KİEV (QHA) -

Ukrayna Enformasyon Politika Bakan Yardımcısı Emine Ceppar, Kırım Tatarlarının direniş için iç kaynağını oluşturduğunu, ama bunun şiddete dayanmayan direniş olduğunu ifade etti. 
 
QHA muhabirine açıklama yapan Ukrayna Enformasyon Politika Bakan Yardımcısı Emine Ceppar, “Kırım Tatarları için şiddete dayanmayan sivil direniş, Rus gerçekliği kabul etmeme kültürünün, siyasi kodun, siyasi kültürün bir parçasıdır. Direncimiz yüksek.” diye kaydetti.
 
Emine Ceppar, Kırım Tatarlarının seçtiği yolun, aşırıcılığa dayanmayan ama kimliğini korumaya yönelik kararlı güvene dayanan bir yol olduğunu, bu yolun, şiddete dayanan yoldan daha zor, ama gurur duyulacak bir yol olduğunu belirtti.
 
Ceppar, “Rusya halkımızı, sürgünler, baskılar ve halkımızı, kimliğimizi yok etme çabaları olmak üzere son 300 yıl devamında halkımızın başına gelenlere karşı direnmek için bir iç kaynak aramaya mecbur bırakıyor. Dolayısıyla Kırım Tatarları bu iç direnişi, direnci oluşturmaya başladı. Örneğin, bugüne kadar var olmamız. Kırım’ın birinci işgalinden 18. yüzyılda başlayan birkaç dalga göçe, halkımızın fiziksel olarak yok yolma eşiğinde olduğu sürgüne rağmen bu, Kırım Tatarlarının topladığı büyük bir kaynak. Günümüzde, Kırım Tatarlarının sahip olduğu her şeye şiddete dayanan yöntemleri kullanmadan ulaştığı gururla söylenebilir. Güç gerçeğine değil, hukukun gerçeğine dayanarak. Bu uzun bir yol ve daha zor.” şeklinde konuştu. 
 
Bilindiği gibi, Kırım’ın Rusya Federasyonu tarafından işgal edilmesinden sonra yarımadada bağımsız gazeteciler, sivil toplum aktivistleri, Kırım Tatar milli hareket aktivistleri, Kırım Tatar Milli Meclisi üyeleri, ayrıca güya Rusya’da yasak olan Hizb-ut Tahrir teşkilatının üyesi olmakla suçlanan Kırımlı Müslümanlarına baskı uygulamaya başladı. Kırım’ın Rusya tarafından işgalini kabul etmeyenlerin evlerine baskınlar, aramalar gerçekleştiriliyor. 

QHA