AKMESCİT / SİMFEROPOL (QHA) -

Rusya tarafından işgal edilen Kırım ve Ukrayna’nın ana kısmındaki idari sınırda, işgalci devletin sınır muhafızları tarafından gözaltına alınan ve yaklaşık 6 saat alıkonulan Kırım Tatar siyasi tutukluların eşleri, gözaltına alınmalarının ayrıntılarını paylaştı.
 
Konuyla ilgili gazetecilere açıklama yapan kadınlar, kolluk kuvvetlerinin kendileriyle DAEŞ terör örgütüyle ilişkili olup olmadıklarına ilişkin sorular sordukları bilgisini paylaştı.
 
Sözde Hizb-ut Tahrir davası çerçevesinde tutuklanan Kırım Tatarı Teymur Abdullayev’in eşi Alime Abdullayeva, “Beni sorgularken, avukatsız ifade vermeyeceğimi ve Rusya Federasyonu Anayasası’nın 51. Maddesine dayanarak onlarla hiç konuşmayacağımı söyledim. Görevli bana baskı uygulamaya başladı, anne babamın telefon numaralarını kayda geçirdi. Eşim ile ilgili sorular sordu. Sakalı olup olmadığına, Suriye’ye gitmeyi planlayıp planlamadığına, DAEŞ’E ilişkisi olup olmadığına, DAEŞ üyesi olmayı planlayıp planlamadığına, DAEŞ’in ne olduğunu bilip bilmediğime, evde aşırıcı içerikli kitapların olup olmadığına dair sorular soruldu” dedi. 
 
İşgalcilerin Kırım Tatarlarına baskı amacıyla başlattığı düzmece sözde Hizb-ut Tahrir davası çerçevesinde tutuklanan diğer bir Kırım Tatarı Üzeir Abdullayev’in eşi Fera Abdullayeva, gözaltına alınmalarından hemen sonra askerlerin bulunduğu bir aracın çağrıldığını belirtti.

Fera Abdullayeva konuyla ilgili olarak, “Asker üniforması giyen şahısların bulunduğu büyük bir taşıma aracı geldi, ardından sivil giyimli bir insan geldi. FSB görevlisi olduğunu söyledi. Kendisini tanıtması, kimliğini göstermesini istedik ama taleplerimizi yerine getirmedi” açıklamasında bulundu.
 
Siyasi tutuklu Rustem İsmailov’un eşi Fatma İsmailova da tüm kadınların korkutulduğunu ve fiziksel güç kullanma tehdidinde bulunduklarını 
aktardı.

 
Sözde kolluk kuvvetleri görevlilerinin kendisine yaptığı açıklamada, tüm kadınların gönüllü olarak bulunduğunu iddia ettiklerini ifade eden avukat Edem Semedlâyev, “Ek bir denetimin yapıldığını, kadınların iyi durumda olduğunu, kendilerini çok iyi hissettiklerini ve gönüllü olarak denetimde bulunduğunu ileri sürdüler. Buna itiraz ederek, insanların burada (idari sınırda) 4 saat boyunca gönüllü olarak bulunmasının imkansız olduğunu belirttik. Sınırdaki herhangi bir denetimin 15-20 dakikada yapılması gerektiğini kaydettim, buna karşı bir cevap veremediler. Ayrıca, bir insanının gönüllü olarak bir yerde bulunması esnasında o yerew iki kez ambulans çağrılmasına gerek olmadığını vurguladım. Büyük ihtimalle onlara işkence yapıldığını, psikolojik baskı uygulandığını söyledim. Beni, kadınların iyi durumda olduğu, her şeyin sakin olduğu yönünde ikna etmeye çalıştılar” diye kaydetti.

Bilindiği gibi Rusya tarafından işgal edilen Kırım ve Ukrayna’nın ana kısmındaki idari sınırda, Kırım Tatarlarına baskı amacıyla başlatılan düzmece sözde Hizb-ut Tahrir davası çerçevesinde tutuklanan Kırım Tatarlarının eşleri ile iki kadın daha, işgalci devletin sınır muhafızları tarafından 8 Kasım tarihinde saat 19:00 sularında gözaltına alındı.  
 
Gazeteci Anton Naumlyuk, işgalcilerin kadınları tek tek sorguya çektiğini, sorgu sırasında eşleri ve akrabalarının kim olduğunu, anne babalarının geçimini nasıl sağladığını, kendilerinin DEAŞ'a katılma niyetinin olup olmadığını, Herson'a gidiş amaçları ve orada "yasaları ihlal etmiş birileriyle" görüşüp görüşmediklerini sorduğunu bildirdi. Sorgu sırasında iki kadının fenalaştığı, birinin bayıldığı belirtilirken, işgalcilerin bunu "tiyatro gösterisi" olarak adlandırıp acili yaklaşık 40 dakika sonra çağırdığı kaydedildi. 
 
Rusya yasalarına göre, kolluk kuvvetlerinin alıkonulan kişileri 3 saatten fazla tutma hakkı yok ancak Kırım Tatar kadınları sınırda 6 saatten fazla tutuldu.
 
Saat 23.00 sıralarında sınır kontrol noktasına avukat Edem Semedlâyev'in geçmesine izin verildi ve saat 23.45 sıralarında kadınlar serbest bırakıldı ve yollarına devam edebildiler.

QHA