ANKARA (QHA) -

İstanbul'da Reina adlı gece kulübüne düzenlenen silahlı saldırıyı DW'ye değerlendiren güvenlik uzmanları Türkiye'nin Irak ve Suriye politikalarının etkileri nedeniyle terör saldırılarının 2017'de de gündemi belirlemeye devam edeceği görüşünü savunuyor.

Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Analizler Merkezi'den güvenlik ve terör uzmanı İbrahim Çevik, mevcut durumun devamı halinde terör saldırılarının yeni yılda artacağı görüşünde:

"Suriye konusunda çözüm iyi gidiyor fakat işin bir de görünmeyen tarafı var. Fırat'ın batısında Rusya ile ABD arasındaki müthiş çekişme var ve bu çekişme soğuk savaşın en yüksek zirvesine ulaşmış durumda... Öyle sanıyorum ki önümüzdeki dönemde Suriye'nin başıboşluğu, Suriye'de silahın, teröristin serbestliği bizim canımızı daha çok yakacak."

Türkiye, Rusya, Şam rejimi ve muhalif güçlerin ateşkes konusunda mutabakata varması sonucu 30 Aralık'ta Suriye'de ateşkes yürürlüğe girdi. Ülkede iç savaş 2011 ilkbaharından bu yana devam ediyor.  Türkiye Suriye'deki savaşın etkileri nedeniyle birçok tehditle karşı karşıya kalırken, Özgür Suriye Ordusu güçleriyle IŞİD'e karşı Türk askerlerinin 24 Ağustos'ta ortaklaşa başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı ve güneydoğuda ise PKK ile mücadele devam ediyor.

Diğer taraftan Irak ordusunun ekim ayında Musul'u IŞİD'den geri almak için başlattığı operasyon sürerken, Türkiye Musul'un Türkiye'nin ulusal güvenliği için büyük önem arz ettiğini ifade ediyor.

"Bölgesel ekosistem hızla değişiyor”

DW'ye konuşan TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Nihat Ali Özcan da 2017'de Türkiye'yi çok iyi bir yıl beklemediğini söyledi:

"Çünkü bir yandan bölgesel ekosistem hızla değişiyor Irak'ta ve Suriye'de bundan kaynaklanan nedenler var. İkincisi Türkiye'de birden çok hem birbiriyle, hem devletler, hem halkı hedef alan terör örgütleri var. Hem PKK, hem DAEŞ, bir taraftan DHKP-C bunların faaliyetleri devam ediyor."

Özcan devlet kurumlarına 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yapılan tasfiyelerin de güvenlik sıkıntısı oluşturacağına dikkat çekti:

"Devletin bunu önlemekle yükümlü kurumlarında bazı sorunlar var. Mesela jandarmada, orduda, poliste, yargıda, cezaevi sisteminde FETÖ mevzusu ile ilgili olarak çok sayıda tutuklamalar, tayinler, atamalar, yer değiştirmekler var. Hatta bazı kurumların tamamen hafızası sıfırlanmış durumda. İstihbarat biraz fazlaca politize olmuş durumda. Bütün bunlar dikkate alındığında, bir de başkanlık tartışmaları var… Bunları yan yana koyduğunuz zaman önümüzdeki sene Türkiye'de güvenlik önemli bir sorun olarak bizi bekliyor diye düşünüyorum."

Avrupa Konseyi 15 Temmuzda yaşanan darbe girişiminden bu yana tasfiye operasyonlarında polisten yargıç ve öğretmenlere kadar 125 binden fazla kişinin görevden alındığını ya da işten atıldığını, 40 bine yakın kişinin de tutuklandığını açıklamıştı.

DW'ye konuşan Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden, uluslararası terörizm ve güvenlik stratejileri uzmanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın saldırının organize ve önceden planlanan bir eylem olduğunu ve gece yarısından sonra yapılmış olmasının 2017'ye mesaj verdiğini söylüyor:

"2017'de terörün Türkiye'yi rahatsız edeceği yolunda bir mesaj verdiğini düşünüyorum. Uzun menzilli AK47 tüfeğinin ve bazı bulgulara göre birkaç şarjör boşalttığı düşünülüyor. Organize bir eylem olduğunu düşünüyorum. Önceden planlı bir saldırı... İlk kez Türkiye'de eğlence yerine saldırı yapılıyor."

IŞİD şüphesi

Güvenlik uzmanları saldırının analizi yapıldığında okların IŞİD'i gösterdiğine dikkat çekti.

Güvenlik ve terör uzmanı olan İbrahim Çevik "Ben dünkü eylemin IŞİD tarafından yapılmış olacağını düşünüyorum. Eylem tarzı da IŞİD'in uygulamalarına benziyor. Dolayısıyla bu eylem IŞİD ya da PKK tarafından yapılmış olsun, amaç bugünkü şartlarda Türkiye'deki toplumsal ve siyasi düzeni bozmak... Bunun çözümlenebilmesi için öncelikle ve ivedilikle Suriye ve Irak konularında Türkiye'nin oraların düzene kavuşması için ne gerekiyorsa yapması gerekiyor" dedi.

TOBB Üniversitesi Öğretim Üyesi Özcan da aynı fikirde.

"Bence de yüzde 99 IŞİD gözüküyor… Doğrudan içinde yabancıların olduğunu bildiği bir kitleyi böylesine acımasızca, hunharca katletmek daha çok dini referanslı örgütler bağlamında önemli... Ama DAEŞ için sivil öldürmek özellikle semboller taşıyan sivil, mesela Reina gibi bir yerde alkol alıp eğlenenler, bunların büyük çoğunluğu onlara göre zaten din dışı insanlar… Hedef açısından analizini yaptığınızda işaretler tamamen DAEŞ'i gösteriyor.”

Türkiye son bir yılda art arda yaşanan birçok terör saldırısıyla sarsılıyor. Beşiktaş ve Kayseri'de yaşanan son iki saldırıyı ABD, Türkiye ve AB tarafından "terör örgütü” olarak kabul edilen PKK'nın bir kolu olan Kürdistan Özgürlük Şahinleri (TAK) üstlenmişti.

Temmuz 2015'te PKK'nın ve Türkiye ile 2,5 yıldır devam eden ateşkesi sonlandırmasından sonra güneydoğuda Türk ordusu ve PKK arasında çatışmalar artmıştı. Son dönemde HDPli milletvekillerinin tutuklanması ve HDPli belediye başkanlarının gözaltına alınıp yerlerine kayyum atanması üzerine gerginlik iyice tırmanışa geçmişti.

Özcan PKK'nın saldırılarını bahar aylarında arttıracağını düşünüyor. "PKK meselesi ile ilgili konularla diğer taraftan gerilim artacak, çatışmalar yoğunlaşacak gibi görünüyor. Şu anda bazı operasyonlar sürüyor. Hem Türkiye hem Suriye'de. Bahara doğru tempoyu gittikçe arttırabilir. Hava koşulları sakinleştirmişti ortamı. Dolayısıyla Türkiye'nin 2017'de başkanlık tartışmalarından sonra ikinci tartışacağı büyük konunun güvenlik olacağını söyleyebilirim."

QHA