KİEV (QHA) 20 MAYIS 2018 -

Ukrayna’da bugün Siyasi Baskı Kurbanlarını Anma Günü kaydediliyor.

Siyasi Baskı Kurbanlarını Anma Günü, dönemin Cumhurbaşkanı Viktor Yuşçenko'nun 21 Mayıs 2007 tarihli kararına binaen siyasi baskı kurbanlarını anmak, Ukrayna tarihinde komünist ideolojinin zorla uygulanmasının yol açtığı trajik olaylara toplumun dikkatini çekmek, milli hafızanın yeniden canlandırılması, insanlığa karşı şiddetin her türlüsüne karşı durulmasının teyit edilmesi amacı ve Büyük Terör olarak adlandırılan 1937-1938 yıllarındaki toplu siyasi baskıların 70. yıl dönümü münasebetiyle her mayıs ayının 3. Pazar günü kaydedilmeye başlandı.

TOTALİTER REJİM KURBANLARI

Totaliter rejimin kurbanlarının kesin sayısı hala belirsiz. Bazı uzmanlar, 20. yüzyılın başından 20. yüzyılın sonlarına kadar, yani Bolşevik-komünist rejimin hüküm sürdüğü dönemde, Ukrayna'da yaklaşık 1,5 milyon kişinin tutuklandığı görüşünde. Tutuklananların büyük bir kısmı kurşuna dizildi, diğerleri hapishanelere, sürgünlere, kamplara, akıl hastanelerine gönderildi. Terör ve baskı, Ukrayna nüfusunun neredeyse tüm katmanlarını etkiledi. Akademisyenler, politikacılar, ordu, rahipler, kültür temsilcileri ve köylüler bu baskıdan payını aldı.

Özellikle 1930'larda Stalin rejimi ve onun Ukrayna'daki liderleri tarafından acımasız baskılar gerçekleştirildi. 1937-1938'de Ukrayna’da haklarında farklı hükümler verilen 197.617 kişiden 122.237'si ölüm cezasına çarptırıldı. Sovyet makamları on yıllar boyunca suçlarının izlerini dikkatle gizledi: öldürülenlerin defnedildiği yerlere KGB'nin rejim tesisleri dikildi, beton döküldü, buldozerlerle düzleştirilerek üzerine ağaçlar dikildi.

Bilindiği gibi o dönemin trajik sembollerinden biri de Kiev’deki Bıkivnya. Bıkivnya ormanında Ukrayna'daki kitlesel siyasi baskı kurbanlarının en büyük mezar yeri bulunuyor. Burada 1930'ların sonlarında, 1940'larda kurşuna dizilen ve işkenceyle öldürülenlerin toplu olarak gömüldüğü NKVD'nin özel amaçlı tesisi faaliyet gösteriyordu. Bilim adamlarına göre Bıkivnya ormanında siyasi baskı kurbanı olan yaklaşık 100 bin kişi gömüldü.

STALİN'İN KORKU DÖNEMİ

Stalin’in özel iktidarının kuvvetlendiği 1920’li yılların sonu-1930’lu yılların başında Sovyet rejiminin halka karşı uyguladığı baskı kitlesel boyutlara ulaşmıştı. O dönemde Sovyet rejiminden memnun olmayan ve Sovyet hükümetinin olası karşıtları “antisovyet unsur”, “halk düşmanı” ilan edilerek sorgusuz ve yargısız öldürülüyordu. Sıradan bir insanın yaptığı en ufak yanlış hareket siyasi suç olarak gösterilerek bu yanlışı yapan kişinin gözaltına alınmasına gerekçe oluşturuyordu.

1937-1938 yıllarında Stalin rejiminin baskıları artarak kitlesel katliama dönüşmüştü. Kırım Tatarları için 17 Nisan 1938 günü tarihteki kara sayfalardan birisini oluşturuyor. Bu tarihte Sovyet yönetimi, önde gelen tüm Kırım Tatarlarını kurşuna dizmeye başladı.

Üç gün içinde kaç Kırım Tatar aydının kurşuna dizilerek öldürüldüğü ve nerede toprağa verildiği hep meçhul kaldı. Kurşuna dizilenler arasında yazar, gazeteci 1. Kırım Tatar Milli Kurultayı katılımcısı Hasan Sabri Ayvazov, yazar İlyas Tarhan, yazar, bilim adamı, öğretmen Osman Akçokraklı, Bahçesaray Saray-Müzesi Müdürü, etnograf Üsein Bodaninskiy, dilbilimci ve öğretmen Yagya Bayraşevskiy, Süleyman İdrisov, şair ve öğretmen Abdullah Latifzade, gazeteci, sivil toplum aktivist Mamut Nedim, tercüman, Kırım Devlet Yayınevi Başkanı Abdülkerim Cemaledinov ve başka birçok aydının yer aldığı biliniyor.

QHA