ANKARA (QHA) -

QHA (Kırım Haber Ajansı) olarak Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü akademisyeni, Prof. Dr. Gürer Gülsevin ile işgal altındaki Kırım üzerine konuştuk. Kırım denilince Türkiye’de yaşayan herkesin yüreğinde bir sızı olduğunu dile getiren Gülsevin, dil üzerine çalışmalar yaptığını hatırlatarak Kırım Tatarca’yı değerlendirirken hem Oğuz, hem de Kıpçak lehçesine benzediğini aktardı.

Türkiye’de çok fazla Kırımlı'nın yaşadığını, Kırım Tatarları'nın çalışkan, ahlaklı ve dürüst insanlar olarak bilindiğinden bahseden Gülsevin, Kırımlılar'ın dünyanın neresine giderlerse gitsinler büyük başarılara imza atacaklarına inandığını övgüyle QHA mikrofonlarına anlattı.

Başarılı filolog eşiyle beraber yaptıkları Kırım ziyaretinde bölgeyi ve insanlarını çok sevdiğini ve orada iyi arkadaşlıklar edindiğini vurguladı. Kırım üzerine yaptığımız sohbeti sonlandırırken, Kırım halkına kendine özgü mesajını iletmek isteyen Prof. Dr. Gürer Gülsevin şunları kaydetti: “Kırım'daki bütün kardeşlerime büyüklerime küçüklerime selam gönderiyorum. Canı gönülden sevgilerimi ve saygılarımı gönderiyorum. Bütün Kırım buraya gelse başımızın üzerinde yeri var ama tabi en güzel olanı (insanların) kendi yurdunda yaşayabilmesi. Orada da yaşayabiliyorsunuz ama inşallah gönlünüzün istediği gibi yaşayabileceğiniz bir ortam olur, sizi çok seviyoruz.”

QHA