İSTANBUL (QHA) -

Bugün 18 Mayıs'ta, Kırım Tatar sürgününün 73. yıl dönümünde, İstanbul'da düzenlenen matem mitingine katılım hayli geniş oldu.

İstanbul Kırım Derneği tarafından düzenlenen matem mitingine Kırım Tatarlarıyla birlikte sürgünün acısını paylaşan, kayıtsı kalmayan vatandaşlar da iştirak ettiler.

Galatasaray Lisesi önünde Kırım Tatar bayraklarıyla, Kırım'ın işgalini telin eden pankartlarla, Kırım Tatarlarının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun resimleriyle toplanıldıktan sonra Rusya Konsolosluğu'na doğru yürüyüşe geçildi.

Konsolosluk önüne gelinince önce sürgün dahil tüm şehitler için saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı ve Ant Etkenmen okundu.

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Celal İçten'in yazdığı basın açıklaması Bircan Başaran tarafından okundu. Basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

"Bugün; 2. Dünya Savaşı sırası ve sonrasında Sovyet-Rus rejimi tarafından sistemli  olarak soykırıma uğratılan Kırım Tatar Türklerini ve diğer Karaçay, Ahıska, Çeçen ve İnguş gibi birçok halkı saygıyla anıyoruz. Türklüğe ve insanlığa karşı işlenen bu suç bütün insanlığın ortak acısı ve utancıdır.

Kırım Tatar Türkleri 73 yıl evvel bugün yani 18 mayıs 1944 gecesi insanlık dışı muamelelerle hayvan vagonlarına bindirilerek vatanları Kırım’dan Sibirya ve orta asya çöllerine sürgüne gönderilmiştir. 

İnsanlıktan nasibini almamış Soyyet-Rus rejimi tarafından sürgün edilen binlerce Türk’ün %46’sı 22 gün süren sürgün yolculuğundave gönderildikleri sürgün bölgelerindesoğuk, hastalık ve açlıktan hayatlarını kaybederek şehit olmuşlardır. Bu saydığımız sebeblerle şehit olan yaşlı, kadın ve çocuklar iken Kırım Tatar Türklerinin erkekleri de Sovyet ordusunda almanlara karşı savaşıyorlardı.

Kızıl propogandanın aksine alman saflarında savaştığı iddia edilen Kırım Türkleri de esirler arasından toplanan zoraki gönüllülerdi.

18 Mayıs 1944 soykırımı üzerinden 73 yıl geçmesine rağmen  ile Kırım Tatar Türklerinin uğratıldığı maddi,manevi ve milli hakların hemen hemen hiçbirisi bugüne kadar tazmin edilememiştir. Hatta son 20 yıl içinde vatana geri dönebilen 350 bin Kırım Tatar Türkü’nün Kırım’ın 26 Şubat 2014’de sovyet rejiminin devamı olan Rusya tarafından işgal edilmesi sonucu tekrar 20 bin kadarı vatanlarını terketmek zorunda kalmıştır.

Geride kalanlar ise Rus idaresinin baskısı altında inlemektedir. Son rus işgalinden sonra Kırım Tatar Türklerine yönelik seri idari ve siyasi baskıların arttığı, faili bulunmayan cinayetlerin halkımızı tedirgin ettiği görülmektedir.

Kırım Tatar Türklerinin milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, kapatılan KTMM başkanı Rıfat Çubar ve birçok halk temsilcisinin Kırım’a dönmesine izin verilmediği gibi Kırım’da kalanların da üzerindekki baskılar gün geçtikçe artmakta, bazıları da kimliği meçhul kişiler (!) tarafından kaçırılıp öldürülmektedir.
Bugün Kırım’da silahlı rus güçleri tarafından kaçırılan ve bir daha kendilerinden haber alınamayan soydaşlarımızın sayısı 30’un üzerindedir.

Kırım Tatar Türklerinin evleri basılmakta, kanunsuz silahlı rus güçleri tarafından camilerimiz ve dini eğitim veren kuruluşlarımıza baskınlar yapılarak, mezarlıklarımız tahrip edilerek hem manevi değerlerimiz rencide edilmekte hem de halkımız baskı ve yıldırma taktikleri ile sindirilmek istenmektedir.

Kırım Tatar Milli Meclisi işgalci rus güçler tarafından kapatılmış, milli meclis üyeleri terörist ilan edilmiştir. Kırım türkçesi’nde yayın yapan televizyon kanalları, haber ajansları ve radyolar kapatılmış, basın mensupları devamlı gözaltına alınarak yıldırılmaya çalışılmaktadır.

Kırım’da çocuklarımızın milli eğitim alması için kurulan milli mekteplerimiz teker teker kapatılmaktadır.
18 mayıs 1944 Kırım Tatar Türklerinin sürgünü ve soykırımı sonrası Kırım’da değiştirilen ve rusça adlandırılan bütün Türkçe yer isimlerinin ukrayna idaresi altında tekrar geri iadesi işgalci rus yönetimi tarafından durdurulmuştur.

Kırım Tatar Türklerinin ‘’ak topraklar’’ dediği Türkiye, Osmanlı döneminde Kırım’dan göçen Tatar Türklerine kucak açmış, İkinci Dünya savaşı sonrasında da 20-30 bin Kırım Tatar Türklerinin  Ruslar tarafından katledilmelerini önleyerek sığınılacak güvenli bir vatan olmuştur.

Ancak Rusya’da artan ırkçılık ne yazık ki tarihin acılarından ders alınmadığının bariz bir göstergesidir. Rusya federasyonu’nu kendisine komşu ülkelere karşı uyguladığı şiddet politikası ve işgalci tutumu insanlığın yüz karasıdır. 

Bu nedenle; başka soykırımların olmasını engellemek,halan tüm Dünya’nın gözü önünde insanlığa karşı işlenen suçların önüne geçmek, en belirgin örneği Kırım Tatar Türklüğü’ne karşı işlenen soykırımını hatırlamak ve hatırlatmak din,dil ve ırk farkı gözetmemesizin hepimizin ortak görevidir.

Dünya barışını sağlamak için Rusya Federasyonu durdurulmalıdır.Bu sebeble başta Türkiye olmak üzere kardeş Türk Cumhuriyetlerinden, islam ülkelerinden ve Hür Dünya ülkelerinden destek bekliyoruz.

İnsanlık tarihinin en acı ve yüz kızartıcı soykırımlarından biri olan Kırım Tatar Türklerinin soykırımını ve vatanlarından sürgün edilişini bir kez daha hür dünya kamuoyu önünde kınıyor, soykırım ve mücadele şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.
Dünya parlamentolarından Kırım Tatar soykırımı’nın tanınmasını talep ediyoruz.

Kırım Tatar Türkleri milli yolbaşçımız Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve milli meclisimiz etrafında mücadelesine devam edecektir. Buna söz veriyoruz.

Vatan yolundaki mücadelemizde Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun.

Daha sonra Atilla Yayım hoca tarafından Kırım sürgününde hayatını kaybedenler başta olmak üzere şehitler için okunan duaya iştirak edildi. Başkan Celal İçten, Eskişehir Kırım Halkbilim Araştırma ve Spor Kulübü Derneği (EKHAD) Onursal Başkanı Recep Şen ve Kırım Tatar milli hareketi emektarlarından Veciye Kaşka tarafından Kırım sürgünü ve hala devam eden Rus baskısı ile ilgili konuşmalar yapıldı.

Rusya Konsolosluğu'nun önüne Kırım Derneği İstanbul Şubesi yönetim kurulunca siyah çelenk bırakıldıktan sonra "Kalbinde Bir Ateş Yak" etkinliği çerçevesinde mumlarla Tarak Tamga ve "73. Yıl" yazısı oluşturuldu. Ardından matem mitingi sona erdi.

QHA