Ukrayna’nın Odesa şehrinde 2. Dünya Savaşında Nazilerce katledilen Romanlar anıldı.
Anma etkinlikleri, 2 Ağustos Dünya Çingene Soykırımı Kurbanlarını Anma Günü dolayısıyla Odesa’nın Prohorov parkında bulunan Ukrayna’daki tek Nazi kurbanı romanlar anıtının önünde düzenlendi.
Bölge Roman Kongresi Başkanı Sergey Yermoşkin, Domanevsk toplama kampındaki olayları ele alan “Çingene Barakası” kitabının ve Ukraince ve Romanca olarak çingene soykırımını ele alan tarihi kitabın hazırlandığını dile getirdi. Bunun yanı sıra Roman kongresi tarafından İkinci Dünya Savaşı sırasındaki Roman katliamı hakkında “Kalitraş” internet sitesinin hazırlandığını da belirten Yermoşkin, söz konusu sitede nazizm mağduru Romanların ve onların akrabalarının hatıraları, fotoğraflar yer alacak. Öte yandan Odesa Devlet arşivi ile yapılacak işbirliği çerçevesinde Odesa bölgesinde katledilen Romanlar hakkında hatıra kitabı hazırlanacak.
Çingene soykırımı, Nazi politikasının bir kısmı olarak 1935-45 yılları arasında meydana geldi. Nazilerin iktidara gelmesiyle birlikte, Almanya'da yaşayan Çingeneler üzerinde de baskı politikası başladı. Nürnberg Kanunları'nın hazırlayıcılarından olan Dr. Hans Globke 1936 yılında yaptığı açıklamayla, "Çingenelerin yabancı bir ırk" olduğunu söyledi. 14 Aralık 1937'de yayınlanan bir karar ise Çingeneleri "iflah olmaz suçlular" olarak tanımladı ve Alman toplumdan izole edilmelerini karara bağladı. 1938'in başından itibaren, Çingeneler Nazi görevlileri tarafından yakalanıp toplama kamplarına gönderilmeye başlandı. Daha sonra Alman Sağlık Bakanlığı'nın Irk Araştırmaları Bölümü'nden Eva Justin hazırladığı bir doktora tezinde, Çingeneleri "Alman ırkının saflığı için çok büyük bir tehlike" olarak tanımladı. Buchenwald kampında Çingeneler için özel bir bölüm oluşturuldu. Mauthausen, Gusen, Dautmergen, Natzweiler ve Flossenburg kamplarına gönderilen Çingenelerin de çoğu buralarda katledilecekti.
Bir yandan da Çingenelere yönelik zoraki bir kısırlaştırma programı uygulamaya kondu. Dusseldorf-Lierenfeld'teki bir hastanede yapılan ameliyatlarda, Çingene olmayan erkeklerle evlenen Çingene kadınlar zorla kısırlaştırıldı. Bazıları kısırlaştırma sırasında hayatlarını yitirdi. Özellikle de hamile kadınlar üzerinde yapılan kısırlaştırma ameliyatlarının çoğu ölümle sonuçlandı.
Çingenelerin toplu imhası 1941 Yazı'nda başladı. Bu dönemde Çingeneleri bulmak, öldürmek ya da toplama kamplarına göndermek için özel Einsatzgruppe timleri kuruldu. Almanya'dan on binlerce Çingene (kadın, yaşlı, çocuk ve bebek dahil) Polonya'ya ve oradan Belzec, Treblinka, Sobibor ve Majdanek toplama kamplarına gönderildiler. Hollanda, Fransa ve Belçika'dan yola çıkarılan 30 bine yakın Çingene de Auschwitz'e gönderildi. Bu insanların çok büyük bir bölümü Naziler tarafından öldürüldü. Auschwitz Müzesi Tarih Bölümü Müdürü Dr. Franciszek Piper'e göre, Auschwitz'in bir parçası olan "Birkenau'ya 23 bin Çingene transfer edilmiş ve bunların 21 bini öldürülmüştü . Auschwitz kumandanı Rudolf Hess'in anılarında yazdığı gibi, öldürülen bu Çingenelerin arasında "çok sayıda çocuk, yaşı neredeyse yüze varan yaşlılar ve hamile kadınlar" vardı.
UNESCO yayınları arasında yer alan "Nazi Terörünün Mağduru Çingeneler" başlıklı bir makalede: “Polonya'da ve Sovyetler Birliği topraklarında Çingeneler hem ölüm kamplarında hem de açık arazide katledilmişlerdir... Nazilerin geçtikleri her yerde Çingeneler tutuklanmış, sürülmüş ve öldürülmüştür. Yugoslavya'da Yahudilerin ve Çingenelerin idamları 1941 Ekimi'nde ormanlık alanlarda yürütülmüştür. Köylüler, idam yerlerine götürülmek için kamyonlara yüklenen çocukların ağlayışlarını ve çığlıklarını hala hatırlamaktadırlar.” Deniliyor.

Ne kadar Çingene'nin Naziler tarafından öldürüldüğünü tespit etmek zor. Son araştırmalara göre Nazi kurbanlarının sayısı 150 ila 200 bin arasında.

Yunus Kırımlı



QHA