STRAZBURG (QHA) -

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da ifade özgürlüğü sorunları ve insan hakları ihlalleri, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) çerçevesinde Strazburg’da bugün 12 Ekim tarihinde düzenlenen yan etkinliğin esas konusu oldu. 
 
Yan etkinliğe Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın Kırım Tatarlarından Sorumlu Yetkilisi, Ukrayna milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Ukrayna’nın AKPM temsilcisi Sergey Sovolev, Ukrayna Helsinki İnsan Hakları Grubu avukatı Darya Sviridova, hukukçu Roman Martınovskiy, Kırımlı gazeteci Anna Andriyevskaya ve Kırım Tatar Milli Meclisi üyesi, Kırım Haber Ajansı (QHA) Müdürü Gayana Yüksel katıldılar.
 
Etkinlik esnasında katılımcılar, katılımcılara Rusya tarafından işgal edilen Kırım’daki enformasyon durumu ve aktivistlerin yanı sıra Rus propagandasına göre alternatif bilgiler sunan gazetecilere yönelik takibat hakkında bilgi verdi. 
 
Kırım’ın günümüzdeki statüsünün kamuya açık şekilde tartışılması veya bu konuda şahsi fikrin bildirilmesinin cezai sorumluluğa neden olduğunu anlatan gazeteci Anna Andriyevskaya, Rusya Ceza Kanunu’na 5 yıl hapis cezasını öngören yeni 280.1. maddenin eklendiğini bildirdi. Günümüzde Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov ve gazeteci Nikolay Semena’nın aleyhinede bahsi geçen maddeye göre dava açıldığı hatırlatıldı.

Ayrıca Andriyevskaya, Kırımlı ve Ukraynalı gazetecilerin yanı sıra yabancı medyaların temsilcilerinin de, yani Kırım’ın Ukrayna’ya ait olduğuna yönelik tutumunu açık şekilde bildirenlerin de söz konusu maddeye göre takibata uğrama riski altında olduğunu belirtti. 
 
Kırım’dan ayrılmak zorunda kalan Kırım Haber Ajansı’nın (QHA) Müdürü Gayana Yüksel, işgalci yönetimin Ukrayna yanlısı medyalara yönelik benzer davranışının birkaç aşama çerçevesinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Sorgu ve tehditlerden, baskın ve enformasyon kaynaklarının tamamen kapatılmasından, Kırım’daki olayları bağımsız olarak yayınlayan sıradan aktivistlerle mücadeleye kadar birçok meseleye değinildi.
 
Gayana Yüksel, “Günümüzde işgalciler Kırım Tatarlarını terörist ve aşırıcı olarak göstermeye çalışıyorlar. Kırım Tatar Milli Meclisi’ne karşı dava dahil olmak üzere tüm davalar düzmece, bunların hepsi korkutma çabaları. Kukla medyaları seve seve konuyu şişiriyor” şekilde konuştu.
 
Bahçesaray’da güya Hizb-ut Tahrir örgütü üyesi olmakla suçlanan Kırım Tatar aktivistlerinin evine baskın düzenlenerek gözaltına alınması yanı sıra soydaşlarını desteklemek için toplanan Kırım Tatarlarının da gözaltına alınması işgalcilerin benzer davranışın son örneklerinden biri oldu.
 
Avrupalı milletvekilleriyle ilgili durumda bulunulması gereken eylemlere ilişkin ortak görüşü paylaşan Yüksel, gazetecilere yönelik suç işlenmesiyle ilişkili olan insanlara karşı dava açılması, kişisel yaptırım uygulanması, Kırım’daki durumun gözlemlenmesi için insani alanların oluşturulması ve Kırım meselesinin uluslararası arenada düzenli olarak ele alınması gerektiğini kaydetti.

Bilindiği gibi Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın Bahçesaray şehrinde, 11 Ekim tarihinde işgalci kolluk kuvvetleri, Kırım Tatar aktivistler Timur İbragimov, Süleyman (Marlen) Asanov, Memet Belalov, Server Zekeryayev, Ernest Ametov ve Seyran Saliyev’in evlerinde arama düzenledi.
 
Evlerinde arama yapılan 6 Kırım Tatarları Akmescit'te FSB binasına götürülürken, onlara destek vermek için gelen ve gözaltına alınan soydaşları Bahçesaray polis şubesine götürüldü. Aramalar sırasında işgalci kolluk kuvvetleri görevlilerin her zamankinden daha da sert davrandığı belirtildi. Avukatların olay yerlerine geçmesine izin verilmediği, internet, telefon bağlantısının bloke edildiği, tüm şehrin kuşatıldığı aktarıldı. 
 
Toplam olarak Bahçesaray’da 15 Kırım Tatarının gözaltına alındı. Evlerinde arama yapılan Kırım Tatarlarına desteklerini gösterdiklerinden dolayı gözaltına alınan 9 Kırım Tatar aktivist, Rusya İdari Hukuku’nun 20.2.2. maddesinin 1. Fıkrasına göre “vatandaşların kamuya açık yerlerde kamu düzeninin bozulmasına neden olarak toplu şekilde bulunmalarını ve/veya hareket etmelerini organize etmek”le suçlanıyor.
 
Gözaltıların ardından Rus propaganda medyaları, işgal edilen Kırım’da güya Rusya’da yasak olan Hizb-ut Tahrir örgütünün faaliyetlerinin engellendiğine dair bilgiler yaydı.
 
Bahçesaray’daki sözde mahkeme, akşamın geç saatlerine kadar devam eden duruşmalarda, evinde arama yapılan soydaşlarını desteklediği için gözaltına alınan 9 Kırım Tatarının 8’ini para cezası keserek serbest bıraktı. Kırım Tatar aktivistlere 10-20 bin ruble (175-350 dolar) tutarında para cezaları verildi. Verilen para cezalarının toplam tutarının 100 bin ruble (1750 dolar) olduğunu belirtildi. 

QHA