HARKİV (QHA) -

Gündüz Mamedov’un Ukrayna'ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti savcısı olarak görev yaptığı kısa süre esnasında Kırım’da farklı dönemlerde işlenen birçok büyük ve ses getiren suçları araştırma çalışmaları yoğunlaştı.

Kırım’ın yerli halkı Kırım Tatarlarının vatanından sürgün edilmesi davasında esas şüpheliler belirlendi: Josef Stalin ve Lavrentiy Beriya. Gündüz’ün Harkiv’e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında QHA muhabiri 73 yıl önce işlenen bu suç ile ilgili davada soruşturmayı konuşmak için kendisiyle bir araya geldi.

 

-Bugün 1944 Kırım Tatar sürgünü hakkındaki davada soruşturma hangi aşamada?

-Gündüz Mamedov: 1944 sürgünü davasında yaklaşık bir yıldır Kırım Özerk Cumhuriyeti Savcılığı Soruşturma Dairesinin yürüttüğü mahkeme öncesi soruşturma yapılıyor.

Meslektaşlarınıza daha önce defalarca söyledim, şimdi de söylemek istiyorum, bu davanın soruşturulması bizim birincil hedefimiz. Bu davada soruşturma görevlisi tarafından büyük bir çalışma gerçekleştirildi. Belli zorlukları olan noktalar var, Kırım Tatar halkının sürgününün üzerinden 70 yıldan fazla geçti. 250 binden fazla kişi yaşamaları için elverişsiz yerlere sürüldü. Yollarda çok sayıda insan hayatını kaybetti. Bununla ilgili kütüphane ve enstitülere 200’den fazla bilgi başvurusunda bulunuldu.

Şu ana kadar Kırım Özerk Cumhuriyeti tarafından 50 kişi kurban olarak tanındı. Şimdi demografik ekspertiz yapılıyor. Soruşturmada Ukrayna halkına yönelik soykırım temel alındı, ki savcılığın soruşturma görevlileri edinilen deneyimi daha sonra kullanmak amacıyla bu davanın 350 cildinin tamamını inceledi. İki olay da halkın soykırımı olarak soruşturuluyor.

 

-Ceza muhakemesi sürecinde soruşturmanın önceliği nedir?

-Mamedov: Bizim için adaletin yeniden tesis edilmesi birincil hedeftir. Ekspertizin tamamlanmasından sonra bu yıl içinde ceza muhakemesinin tamamlanacağını söyleyebileceğimizi düşünüyorum. Ekspertiz daha önce yapılmış olsaydı soruşturmayı 18 Mayıs Kırım Tatar halkının sürgün gününe kadar tamamlamış olurduk. Bunun yanı sıra Orta Asya ülkelerinden uluslararası hukuki yardım sağlanması için yaptığımız başvurulara cevap almak için uzun zaman beklemek zorunda kalıyoruz. Çünkü Kırım Tatarları genel olarak eski SSCB’deki Orta Asya ülkelerinin iç bölgelerine sürgün edilmişlerdi. Maalesef bugüne kadar cevap alamadık. Şu an bu cevapların alınmasını hızlandırmak amacıyla Ukrayna Başsavcılığının uluslararası departmanı aracılığıyla gereken önlemler alındı. Çalışma devam ediyor, aileler, tanıklar, sürgünü yaşayanlar belirleniyor... Bu ceza muhakemesini bitirmek için elimizden geleni yapıyoruz.

Sovyet hükümeti, 18 Mayıs 1944’te Kırım’daki tüm Kırım Tatarlarını sürgün etti. Sürgün sırasında Kırım Tatar erkeklerinin büyük çoğunluğu Kızılordu’da Alman Nazi ordusuna karşı savaşıyordu. Orta Asya ve Sibirya’ya sürgün edilen Kırım Tatarlarının yüzde 46’sı yolda veya gittikleri yerlerde açlık, susuzluk ve hastalık gibi çeşitli sebeplerden dolayı hayatını kaybetti. Kırım Tatarları, 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuluyordu. Anavatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri hapisle ve yeni sürgünle cezalandırılıyordu. Kırım Tatar adı yok edilmişti. Bunun sonucunda Kırım Tatar halkı büyük kayıplar yaşadı. Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte Kırım Tatarları vatana dönmeye başlarken 150 bini maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Orta Asya’da kaldı.

2015 yılında Ukrayna Parlamentosu Kırım Tatar Sürgününü Soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü olarak ilan etti.

Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra Ukrayna’nın başkenti Kiev’de Ukrayna Başsavcılığı’na bağlı olarak kurulan Kırım Özerk Cumhuriyeti Savcılığı, 1944 Kırım Tatar Sürgünü olayı ile ilgili soruşturma başlattı.

QHA