ANKARA (QHA) -

Dün 15 Temmuz'da kanlı darbe girişimine direnişin yıl dönümünde ülkenin her bir köşesinde milyonlarca insan bayraklarla sokağa indi. Hain darbe girişiminde millete ihanete karşı milli birlik için okunan selalar, dün gece Türkiye genelinde 90 bin camide tekrar okundu. Pek çok ilde Demokrasi Nöbetleri gerçekleştirildi.

FETÖ'nün organize ettiği kalkışmanın birinci yılında, "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü" anma etkinlikleri çerçevesinde 81 ilde vatandaşlar meydanlara akın etti. İstanbul'da 3 farklı noktada toplanan vatadandaşlar 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne doğru "Milli Birlik Yürüyüşü" gerçekleştirdi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni'nin ardından Şehitler Makamı'nın açılışını gerçekleştirdi. 

İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende, Kur'an-ı Kerim tilaveti yapıldı.Daha sonra İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz'ın duasının akabinde 15 Temmuz belgeseli izlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ulusa seslenmesinden sonra şehitlerin isimleri okunarak, saygı ışıkları yakıldı. Anma törenine 1. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski başbakanlardan Tansu Çiller, Bakanlar Kurulu üyeleri, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci ve bazı milletvekilleri ile belediye başkanlarıyla birlikte sanat ve spor dünyasından isimler de iştirak etti.

Ankara'da da vatandaşlar Ulus Meydanı'ndan TBMM'ye yürüdü. Türk bayrakları ve 15 Temmuz şehitlerinin fotoğraflarını taşıyan vatandaşlar bununla birlikte yürüyüşe özel 3 kilometre uzunluğundaki Türk bayrağını da taşıdı. 1 saatlik yürüyüşün ardından saat 01.00'de TBMM'ye ulaşan vatandaşlar, burada düzenlenen etkinliğe katıldı.

Yine Ankara'da Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine katılan generali vurarak gecenin seyrini değiştiren şehit Astsubay Ömer Halisdemir'in Özel Kuvvetler Komutanlığında hatırasını yaşatmak adına şehit düştüğü yerde yapılan anıtı önünde, şehit edildiği saatte bir tören düzenlendi. Törene Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı, kahraman şehidin eşi Hatice Halisdemir ile bordo bereliler iştirak etti.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Devlet ve millet olarak güçlü olmak zorundayız"

Hem İstanbul'da hem de Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iki konuşma gerçekleştirdi. İstanbul'daki konuşmasında şu sözleri kaydetti: "Türk milleti 15 Temmuz’da binlerce yıllık tarihinde defalarca yaptığı gibi kutsallarını korumak uğruna canını vermekten çekinmeyeceğini göstermiştir. Tarih boyunca hep ateşle imtihan olmuş, düşman saldırılarının ve ihanetlerin kıskacında pişerek yol yürümüş bir milletiz. Biz sıradan bir göçebe kavim değiliz, biz milletiz millet, onlar ise illet illet; farkımız bu. Demir filizinin ateşle yoğrulup çelikleşmesi gibi yaşadığımız saldırılar ve ihanetler de bizi işte bu tabloda birleştirdiği gibi hamdolsun birleştiriyor, bütünleştiriyor, güçlendiriyor. 15 Temmuz darbe girişimi milletimize yönelik ilk saldırı değildir, son saldırı da olmayacaktır. Terör örgütlerini piyon olarak kullananların asırlık kuyruk acılarının çok iyi farkındayız. FETÖ’nün sadece FETÖ olmadığını, PKK olmadığını, DEAŞ’ın sadece DEAŞ olmadığını, diğer terör örgütlerinin sadece görünen yüzlerinden ibaret olmadığını çok iyi biliyoruz. Arkalarında kimlerin olduğunu da çok iyi biliyoruz. Ama şu da bir gerçek ki piyonları ezip geçmeden kaleleri, filleri, atları, veziri alamaz, şahı da mat edemeyiz. Onun için önce bu hainlerin kafasını kopartacağız. Doğduğumuzda kulağımıza okunan ezan, öldüğümüzde okunan salaya kadar hayatımızın her anını mensubu bulunduğumuz medeniyet şekillendiriyor. Coğrafyamızdaki bin yıllık geçmişimizin tek bir anını gösteremezsiniz ki mücadelesiz geçsin, asla. 15 Temmuz’da adeta patlayan bir yanardağ gibi geceyi aydınlatan ruh bir anda ortaya çıkmış değildir, gerisinde işte böyle muhteşem bir arka plan var."

 

Başbakan Binali Yıldırım: "15 Temmuz'u unutmayacağız, unutturmayacağız"

15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde düzenlenen "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni"nde yaptığı konuşmada Başbakan Binali Yıldırım da şu sözleri kaydetti: "Millet olarak 15 Temmuz'u unutmayacağız, unutturmayacağız. Dualarımızla, fatihalarımızla minnet ve şükranlarımızla onların aziz hatıralarını her zaman yaşatacağız. Biz şehitlik mertebesini ölümsüz sayan bir inancın, bir medeniyetin mirasçılarıyız. Onların ölmediklerine, diri olduklarına inandığımız için şehitlerimizin gözlerinin bizim üzerimizde olduğunu düşünüyoruz. Onların uğruna canlarını feda ettikleri değerler bizim için kutsaldır. Bu değerleri son nefesimize kadar koruyacağız. Bu gün açılışını yapacağımız Şehitler Makamını, şehitlerimizin aziz hatıralarını yaşatmak için köprünün Anadolu yakasında tam da şehit verdiğimiz bu mekanda inşa ettik. Çevresini şehitlik parkı haline getirdik. Bu parkta 250 şehidimizi temsilen 250 selvi ve gül ağacı dikildi. Anıtın içinde her bir şehidin adına dikilen ağaçların künyesinde 250 şehidimizin isimleri yer alıyor. Burayı ziyaret edip salaları dinleyip, şehit isimleri okuyabilecek, bir yandan Kur'an okuyup, dua edebileceklerdir. Sadece bu anıtlarla, makamlarla değil, şehitlerimizin isimlerini, hikayelerini, yeni eserlerle, hizmetlerle yaşatmaya devam edeceğiz. Hiçbir zaman ümitsiz olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Kahramanca bu toprakları korumaya, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine hep birlikte çıkaracağız. Türkiye'nin yükselişine hiç kimse engel olamayacak. Düşmana inat, teröre inat, şer odaklarına inat direnecek, onlara rağmen kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi daha da yücelteceğiz. 1920'de Çanakkale Boğazı'nı geçemediniz ey gafiller. 15 Temmuz'da İstanbul Boğazını geçeceğinizi mi zannettiniz. Şehitler Köprüsünü geçeceğinizi mi zannettiniz. Geçemediniz. Şehit olduk ama vatanı alçaklara teslim etmedik. Bayrağı düşürmedik, ezanları dindirmedik. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi tamamlıyor, 15 Temmuz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle yad ediyorum. Mekanları cennet olsun."

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türk Milleti, 15 Temmuz’da kelimenin tam anlamıyla millet olduğunu tüm dünyaya gösterdi"

Etkinliklerin ardından bugün 16 Temmuz'da gecenin ilk saatlerinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlenen Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan orada da önemli değerlendirmelerde ve saptamalarda bulunarak şu sözleri kaydetti:

“Milletimiz meydanlarda darbecilere karşı cesaretle direnirken, milletvekillerimiz de Meclis’te toplandılar. O gece milletvekillerimiz Genel Kurulu açık tutarak, darbecilere meydan okudu. Kürsüden tüm Türkiye’nin ve dünyanın gözü önünde darbecilere ‘başaramayacaksınız’ diye haykıran milletvekillerimiz, halkımızın namuslarına emanet ettiği, özgürlüğümüzün ve demokrasimizin sembolü Meclisimize sahip çıktı. Şu anda önünde bulunduğumuz Türkiye Büyük Millet Meclisi, bizim bağımsızlığımızın ve demokrasimizin sembolüdür. Bu Meclis, Kurtuluş Savaşını bizzat idare etmiştir. Polatlı’ya kadar yaklaşan düşmanla yapılan savaşta, top sesleri duyulurken dahi, Meclis’imiz görevini sürdürmüştür. Cumhuriyet tarihimiz boyunca pek çok badire yaşamamıza rağmen, hiç kimse bu kutlu çatıya el uzatmayı düşünmemiştir. Sadece 15 Temmuz ihanetini yapanlar bu cüreti göstermişlerdir. Çünkü onlar, ülkenin yönetimine el koymanın çok ötesinde niyetlerle yola çıkmışlardı. Amaçları, ülkemizi ve milletimizi topyekûn esir ederek, hem devletimizi, hem medeniyetimizi kökten yıkmaktı. Bunun için Türkiye Büyük Millet Meclisi, öncelikle hedef aldıkları ve en çok bombaladıkları yer olmuştur. Henüz hayatının baharına bile girmemişken, 14 yaşında gazilikle şereflenen bir kızımız, o hainlere, ‘Siz daha 14 yaşındaki bir çocuğa karşı duramazken, bu devleti yıkmayı, bu millete hâkim olmayı nasıl başaracaksınız?” diye sesleniyor. Bir başka gazimiz, vücudundaki 14 parça şarapneli, ahirette sahip olacağı en büyük delil olarak görüyor. Babası, kendisi ve oğluyla birlikte, üç nesil olarak, ilk defa üzerine çıktıkları bir tankı, sanki yıllarca eğitimini almış gibi doğru yöntemlerle etkisiz hâle getirmeye çalışan ve bu esnada vurulan bir başka gazimizin en büyük üzüntüsü ise, kendisine şehadetin nasip olmayışıdır. O gece Ankara Emniyet Müdürlüğünü kahramanca savunurken darbeciler tarafından ağır şekilde yaralanan bir Emniyet Müdürümüz, ‘Eğer birileri köprü olmasaydı, hiçbir uçurum geçilemezdi’ diyor. 15 Temmuz Şehitler Köprüsünde vurulan ve ayakları parçalanan bir başka kardeşimizin, ertesi gün hastanede gözlerini açıp da darbenin bastırıldığını öğrendiğindeki ilk sözü ‘Dosta güven, düşmana korku verdik’ oluyordu. Bir başka gazimiz, kaybettiği uzvuna aldırmaksızın, ‘Darbe başarılı olsaydı bunu çocuklarımıza, torunlarımıza nasıl izah ederdik?’ diyerek duygusunu anlatıyor ve ‘Bacağım kopmuş ne olur, kolum kopmuş ne olur, bacaksız, kolsuz yaşayabilirim, ama vatansız yaşayamam diyor. Evet, ezan, bayrak, vatan aşkının, en uysal kişiyi bile mitolojik bir kahramana çevirdiği işte bu ruh, bu heyecan, bu cesaret olduğu sürece, Allah’ın izniyle kimse bu devleti yıkamaz, bu milleti esir edemez.”

 

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin karşısında Şehitler Abidesi açıldı

Sabahın ilk saatlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi karşısında 15 Temmuz şehitlerinin anısına inşa edilen Şehitler Abidesi’nin açılış töreninde de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, orada da şu sözleri sarf etti:

“Korkaklar zafer anıtı dikemez. Biz, milletimizle birlikte, 2023 hedeflerimize ulaşarak zafer anıtımızı dikmekte kararlıyız. Ne FETÖ’cü hainler, ne PKK’lı katil sürüsü, ne DEAŞ’ın katil sürüsü, ne de sınırlarımız boyunca bizi kuşatmaya çalışan sözde müttefiklerimiz, bizi hedeflerimize ulaşmaktan alıkoyamayacaktır. Demokrasi ve Millî Birlik Günü olarak ilan ettiğimiz 15 Temmuz’u unutmama ve unutturmama sözümüzü yerine getirmekte kararlıyız. Evet, 15 Temmuz’u, ne kendimiz unutacağız, ne de bizden sonraki nesillere unutturacağız. 15 Temmuz’u yaşamış ve zaferle neticelendirmiş olmak önemlidir. Ancak daha önemlisi, geleceğimiz için 15 Temmuz’dan çıkarmamız gereken dersler var. Bu anma günleriyle düzenlenen programlar işte dün gece İstanbul’da, şimdi de burada açılışını yaptığımız bu anıtlar geçmişimizle birlikte geleceğimizin muhasebesini yapmamıza vesile teşkil edecektir. İşte karşımızdaki anıtta, ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ yazıyor ve bu başlıklara uygun bir şekilde de orada bakıyorsunuz, tek millet, orada millet şekillendirilmiş. İşte tek devlet tam karşımda, Cumhurbaşkanlığı forsu, tek vatanda Anadolu haritamız, bayrakta da bayrağımız. Bu anlamlı abideyle birlikte inşallah her yıl bu Millî Birlik Günü’nde burada bir arada olacağız. Türkiye’nin bir daha böyle bir ihanet teşebbüsüne maruz kalmaması için, kamu kurumlarımızdan sivil toplum örgütlerimize kadar hepimizin üzerimize düşenleri yapması şart. Hainlerin devletimize ve toplumumuza sızabilecekleri en küçük bir boşluk dahi bırakmamalıyız. FETÖ’yü anlatmalıyız, bunun adını anmaktan çekinmemeliyiz, herkes bilecek bu Haşhaşinin kim olduğunu, bunu anlatmamız lazım. İstiklaline ve istikbaline sahip çıkan milletimin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum".

QHA