KİEV (QHA) -

Ünlü Kırım Tatar tarihçi, Kırım Hanlığı ile ilgili kitapların yazarı Gülnara Abdulayeva, Rusya’nın Kırım’ı daha 18. yüzyılda işgal etmesinden itibaren Kırım Tatarlarının ulusal mirasına, Bahçesaray’daki Hansaray’a kastettiğini ifade etti.
 
Konuyla ilgili kişisel Facebook sayfasında açıklama yapan Gülnara Abdulayeva, Kırım’ın 1783 yılında Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra Hansaray’da düzenlenen çok sayıda restorasyonun saraya onarılmaz hasarlar verdiğini, beceriksiz mimarların tarihi ve kültürel öneme haiz binaların tasarımını tanınmaz şekilde değiştirdiğini söyledi.
 
Hansaray restorasyonlarının tahrip edici safhasını, Çariçe 2. Katerina’nın Kırım’a seyahatlerinin baş organizatörü Kont Grigoriy Potyomkin’in başlattığını ifade eden Abdulayeva, “Son Kırım Hanı Şahin Giray Kırım’dan ayrılır ayrılmaz, Potyomkin 1783 yılında Hansaray’ın onarılması talimatını verdi. Onarım 3 yıl sürdü. Onarım, Kırım Tatar mimarisinin özelliklerini hiç bilmeyen rastgele insanlar tarafından yapıldı. Sonuçta Kırım Tatar ve Avrupa tarzları birbirine karıştı” diye kaydetti.

Abdulayeva, bunun dışında Hansaray’ın 1822-1831 yıllarında mimar İvan Kolodin tarafından yapılan onarımı sırasında da büyük değişikliklere uğradığını vurguladı. Kolodin’in başlattığı onarım esnasında mimar William Heste’nin planında belirtilen Pers Bahçesi’ndeki binaların bir kısmı yıkıldı, oldukça yakın geçmişte yapılan restorasyon sırasında tespit edilen Kırım Tatar mimar ve ressam Ümer’in yaptığı duvar resmi de boyandı.
 
Gülnara Abdulayeva, “Kolodin’in çalışmaları mimarlar ve ressamların protestolarına neden oldu, bunun sonucunda Vali Mihail Vorontsov onarımı durdurdu. Kolodin onarımdan uzaklaştırıldı, yerine mimar Filip Elson atandı. Elson, 6 yıl boyunca Kolodin’in yaptıkları çalışmaları neredeyse tamamen değiştirdi ve olabildiğince saraya eski tarz ve görüntüsünü kazandırdı” diye konuştu.
 
Son 2 yüzyıl içinde işgalciler, Hansaray saray kompleksinin alanını 20 hektardan 4 hektara kadar düşürdü. Hansaray Çarlık polisinin kontrolü altındaydı, 1853-1856 Kırım Savaşı sırasında ise hastane olarak kullanıldı. Ancak 1917 yılında, geçici hükümeti sarayın müze olarak kullanılması gerektiğinde ikna eden Hansaray müdürü Üsein Bodaninskiy’nin çabaları sayesinde Hansaray kültürel miras olarak addedildi.
 
Ayrıca Gülnara Abdulayeva, güya restorasyon çalışmalarının yapıldığı Hansaray’daki tahribatın fotoğraflarını da paylaştı.

Daha önce Kırımlı hukukçuların Kırım Tatar tarihinin eşsiz anıtı olan Hansaray’ı korumak için yasal bir kampanya başlatmayı planladığı bildirilmişti. Konu ile ilgili açıklama yapan avukat Emil Kurbedinov, “Bizim avukat takımımız Kırım Tatarlarının tarihi ve kültürel mirası Hansaray’ı zarar verici çalışmalardan korumak için yasal kampanya başlatmayı planlıyor! İlk önce biz oluşmuş durumla ilgili Rusya Federasyonu’ndan resmi cevapları almayı düşünüyoruz” diye kaydetmişti. Avukat ilgili belgeleri aldıktan sonra, hak savunucuların uluslararası otoritelere başvuracağını belirtti.
 
Kırım Tatarlarının milli müzesi olan Hansaray, restorasyon bahanesiyle işgalci Rusya tarafından acımasız biçimde talan ediliyor. Daha önce konuyla ilgili olarak konuşan Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı ve Ukrayna milletvekili Refat Çubarov, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın Bahçesaray şehrinde bulunan ve Kırım Tatarlarının kültürel mirası olan Hansaray'ı yok eden kişilerin cezalandırılması gerektiğini ifade etti.
 
Ukrayna Kültür Bakanlığı, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın sözde yönetiminin, Hansaray’da icra ettiği yasa dışı “onarım” (tadilat) eylemlerini kararlı şekilde kınadı.
 
Rusya, Kırım Tatar mimarisinin dünyadaki tek örneği olan Hansaray'ı, restorasyon adı altında yürüttüğü uygulamalarla tahrip ederken, tam anlamıyla bir kültürel soykırıma imza atıyor.

QHA