VİYANA (QHA) -

AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi’nde (ODIHR) düzenlenen “Müslümanlara Karşı Hoşgörüsüzlük, Ayrımcılık ve Şiddetle Mücadele; AGİT Bölgesinde Kapsamlı Bir Cevap Arayışı" isimli Üst Düzey Konferansta konuşan Ukrayna Cumhurbaşkanı'nın Kırım Özerk Cumhuriyeti Daimi Temsilcisinin Yardımcısı İzet Gdanov, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da Kırım Tatarlarına karşı yapılan baskıları anlattı.

 

Ukrayna Cumhurbaşkanı'nın Kırım Temsilciliği’nden gelen açıklamada Viyana’da bugün 18 Ekim tarihinde düzenlenen konferansta konuşan İzet Gdanov, AGİT üye ülkelerinin temsilcilerine işgal edilen Kırım’da işgalci devletin Kırım Tatar halkının kolektif etnik, kültürel ve dini kimliklerini geliştirme haklarını ihlal ettiğini anlattı.

 

Bunun dışında Gdanov Kırım Tatar aktivistlerin zorla kaçırıldığını ve işkencelere maruz bırakıldığını, ayrıca işgalci yönetiminin dinler arası nefreti teşvik etmeye çalıştığını anlattı.

 

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Temsilciliği, Rusya’nın Kırım Tatar halkına karşı yürüttüğü faaliyetleri kınayan maddelerin konferansın sonuç bildirgesine dahil edilmesini teklif etti.

 

Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Temsilciliği’nin ODIHR’e sunduğu teklifler şu şekilde:

1. Ayrımcılıkla mücadelede uluslararası standartların önemli bir kaynağı olan 2005 tarihli AGİT Kordoba Bildirgesi (Cordoba Declaration), AGİT başta olmak üzere tüm uluslararası izleme görevleri tarafından Kırım Tatarlarının, etnik Ukrainlerin ve ulusal azınlıkların haklarının korunması ve bu hakların sağlanması durumunun değerlendirilmesi için kullanılmalı.

 

2. Kordoba Bildirgesi’nde yer alan 2. Dünya Savaşı sırasında yapılan etnik temizlik ve daha sonraki soykırım gerçekleştirme girişimleri,  20. yüzyıldaki Rus otoriter ve totaliter yönetiminin boyunduruğu altında bulunan Kırım Tatarlarının trajik kaderini yansıtıyor. Bu yüzden işgal edilen Kırım’da şu an  Kırım Tatarlarına ve etnik Ukrainlere karşı yapılan baskılara  AGİT ve üye devletlerinin özellikle dikkat etmesi gerekiyor.

 

3. Cordoba Bildirgesi ile hem Ukrayna hem de işgalci ülke Rusya tarafından kabul edilmiş BM Yerli Halklar Hakları Bildirgesi, AGİT ve üye devletler tarafından yasa dışı olarak işgal edilen Kırım’da Kırım Tatarlarının haklarının ysağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesi için kullanılmalı. Çünkü Kırım Tatarları için BM Yerli Halklar Hakları Bildirgesi’nin 2., 7., ve 12. maddesinde kabul edilmiş yerli halkların ayrımcılıktan azade olması, özgürlük, barış ve güvenlik içinde yaşamak, manevi ve dini geleneklerini, geleneklerini ve âdetlerini korumak, uygulamak, geliştirmek ve öğretmek; dinî ve kültürel alanların koruması ve mahremiyeti; törensel araçların kullanımı ve idare etme hakları çok büyük önem taşıyor.

 

4. İşgalci devletin Uluslararası insani hukuka aykırı olarak Kırım’da terörizmle ve aşırıcılığa karşı mücadeleye ilişkin Rusya Federasyonu yasalarını sözde "yasaklanmış" dini gruplara karşı koyma adı altında Kırım Tatar milli hareketine karşı mücadele etme gayesi güden tedbirleri, terörizm ve aşırıcılığı herhangi bir din, kültür, etnik grup, milliyet veya ırkla tanımlama girişimlerini reddeden Kordoba Bildirgesi'nin 5. maddesinin doğrudan ihlalidir.

 

5. Genel ve özel eğitim, ayrıca dini eğitim veren kurumlarının işgalci yönetimin tam kontrolü altındayken, Kırım’da ifade ve basın özgürlüğü yok edilirken, saldırganın kontrolündeki yayın kuruluşları Kırım Tatarları ve Ukrainlere, bazı etnik, sosyal ve dini gruplara karşı nefreti kışkırtırken, Cordoba Bildirgesi'nde ayrımcılıkla mücadelede eğitimin ve medyanın rolünün büyük öneminin kabul edilmesi, yasa dışı işgal edilen Kırım’da Kırım Tatarları, etnik Ukrainler ve milli azınlıkların haklarının korunmasının değerlendirilmesi açısından çok büyük önem taşıyor.

 

6. BM Uluslararası Adalet Divanı’nda Ukrayna’nın Rusya Federasyonu aleyhine Kırım Tatarlarına, etnik Ukrainlere ve Kırım'daki ulusal azınlıklara karşı Her Türlü Irk Ayrımcılığının Kaldırılmasına Dair Uluslararası Sözleşmenin ihlal edilmesine ilişkin açtığı davanın incelenmesi çerçevesinde, Cordoba Bildirgesi’nde öngörüldüğü şekilde AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi’nin BM kurumları dahil diğer örgütlerle işbirliği olağanüstü önem kazanmaktadır. Rusya’nın BM Uluslararası Adalet Divanı’nın kararına uymaması ve işgal yönetiminin etnik grupların dilsel, dini, kültürel ve eğitim hakları alanlarındaki bilgileri manipüle etme girişimleri, AGİT ve üye devletlerin Cordoba Bildirgesi ve BM Yerli Halklar Hakları Bildirgesi standartlarına uygun olarak düzenlenen Uluslararası Sözleşmenin taleplerini yerine getirme hususuna özellikle dikkat etmelerini öngörmektedir.

AGİT'in 3/13 Sayılı Düşünce, Vicdan, Din veya İnanç Özgürlüğü ile ilgili kararı, farklı toplulukların temsilcileri arasında farklı dinlere inananlar ile inanmayanlar arasında karşılıklı hoşgörü ve saygı ortamı yaratmanın önemini vurguluyor ve farklı toplulukları ile hükümet organları arasındaki diyalogu teşvik ediyor. Söz konusu karar Hıristiyanlar, Yahudiler, Müslümanlar ve diğer din üyelerine karşı da dahil olmak üzere, din veya inanç temelinde hoşgörüsüzlük, şiddet ve ayrımcılık yapılmasını önlemeyi amaçlıyor. Ayrıca hükümleri daha da geliştirme ve belli bir dine mensup kişilere yönelik ayrımcılığa ilişkin ayrı bir belge hazırlanması yönünde bir görüş varsa, (söz konusu belgenin) işgal şartları altındaki Hıristiyanlara, Yahudilere, Müslümanlara ve diğer dinlerin üyelerine yönelik çeşitli ayrımcılıkları usulüne uygun olarak yansıtması ve ele alması gerekiyor.

QHA