BUDAPEŞTE (QHA) -

Macaristan’da yapılan bir gen araştırması “Macar kimlik” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Söz konusu araştırmanın amacı, bundan bin yıl önce, kavimler göçünün bir parçası olarak Orta Avrupa'ya gelen ve bu topraklara yerleşen ilk Macar boylarının genetik olarak kimlere daha çok benzediğini ortaya çıkarmaktı.

Macar insanları genetik olarak Orta Avrupalı olarak biliniyor. Yani Macarların genomu çevre halkların, Çeklerin, Slavların, Ukraynalıların, Avusturyalıların genlerine çok benziyor

Macarların bin yıldır bu topraklarda yaşamış olması nedeniyle, komşu halklarla karışmanın bir sonucu olarak, artık genetik anlamda Asya ile bir ilişkisi bulunmuyor.

Acaba bin yıl önce durum neydi?

Göçebe bir halk olan Macarlar bugünkü topraklarına yerleştiklerinde genetik çerçevede nasıl oldukları, daha çok kime benzedikleri merak konusu olmaya devam ediyor.

Macar boylarının Orta Avrupa'ya geldiği yıllarda bu kavmi yöneten ve daha sonra da ülkenin ilk kralı olan Arpad hanedanından III. Bela'nın kemik örneklerinden alınan DNA'larda bu sorular cevaplarını buluyor.

Bahse konu olan araştırmanın sonucu o dönem Macarların genlerinin Asya kökenli olduğunu ortaya koydu.

Aynı araştırma bin yıl önce bu topraklara yerleşen ilk Macar boylarından bir grup insanın yeni bulunan mezarlarındaki kalıntılar üzerinde de yapıldı.

Sonuç aynıydı: İlk Macarlar Asya kökenliydi ve hatta genleri yüzde 25-30 oranında Asya Türklerinin genleriyle benzeşiyordu.

Bu araştırmalara gösterilen ilgi yüzyıllardır devam eden tartışmanın Macarlar açısından hala çok güncel olduğunu ortaya çıkardı.

 Macarlar Türklerle akraba mı?

Macar tarihçileri Macar kavminin hangi bölgeden geldiğinin bilinmediğini söylüyorlar. Çünkü o dönemlerden tarihsel kayıtlarda Macarlara ait bilgi bulunmuyor.

Bilindiği gibi bir halkın kökenine inmede yardımcı olabilecek bir diğer araç o halkın lisanıdır. Ancak Macarcanın bilinen hiçbir dille akrabalık ilişkisi bulunmamasına rağmen dil bilimcileri Macarcanın Türkçe ya da Fince ile ilişkisi olduğunu varsayıyorlar.

Hatta uzun tartışmaların ardından Türkçeden çok Finceye benzediği konusunda oluşan bir mutabakat da vardılar.

Ancak bilim insanlarının bu öngörüsü kamuoyunu tatmin etmiyor.

Avrupa'da Hun azınlığın tanınması için imza topladılar

Macarcanın Türkçe ile bağlantısı olduğu, Macar halkının da Asya'nın Türk halklarıyla akrabalık içinde bulunduğu iddiası halk arasında inatla yaşamaya devam ediyor. Macarların Türklere olan ilgi ve yakınlığı eskiden bei var olan bir gerçek olarak görülüyor.

Ortada nesnel hiçbir kanıt olmamasına rağmen Macarların atalarının Hunlar olduğu, dolayısıyla Türklerle de akraba oldukları savı yüzyıllar öncesinden bugünlere kadar gelen bir iddia olarak gündeme gelmeye devam ediyor.

Hun ilişkisi halk arasında öylesine güçlü ki Macaristan'ın Avrupa Birliği'ne katıldığı ilk yıllarda kendilerini Hun olarak gören on binlerce Macar imza toplamış ve Hunları Avrupa Birliği'nde bir azınlık olarak kabul ettirmeye çalışmıştı.

Bu girişim Hunların bir dili ve kültürü olmadığı, dolayısıyla bugün artık kimsenin kendisine Hun diyemeyeceği gerekçesiyle reddedilmişti.

Bizans 1000 yıl önce Macaristan'a neden "Türkiya" dedi?

Türklerle olan akrabalık iddialarına gelince: Bu iddianın kökenleri de çok eskiye uzanırken, bu konuda tarihsel kanıtlar da bulunuyor.

Bunların arasında en somutu Bizans kökenli olan,  Macar Krallığı'nın ilan edildiği M.S. 1000 yılında Macar Kralına Bizans tarafından hediye edilen tacın üzerinde "Türkiya'nın Kralına" ibaresi bulunuyor. Bu taç Macar devletinin en önemli hazinelerinden biri olarak hala mevcudiyetini koruyor.

Tarihte ilk kez olmak üzere "Türkiya" adı da burada kullanılıyor. "İşte bakın, Bizans bizi Türkler olarak görüyordu" kamuoyunda oldukça yaygın bir tez olarak biliniyor.

Bu konun antitezi ise, "Bizans Asya'dan gelen her göçebe halkı Türk olarak tanımlıyordu" olarak biliniyor.

Bir tarih festivali: Kurultay

Tezler ve antitezler ne derse desin, sonuçta Macar halkı doğru olarak bildiklerini savunmaya devam ediyorlar.

Bunun en somut örneği de son birkaç yıldır Macaristan'da "Kurultay" adıyla gerçekleşen ve Türkiye'de de "Atalar günü" olarak tanınmaya başlayan bir tür tarihsel festivaldir.

Turan halkları birliği havasında gerçekleşen ve tüm Asya Türk kökenli halklarının da ekiplerle kendisini temsil ettiği bu festival artık Macar ve Türk hükümetleri tarafından da resmen destekleniyor.

Tarihsel kostümler içinde bir şölen olarak gerçekleşen etkinlik artık binlerce seyirci de çekiyor.

Kaynak: BBC

QHA