İSTANBUL (QHA) -

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ziyadin Çakır, 1912 depreminin bittiği yerden başlayacak yeni bir kırığın doğuya doğru ilerlerken bu zona gelirse yavaşlayıp durabileceğini belirterek, "Bu komplikasyonun varlığının bilinmesi de oluşacak Marmara depreminin beklenenden daha küçük olma ihtimalini artırmaktadır" dedi.

Prof. Dr. Çakır, Marmara Denizi tabanında ve etrafındaki karasal alanlarda yapılan bilimsel çalışmalar ve olası Marmara depremi ile ilgili bugün (6 Mart) Anadolu Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu.

Birbirini deviren domino taşları misali 1939 Erzincan Depremi'yle başlayan deprem silsilelerinin 1999 Marmara Depremi'yle İstanbul'a kadar ulaştığını ifade eden Çakır, Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara'nın batısında karaya çıktığı Şarköy ile Saros Körfezi arasındaki bölümünün 1912'de büyük bir depremle kırıldığı hesaba katıldığında, arada Marmara Denizi içerisinde kırılmayan büyük bir parçanın kaldığının görüldüğünü kaydetti.

 

Çakır, yakın zamanda deniz içi ve dışında yapılan çalışmalardan elde ettikleri sonuçlara göre Marmara Denizi'nde kırılmayan bu parçanın bir bölümünün de enerjisini deprem üretmeksizin sürekli olarak boşalttığını dile getirdi.

"Krip" adı verilen bu hareketin fayın içinden geçtiği kayaçların özelliklerine bağlı olarak geliştiğini anlatan Çakır, şöyle devam etti:

"Fayların büyük çoğunluğu yer yüzünden 10-15 kilometre derinliklere kadar yapışıktır. Ancak üzerilerinde uzun süreden beri devam eden baskılar belirli bir seviyeye gelince kırılırlar ve bu da depremlerin oluşmasına neden olur. Ancak bazı zayıf kayaçlar fayın yapışmasını engellemektedir. Dolayısıyla bu tür kayaçların içinden geçen faylar deprem üretmeksizin sürekli bir şekilde kayarak enerjisini kısmen veya tamamen boşaltabilir. Bu da fayın deprem anında davranışı üzerinde bir tür komplikasyona neden olmaktadır. Örneğin bu tür zonlar bir deprem kırığının ilerlemesini durdurabilmektedir. Dolayısıyla Marmara Denizi içindeki bu krip zonu, Adalar civarında başlayan bir deprem kırığının batıya doğru ilerlemesini durdurarak, depremin daha fazla büyümesine engel olabilir. Aynı şekilde 1912 depreminin bittiği yerden başlayacak yeni bir kırık yine ortaya, yani doğuya doğru ilerlerken bu zona gelirse yavaşlayıp durabilir. Bu zonun varlığının tespit edilmesi oldukça önem arz etmektedir. Bu demek değildir ki kesinlikle bu zon ileride oluşacak beklediğimiz büyük bir depremi durdurabilir. Onu da geçerse o zaman 7.2-7.4'e ulaşan büyüklüklerde bir depreme neden olabilir. Sonuçta depremin büyüklüğünü kontrol eden tek şey, kırılan fayın uzunluğudur. Dolayısıyla bu komplikasyonun varlığının bilinmesi de oluşacak olan Marmara depreminin beklenenden daha küçük olma ihtimalini artırmaktadır. Böyle bir zon olmasaydı fayın boydan boya kırılma ihtimali de çok daha yüksek olurdu."

"7'nin üzerinde olma olasılığı düşük ama maalesef 'olmaz' diyemiyoruz"

Prof. Dr. Çakır, 1999 Marmara Depremi olduğunda kırığın nerede sonlandığının ciddi bir soru işareti olduğunu ancak bugün kırığın Yalova açıklarına kadar sürüp orada durduğunun bilindiğini söyledi.

1912 depreminde fayın Mürefte'den girdiğinin bilindiğini ama nerede durduğu konusunda görüş birliği bulunmadığını belirten Çakır, şunları anlattı:

"Sonuçta en kötü ihtimalle Yalova ile Marmara Adası'nın üzerinde kırılmamış bir alan var. Bu alanı en son kıran 1766 depremleri. Bunca yıldır burada deprem olmuyor. Bu mesafe yaklaşık 70 kilometre. Dolayısıyla bu 70 kilometre aynı anda kırılırsa başka, 50 kilometresi kırılırsa başka bir deprem olacak. Orta bölümdeki bu komplikasyon, fayın enerjisini depremsiz boşaltması, bir olasılık depremin fayın kısa bir bölümünü kırma olasılığını artırıyor. Öyle bir şey olmasaydı geri kalan parça muhtemelen tek bir seferde kırılacaktı ama böyle bir zonun varlığından dolayı 7 civarında daha küçük bir deprem oluşabilir. 7'nin üzerinde olma olasılığı düşük ama maalesef 'olmaz' diyemiyoruz. Oradaki komplikasyona neden olan o krip eden zonun eğer bir kısmı hala tutunuyorsa, tamamen boşalmıyorsa, deprem kırığı o hattı geçebilir."

 

 

QHA