim verilerimizi dikkate alabilmeleri için görevlileri turizm alanındaki istatistik verilerini kullanmalarına yöneltiyordum. İlk önce bu, iş adamları, yatırımcılar ve üreticiler için gerekli parametrelerdir.

Bugün, işgalci yönetim istatistik oyunlarını siyasi amaçlar için kullanıyor. Bundan dolayı kamuoyuna açıklanan rakamlar, kimse tarafından hesaplanmıyor. Bu rakamlar, Kırım’da her şeyin ne kadar güzel olduğunu herkese anlatmakla görevlendirilen siyaset uzmanları tarafından oluşturuluyor.
 
Bundan dolayı siyaset bilimcileri tarafından uydurulan söz konusu rakamları yorumlamak uygun değil, bunun dışında Kırım’da olup bitenleri düzenli olarak gözlemliyoruz. Söz konusu süreç, belirli yöntemlere göre yapılıyor. Örneğin Kırım’da faaliyet gösteren Kırım Doğa Koruma ve Sayfiye İnşaatı Milli Akademisi’nin (NAPKS) yönetimi. Ama yönetimi Ukrayna’nın ana kısmında kullanıyoruz. Söz konusu yöntem, yolcu akışı ile ilgili resmi verileri ve belirli bir oran oluşturan çok yıllık gözlemleri içeriyor.
 
- İşgal edilen Kırım’daki turizm alanında sizin hesapladığınız veriler nasıl?
 
- Günümüzde Rusya tarafından işgal edilen Kırım’a yolcu akışı, 2014 verilerine göre 2 kat azaldı. Daha önce demiryolu ve deniz ulaşımı vardı, yani farklı tur gemilerinde gelen turistler vardı. Şimdi ise bir tek Kerç feribot hattı, otomobil ve hava ulaşımı kullanılıyor.

Söz konusu akışları rakamlar açısında da hesaplamak mümkün. Örneğin, Kerç feribot hattından gelenlerin sayısı günde yapılan sefer sayısına göre, hava ulaşımında ise yapılan seferler ve yolcu sayısına göre. Bu rakamlar Rusya’nın istatistik kaynaklarında yayınlanıyor.
 
Bunun dışında Kırım’da işbirliği yaptığımız ve düzenli olarak ziyaret ile ilgili verileri aldığımız 100’den fazla turizm tesisi var. Kaynaklarımızı tabii ki açıklamıyoruz. Toplam olarak 2016 yılında ve 2015 yılında Kırım’a 1,5 milyon ve 1,6 milyon turist geldiğine dair bilgilere sahibiz.
 
- Kırım’a tatil yapmaya gidenler kimdir, hangi milliyet temsilcileridirler, hangi şehirlerdeki otellerde, sanatoryum ve dinlenme tesislerinde kalıyorlar?
 
- Günümüzde Kırım’a genellikle Rusya vatandaşları gidiyor. Bununla birlikte önceki yıllara göre, Kırım’a giden Rus turistlerin geldiği bölgeler çok değişti. Eskiden Kırım’a Yekaterinburg, St. Petersburg şehirlerinden turistler geldiyse şimdi “vatansever ruhlu” ve giderleri Rusya bütçesinden karşılanan turistler geliyor. 2015-2016 yıllarında Kırım’a yaklaşık 1,4 milyon turist geldi, bunların yarısı, idareler tarafından gönderilen “turistler.”

2014 yılından sonra Rusya Federasyonu, çeşitli devlet programları aracılığıyla Kırım’a her yıl yaklaşık 700 bin kişi gönderiyor. Böylece tatil yapmak için Kırım’ı tercih ederek yarımadaya gelenlerin sayısı sadece 700 bin kişi.
 
- Tatil yapmak için tüm tatil yerleri arasında Kırım’ı tercih eden turistlerin sayısı azaldı mı?
 
- İşgalden önce Kırım’a yılda yaklaşık 6 milyon turist geliyordu, günümüzde yarımadayı 4 kat daha az turist ziyaret ediyor. Kırım’da en az turist sayısı, Rusya’nın işgali sırasında 2014 yılında tespit edildi ve günümüze kadar devam ediyor.

Kırım’a gelen turist akışı Kremlin tarafından düzenleniyor. Rusya, yarımadaya turist göndermek için büyük para ayırmaya devam ederse bu göstergeler aynı düzeyde kalır. Rusya’nın bu amaçlara ayrılan bütçeyi azaltması halinde ilgili rakamlar düşmeye devam edecek.
 
- Kırım’da turizm için yeni altyapı inşa ediliyor mu ya da altyapı olduğu düzeyde mi kaldı?
 
- Kırım altyapı açısından çok farklı. Kırım’da hem Sovyetler döneminde inşa edilen tesisler, hem Alman ve İngiliz turistlerin yerleşmek istediği çok güzel oteller var. 2013 yılında Kırım’daki otel, sanatoryum ve dinlenme evleri yaklaşık 500 bin yabancı turisti kabul ediyordu. Yabacılar arasında İstanbul’dan gelen Türkler de vardı. Günde İstanbul’dan 3 uçak seferi yapılıyordu.

Bildiğim kadarıyla, 2014-2016 yıllarında 4 büyük turizm tesisi devreye sokuldu. Bu tesisler 2014 yılından önce faaliyet gösteremeye başlasaydı, onlara çok memnun olurduk. Ama bu tesisler daha işgalden önce inşa edilmeye başladı.
 
- Rusya’nın serbest ekonomik bölge yasasının vize rejimini kolaylaştırılması ve gümrük verilerinin sıfırlanmasını garanti ettiği dikkate alınarak Kırım’ın yatırım çekiciliğinin arttırılması perspektifi nasıl?
 
- Yabancı yatırımcı için Kırım’ın çekiciliği günümüzde sıfırdır, çünkü dünyanın uyguladığı ve Rusya’nın serbest ekonomik bölge yasasının öngördüğü avantajlardan daha sert olan yaptırımlar var. Bunun parlak örneği, Kırım’da çok sayıda satılan turizm ve tarım tesislerinin olmasına rağmen büyük şirketlerin satın alınma ile ilgili sözleşmelerin olmamasıdır. Ki turizm ve tarım, yatırımcıları için yarımadada en çekici alanlardı.
 
Günümüzde Kırım’da bahsi geçen alanlarda çok sayıda tesis satılıyor. Satılan tesisler oldukça değerli ve barış döneminde çok hızlı bir şekilde satılırdı. Örneğin, turizm alanında Kırım’ın batı ve doğu bölgelerinde, Akşeyh (Razdolnoye), Akmeçit (Çernomorskoye), Kezlev’deki (Yevpatoriya) tesisler satılıyor. Bununla birlikte her zaman yıl boyu tatil tesisi olarak bilinen Sak’ta, biraz sulandırılmış tarımın söz konusu olduğu Kefe'de (Feodosiya), Sudak'ta, Köktöbel’de hiçbir şey satılmıyor.
 
Buna binaen Kırım’ın yatırım çekiciliğinden bahsetmek gereksizdir, 2016 yılında kabul edilen Rusya’nın ekonomik bölge yasası ise etkililiğini sergilememiştir.
 
- Kırım’da ön anlaşmalara göre şirket satışı ile ilgili ilginç bilgiler var mı?
 
- 2014-2016 döneminde satış ile ilgili bir tek yankı uyandıran sözleşme oldu. Birçok şeyin satıldığı, ama neredeyse hiçbir şeyin satın alınmadığı şartlarda bir sanatoryumun satışı gerçekleştirildi. Sanatoryum, Tataristan sendikalar kuruluşu tarafından satın alındı. Elimizde olan verilere göre, söz konusu satışın gerçekleştirilmesini Kremlin’in üst düzey yöneticilerinden biri istedi.
 
Bu anlaşma, Kırım bütçesine bir para girişi olsun diye gerçekleştirildi. Alıcıdan başka kimsenin katılmadığı formel bir açık arttırma yapıldı. Başlangıçta ise, akrabalık bağları (baba, oğul v.s.) olan 3 katılımcı vardı. Yani bu, hukuki açından söylenirse bir anlaşma değildi, yarımadanın sözde yönetiminin bütçe gereksiniminin tatmin edilmesine yönelik bir şemaydı.
 
- Sizce Kırım, Ukrayna’nın turizm haritasından silindi mi?
 
- Böyle bir eğilim var. Kırım’da tatil yapmaya karar verenler için bu, daha uzun süre ele alınarak ve tartışılacak zor bir karar.

Şahsi olarak benim bu konuya, Kırım ile bağlar konusuna ilişkin kendi tutumum var. Ben gece gündüz yarımadanın iade edilmesini hayal ediyorum, benim için başka bir gelecek yok. Kırım’a dönmek istiyorum, orası sevdiğim yer, vatan toprağım. Bundan dolayı tüm fikirlerim, bulunduğum ve bulunmak istediğim tüm adımlar, Kırım’ın Ukrayna’ya iade edilmesi ile ilgili.
 
Ukrayna’nın ana kısmını Kırım’a bağlayan enerji, ticari, turistik ve kültürel bağları elimizde tutabilirdik, ben bu bağları kesmeden geliştirir ve doğru şekilde kullanırdım.

Bu bağlamda Almanya Federal Cumhuriyeti (Batı Almanya) ve Alman Demokratik Cumhuriyeti (Doğu Almanya) arasındaki deneyim ile karşılaştırmanın yerinde olduğunu düşünüyorum. Orada da zor bir durum söz konusu idi, ama sonuçta her şey olumlu çözüldü. Bize de sabır ve Ukrayna ile Kırım’ı bağlayan bağları kullanmak için yaratıcılık gerekiyor.

QHA