KİEV(QHA) -

18 Mayı 1944 Kırım Tatar Sürgününün tüm dehşetinden geçmiş 83 yaşındaki Medine Kurtlapova, QHA muhabirine ailesinin Kırım’ın Taraktaş köyünden Rusya’nın Gorkovskaya bölgesine nasıl sürüldüğünü anlattı.

Medine Hanım, çocukluğunda Kırım Tatar Sürgününün tüm dehşetini yaşadığını söyleyerek sık sık Kırım’ın yerli halkı için cehenneme dönüşen o trajik günlerin gözlerinin önünde yeniden canlandığını ifade ediyor.

Medine Kurtlapova, NKVD görevlilerinin gece evlere gelerek toplanmak için 10 dakika süre verdikleri o uğursuz tarih hakkında hiçbir şey hatırlamıyor, ancak sürgüne götürüldüğünü ve birçok kişinin yorgunluktan ve susuzluktan öldüğü hayvan vagonlarını çok iyi hatırlıyor.

Korkunç anılarını anlatan Medine Hanım yaşadıklarını, “Sürüldüğümüz zaman ben 5-6 yaşındaydım. İlk önce bizi kamyonlara bindirdiler, sonra istasyona götürerek hayvan vagonlarına bindirdiler. Hayvan gibi pis vagonlarda 15 gün belki daha fazla yolculuk yaptık. Tren durduğu zaman, annem ve babam demiryolu yakınlarında yemek satan insanlardan yemek satın alıyordu. Kim bize yemek verecekti ki?.. Yemek verildiğini hatırlamıyorum. Böyle varış noktamıza geldik…Vagonlarda götürüldüğümüz esnada hasta insanlar ölüyordu, tren durduğu zaman onları dışarıya atıklarını hatırlıyorum. Gömmek için zaman yoktu, tren 10 dakikadan fazla durmuyordu. Eğer bir dal bulurlarsa onu cesedin üstüne atıyorlardı, bu kadar” diye anlattı.

Medine Hanım'ın anlattıklarına göre ailesi Gorkovskaya bölgesine getirildi, daha sonra orada 5-6 sene yaşadılar. Para olmadığı için aile sürekli hayatta kalma eşliğindeydi. Medine Hanım kart sistemi uygulanmaya başladığı zaman durumun biraz düzeldiğini kaydetti. Kartlara göre çalışanlara günde 300 gram ekmek, çocuklara ve ihtiyarlara 150 gram ekmek verildiğini belirtti.

Daha sonra Medine Kurpatova’nın ailesi Gorkovskaya bölgesinden Orta Asya’ya taşındı, anne babası kolhozda çalıştı. Kurpatova, çalışma şartlarının çok zor olduğunu, herşeyin toplanan pamuk miktarına bağlı olduğunu söyleyerek: "Eğer aylık kotanı tamamlarsan ekmek veriryorlardı, tamamlamazsan aç kalıyordun." dedi.

Medine Hanım son olarak şu sözleri kaydetti: “Anne babam ayda yüz kilo pamuk toplamak gerektiğini anlatmıştı. Yüz kilo pamuk toplamak kolay mı? Böyle yaşıyorlardı, Ukrayna’nın Herson bölgesindeki Partizanı kasabasına taşınana kadar. Burada küçük bir ev aldılar. Daha sonra babam erkek kardeşlerimle küçük bir ev inşa etti hala bu evde yaşıyoruz”

Medine Kurpatova artık Kırım’daki evinin nasıl göründüğünü hatırlamıyor sadece ara sıra işgal edilen yarımadadaki akrabalarını ziyaret edebiliyor.

QHA