AKMESCİT/ SİMFEROPOL (QHA) -

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın sözde Yüksek Mahkemesi’nde, Yalta şehrinde ve havalisinde sözde Hizb-ut Tahrir davası kapsamında gözaltına alınan Emir Üsein Kuku ile Vadim Siruk’un Akmescit’in Kiev Bölge Mahkemesi’nin tutukluluk sürelerini 8 Şubat 2017 tarihine kadar uzatma kararına itiraz dilekçeleri incelendi.

Avukat Emil Kurbedinov yaptığı açıklamada, “Duruşma sırasında Vadim Siruk kendisine, diğer Kırımlı Müslümanlara ve siyasi tutuklulara karşı açılmış olan davaların uydurulmuş olduğunu, kolluk kuvvetleri görevlilerinin tehditleri, baskıları, zorunlu psikiyatri, tehlikeli suçlularmışçasına muamelesi görmeleri, FSB görevlilerinin dünyaya empoze etmeye çalıştığı (radikalizmle ilgili) “korkunç masallar”, Kırım’ın yerli halkını terörist olarak lanse etme çabaları, hukuksuzluk, Rusya’daki yasaların sadece kağıt üzerine olması ve başka pek çok şey hakkında daha konuştu. Vadim, ona ve diğer siyasi tutuklulara karşı itiraf ifadesi alabilmek için defalarca baskı uygulandığını bildirdi. Ayrıca gizli servislerin Müslümanların evlerinde silah depoları bulunduğu ve onların çok tehlikeli suçlular olduğu hakkında söylentiler yaydığını, ancak çoğu insanın oyunlarının farkına varmaya başladığını ve gözlerini açıp kimin gerçekten suçlu olduğunu ve halka karşı terör uyguladığını görmeye başladığını ifade etti!” diye anlattı.

Avukat sözde mahkemenin hem Emir Üsein Kuku’nun, hem de Vadim Siruk’un itiraz dilekçelerini reddettiğini bildirdi.

Bilindiği gibi, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın Yalta şehrinde ve bölgesinde sözde Hizb-ut Tahrir davası kapsamında gözaltına alınan Emir Üsein Kuku, Vadim Siruk, Enver Bekirov, Muslim Aliyev, Refat Alimov ve Arsen Ceparov olmak üzere 6 Kırımlı Müslüman hakkında zorunlu psikiyatri muayenesi yapılması kararı verildiği bildirilmişti.
 
Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) görevlileri 11 ve 12 Şubat tarihlerinde Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da "terör örgütüne” mensup oldukları şüphesiyle birçok kişinin evinde arama yaptı. Yapılan aramalar sırasında birçok kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların bir kısmı aynı gün serbest bırakılırken, Emir Üsein Kuku, Vadim Siruk, Enver Bekirov ve Muslim Aliyev mahkemeye çıkarıldı, mahkeme söz konusu gençlerin tutuklu kalmasına karar verdi.
 
Temmuz ayının sonunda Kırımlı Müslümanların avukatı Aleksandr Popkov, Emir Üsein Kuku, Vadim Siruk ve Refat Alimov işgalciler tarafından “tehlikeli tutuklular” olarak kabul edilerek Akmescit nezarethanesinin “tehlikeli tutukluların” bulunduğu bölümüne sevk edildiğini bildirdi.
 
8 Aralık tarihinde Emir Üsein Kuku’nun psikiyatri kliniğine gönderildiği öğrenildi.
 
Bununla birlikte Emir Üsein Kuku’nun tutuklanmasından sonra da işgalciler tarafından aleyhine baskılar devam ediyor. Böylece Kuku’nun annesi Munira Abduraimova, işgalcilerin Emir Üsein Kuku’nun ebeveyn haklarını elinden almak istediğini bildirdi.
 
Bahçesaray şehrinde 12 Mayıs 2016 tarihinde sözde Hizb-ut Tahrir davası kapsamında tutuklanan Kırım Tatarları Zevri Abseitov, Remzi Memetov, Rüstem Abiltarov ve Enver Mamutov olmak üzere “Bahçesaray Dörtlüsünün” tutukluluk sürelerinin uzatılmasının 7 Ocak’ta incelenmesi planlanmıştı ancak sonra duruşma 10 Ocak’a ertelendi.
 
Kırım’ın Bahçesaray şehrinde, Kırım Tatarlarının toplu olarak yaşadıkları Hanlar Çayırı (6. Mikrorayon) mahallesinde 12 Mayıs tarihinde 5 Kırım Tatarının evinde ve Kırım Tatarlarına ait Karavansaray Kafe'de arama yapıldı. Aramalar sonrasında Zevri Abseitov, Remzi Memetov, Rüstem Abiltarov ve Enver Mamutov olmak üzere 4 kişi gözaltına alındı. Bahsi geçen kişiler, Rusya’da yasak olan Hizb-ut Tahrir örgütüne üye olmakla suçlandı.
 
Son olarak Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın başkenti Akmescit’teki Kievskiy Bölge Mahkemesi, 7 Ekim tarihinde yaptığı duruşmada Hizb-ut Tahrir davası kapsamında gözaltına alınan Enver Mamutov, Zevri Abseitov, Rüstem Abiltarov ve Remzi Memetov’un tutukluluk sürelerini 12 Ocak 2017 tarihine kadar uzattı.
 
Sözde Hizb-ut Tahrir davası bahanesiyle FSB işgal edilen Kırım’da muhalif Kırım Tatarları ve Müslümanlara karşı baskı uyguluyor. Terörizm şüphesi ve aşırıcılıkla mücadele bahanesiyle işgalci kolluk kuvvetleri evlere baskın, yasa dışı aramalar düzenliyor ve insanları tutukluyor.

QHA