KİEV (QHA) -

Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın Kırım Tatarlarından Sorumlu Yetkilisi, Ukrayna milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Milli Hareketi’ne büyük katkılar sağlayan Ukraynalı general, Sovyet rejimi muhalifi ve insan hakları savunucusu Petro Grigorenko’nun Kırım Tatar halkına Sovyet yönetimi ile mücadele taktiğini değiştirme ve kararlı taleplere geçmeye sevk ettiğini ifade etti.
 
Kiev’de 20 Ekim tarihinde Kırım Tatar Milli Hareketi’ne büyük katkılar sağlayan Ukraynalı general, rejim muhalifi ve insan hakları savunucusu Petro Grigorenko’nun doğumunun 110. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen anma akşamında QHA muhabiriyle Petro Grigorenko ile ilgili anılarını paylaşan Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, “Petro Grigorenko’nun Stalin kamplarının tutuklusu yazar Kosterin’in doğum günü vesilesiyle düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşma, Kırım Tatar milli hareketinin daha kararlı hareket eder hale gelmesinde büyük etkisi oldu. Grigorenko bizi strateji ve taktiğimizi değiştirmeye, Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi ve hükümete, yani halkımıza karşı işlenen tüm suçların sorumlularına adalet çağrıları yapmaya son vererek daha kararlı taleplerde bulunmaya sevk etti.” diye konuştu.
 
Grigorenko’nun ikamet ettiği dairenin KGB’nin (SSCB Devlet Güvenlik Komitesi) düzenli gözetimi altında olduğunu ifade eden Kırımoğlu, Grigorenko’nun Güvenlik Komitesi ajanları tarafından takip edilmeden markete yiyecek almak için bile gidemediği bilgisini paylaştı. Bununla birlikte Sovyetler yönetimi, uzun süre general Grigorenko’yu tutuklamaya cesaret edemedi. Grigorenko’nun halk arasındaki popülaritesi ve Batı’daki şöhreti Sovyet yönetiminin doğrudan baskı yapmasına engel oluyordu.

Kırımoğlu bununla ilgili bazı anılarını da paylaşarak, “Örneğin, sıradan bir insanın evinde yapılan arama esnasında, Kasterin’in doğum gününde yaptığı konuşma başta olmak üzere Petro Grigorenko’nun makalelerinin bulunması halinde bu, o insanın Sovyet düzenini gözden düşürmeye yönelik belgeler bulundurmak ve yaymak suçlamasıyla tutuklanması için yeterliydi. Örneğin, 21 Nisan 1968'de Taşkent yakınındaki Çirçik kentinde gelenksel bayramlarımızdan olan Derviza Bayramını kutlamak için toplanan birkaç bin Kırım Tatarı dağıtılarak darp edilmişti. İçlerinden bazıları tutuklanıp mahkemeye verildi. Bu eziyetin esas nedeni KGB’nin verilerinde yazılana göre milli hareket aktivistlerinin söz konusu bayramda Grigorenko’nun bir konuşmasını okumayı planlamalarından ibaretti” dedi.
 
Kırım Tatarlarının, Grigorenko’nun herhangi bir provokatör eliyke öldürülerek mahkeme dışı şekilde cezalandırılmasından korktuğunu ifade eden Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, o zaman, Grigorenko’nun ikamet ettiği daireyi gizlice gözlemlemesi ve şehirdeki ziyaretleri esnasında kendisine eşlik etmesi için Özbekistan’dan Moskova’ya genç Kırım Tatarlarından oluşan özel bir grubunun gönderilmesine karar verildiğini belirtti.
 
Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu bu tedbirle ilgili olarak da, “Grigorenko’nun kendisinin bile bundan uzun zaman haberi yoktu. Bir kez bana, son zamanlarda evinin yakınlarında ve gezerken kendisini izleyen Rus olmadıkları belli bazı şahısları fark ettiğini söylemişti. Ben ise: 'Bu gençlerden korkmayabilirsiniz, tam tersine gerektiğinde onların yardımını bekleyebilirsiniz' diye cevap vermiştim. Petro Grigorenko, şaşkınlıkla bana baktı ardından gülmeye başladı” diye kaydetti.
 
Petro Grigorenko’nun evinde yapılan ve tanığı olduğu aramanın bazı ayrıntılarını paylaşan Kırımoğlu, “Aramanın başlamasından birkaç saat sonra, ortadaki koşuşturmacadan yararlanarak kaçma girişiminde bulundum ama başarılı olmadım. Grigorenko’nun oldukça yüksek bir binanın 3. katında bulunan dairesinin penceresinden atlayarak ayağımı kırdım, gözaltına alınarak önce polis şubesine, ardından ise ayağımın alçıya alındığı Sklifosovskiy hastanesine götürüldüm. O sefer beni tutuklamadılar. Bunun ilk nedeni, Grigorenko’nun evinde arama yapılması ve benim başarısız atlamam ile ilgili bilgiler derhal birçok batı radyosu tarafından yayınlanmıştı, ikincisi ise onlar beni Moskova’da tutuklamak istemiyordu” dedi.
 
Ardından kendisi, Petro Grigorenko ve şair İlya Gabay’a karşı ortak bir davanın açıldığını aktaran Kırımoğlu, kısa bir süre sonra general Grigorenko’nun aleyhine açılan davanın bu davadan ayrıldığını belirtti. Sovyet yönetimi bilindiği gibi bu davanın ardından Grigorenko’yu yargılamaktan vazgeçip psikiyatri hastanesine göndermeye karar verdi.
 
Kırım Tatar halkının lideri bu esnada yaşananları, “Grigorenko, Taşkent’te KGB hapsinde, Moskova’da Serbskiy Enstitüsü’nde ve Çernyahovsk’un özel psikiyatri kliniğinde, düzenli darp, protesto amacıyla açlık grevleri sırasında dişleri kırılarak zorla yemek yedirme, sadist doktorlar tarafından yapılan korkunç acılar veren klorpromazin iğneleri, saldırgan akıl hastalarının bulunduğu dar odalara kapatılma dahil olmak üzere insanlık dışı işkencelere dayandı. Ama yine de en korkunç fiziksel ve manevi işkenceler, bu cesur insanın iradesini hiç kırmadı” diyerek aktardı.

Grigorenko nihai olarak psikiyatri kliniğinden 26 Haziran 1974 tarihinde serbest bırakıldı. Serbest bırakılmasına bir hafta kala Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu tekrar tutuklandı. General Grigorenko, henüz tutuklanmayan muhaliflerle temaslar kurarak hak savunma faaliyetlerine yeniden başladı.
 
Mart 1978’de Grigorenko’nun ABD’de tedavi gördüğü esnasında Sovyetler yönetiminin kendisini Sovyet vatandaşlığından çıkarttığını ifade eden Kırımoğlu bununla ilgili olarak da, “Grigorenko ağlamıştı, çünkü halkının sadık oğluydu ve korkunç yoksulluğuna, hapishane, kamp ve psikiyatrik hastanelerele dolu bir ömür sürmesine rağmen kalın kafalı ve küstah yetkililerin yönettiği ülkesinde olmak istemişti. Çünkü sonuçta vatanıydı, halkı, dostları ve arkadaşları buradaydı” dedi. 
 
Bilindiği gibi 1999 yılında Kırım Tatarları Akmescit’in merkezindeki Sovyetskaya Meydanı’nda General Petro Grigorenko anısına anıt dikmişlerdi.

 
Petro Grigorenko kimdir?
 
SSCB’de rejim muhalifi hareketin liderlerinden olan Petro Grigorenko (16 Ekim 1907 Zaporijya – 21 Şubat 1987 New York), Stalin tarafından haksız bir şekilde sürgün edilen Kırım Tatarlarının vatan Kırım’a dönüşüne yardım eden kişilerin arasında idi.
 
General Grigorenko Kırım Tatarlarının milli hareketine destek vermek için 1969'da Taşkent'te yapılan mahkemeye katılmış, burada tutuklanarak akıl hastanesine kapatılmıştı. 1977 yılında Amerika’ya göç eden Grigorenko, 21 Şubat 1987 tarihinde New York’ta yaşama veda etti.

QHA