AKMESCİT/SİMFEROPL (QHA) -

Rus işgalinden sonra Kırım’da yaşayan Kırım Tatarları yarımadanın dışına itiliyor.

Boris Nemtsov Vakfı tarafından hazırlanan raporda, “Yerli nüfusun, özellikle de Kırım Tatarlarının ve Kırım Tatar aktivistlerin yarımadadan itilmesi açıkça gözlemleniyor. Rus vatandaşlığını reddederek Ukrayna vatandaşlığını koruyanlara karşı normal yaşamla uyumsuz hayat koşulları oluşturuluyor.” denildi.

KırımSOS sivil teşkilatının verilerine göre, 2016 yılında işgal edilen yarımadada 280 insan hakları ihlali vakası kayda geçirildi. Üç insan kaçırıldı, 32 yeni düzmece dava açıldı, en az 177 kişi gözaltına alındı, 50 yasa dışı arama yapıldı, en az 7 kişi zorunlu psikiyatrik muayeneye gönderildi.

Rapora göre, İşgal edilen Kırım’da 2014 yılından beri 15 insan kaçırıldı veya kayboldu. Bunlar çoğunlukla Kırım’ın işgaline karşı çıkan Kırım Tatarları, sivil aktivist ve gazeteciler.

Hak savunucularının verilerine göre, geçen sene içinde işgal edilen Kırım’da ve Rusya’da yasa dışı olarak hapse atılan Ukrayna vatandaşlarının sayısı neredeyse iki kat arttı.

Uluslararası Af Örgütü Avrupa ve Orta Asya Direktörü John Dalhuisen, “Rusya Kırım’ı işgal ettikten sonra, yönetimdeki yetkililer, muhalifleri korkutmak için çeşitli yolları kullanıyor, geçen sene Mart-Eylül arası gerçekleşen insan kaçırma dalgası, açıkça eleştiri yapanların yarımadayı terk etmeye zorladı. Kalanlar ise kararlı bir şekilde muhalifleri susturmayı hedefleyen yönetim tarafından zulüm görüyor.” diye kaydetti.

Soruşturma faaliyetleri sırasında işgalcilerin işkence yaptığını gösteren kanıtlar var.

Kırım’daki Rus işgalci yönetimin etnik, din ve siyasi ayrımcılık yaptığını kaydeden hak savunucuları, raporda, “Yarımada sakinleri asılsız gözaltı ve tutuklamalara maruz kalıyor. Masumiyet karinesi ilkesi hiçe sayılıyor, Kırımlılar siyasi güdümlü düzmece davalara göre yargılanıyor, bağımsız ve tarafsız yargı diye bir şey yok” diye belirtti.

 

Daha önce, Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, günümüzde Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın işgaline son vermeye yönelik aktif stratejiye geçmek için tüm koşulların mevcut olduğunu ifade etmişti.

QHA