AKMESCİT / SİMFEROPOL (QHA) - 5 HAZİRAN 2018 -

Kırım Dayanışması sivil teşkilatı Türkiye’deki Kırım Tatar diasporası ve derneklerine açık mektup yayınladı.

Kendi Facebook sayfalarında mektubu yayınlayan Kırım Tatar aktivistleri, bugünlerde Kırım'daki hayat şartlarına bizzat kendi gözleriyle ve kulaklarıyla olaylara tanıklık eden kişilerin, Türkiye'deki arkadaşlarıyla irtibat halinde olması ve birbirlerini yakından tanımalarının, ayrıca Kırım Tatar diasporasının verdiği desteğin çok önemli olduğunu kaydetti.

Kırım Dayanışması’nın yayınladığı mektubun tam metni şu şekilde:

 

Türkiye'deki Din Kardeşlerimize ve Kırım Tatar Diyasporası ve Derneklere Mektup

Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketi, sizler müslüman dünyasının Türk ailesinin kısmını oluşturan ve Kırım Tatar Derneklerin üzerine olsun!

Ve yine de Kırım Tatar müslüman siyasi tutuklulardan ve şahsım adına ben, Rüstem oğlu Server Mustafayev sizleri can yürekten selamlıyoruz!

Allah'a şükürler olsun ki, bir kaç ay öncesi bazı dernekleri ziyaret etmekle yakından tanışmış olduk.

Dolayısıyla, ben ve diğer Kırım aktivistleri bu ziyaretimizden oldukça memnun kaldık.

Fakat, ne yazık ki, Türkiye'deki tüm şehirlerde bulunanlarla ve Derneklerle tanış olmaya yetiştiremedik.

Doğru, Kırım'da bu gibi ziyaretlere bizlerden buna daha layık olan nice nice aktivistler ve dava erleri vardır.

Ve hatta hatırladığıma göre, bu gibi meseleler konusunda ekip olarak ziyaretleri devam etmeleri için her iki taraftan talepler vardı.

Ve malumunuz olduğu üzere, bu günlerde Kırım'daki hayat şartlarının ve bizzat kendi gözleriyle ve kulaklarıyla olaylara tanıklık eden şahısların, Türkiye'deki arkadaşlarıyla irtibat halinde olup ve birbirimizi yakından tanımamıza ve "Kırım Meselemize" yönelik çalışma projelerimizi sunarak ve neticesinde bir çözüm öne sürmemiz için sizin buna destek vermeniz , yardım etmeniz olmazsa olmazlarındandır.

Bu meseleleri tek başıma düzenleyecektim. Fakat, Allah'ın İlah-i Takdiri'nden ki, beni bugün başka bir konuma getirdi ve vazifelerle üstlendirdi. Ama eminim ki, yukarıda değindiğim meselelere çözüm getirmek babından bunun herhangi bir soruna yol açacak diye söz konusu olamaz.

Benim şahsi görüşüme göre, Kırım'da ve Türkiye'deki Müslümanlar arasındaki ilişkilerine faydalı olacak ve ne gibi faaliyetler yapabileceğimizi şu beş ana maddesinde görüyorum:

a. Atalarımız eskiden şöyle demişlerdi, "Hayvan, hayvanı kokusundan anlar, oysa ki insan, insanı onun konuşmasından tanır." Yani edindiğim tecrübelere ve gördüğüme göre, havalimanı olsun veya deniz ve diğer ulaşım araçların yoksulluğundan dolayı aramızdaki münasebetlerimiz ne yazık ki perişan vaziyetindedir.

Lakin, eğer insan bir defa görüşmeye fırsat bulursa ve birbirini tanırsa, bu ilişki bağını internet üzerinden devamını sağlayabilir.

b. Kanaatimce, Türk vatandaşlarımız "Kırım Meselesi" hakkında her çeşit etkinliklerde, internet sitelerinden, gazete ve televizyondan ve diğer medya vasıtalarından ne kadar çok ve detaylı bir şekilde anlayıp ve idrak ederlerse, inanıyorum ki, o kadar çok insan müslüman olarak en azından dua eder ve yahut her hangi bir destek yardımında bulunur.

c. Bu günlerde Kırım'da yaşandığı her sıkıntıların Müslüman Türk milletinden ayrı tutulmamalıdır. Ve mutlak bir sürette Başbakan ve diğer siyasililerin tertiplenmiş olduğu planlarında ve tuttukları günlüklerinde daima Rusya'nın zindanlarında bulunanların isimleri, soyadları ve aileleri hep olmalıdır. Ayrıca, her geçen Uluslararası İç ve Dış Buluşmalarında bunları gündem haline getirilmeli. Bence, bütün bunların olumlu neticelere varmamız için büyük bir destek olurdu.

d. Evet, Kırım'da hayat devam ediyor. Halkımız, dava adamları ve tutukluların aileleri ve çocukları öz yaşayışına ve faaliyetine devam etmekte sebat gösteriyor. Bu dava yolunda tabiki sıkıntısız ve cezasız geçmemektedir. Ama Allah'a sonsuz şükürler olsun ki, halkımızın yardımı ve her türlü farklı ve kişisel yardımlar geliyor.

Benim demek istediğim şey bu meselemizi her zaman canlı, aktüel ve kontrol altında tutmamız şart. Zira, tutukluların, ailelerin ve babasız kalan çocukların sayısı artıkça artıyor. Buna ilaveten iş adamlarını her fırsatta sıkıştırıyorlar (Örn.: Resul Velilyayev) ve Allah göstermesin ve günaha düşürmesin, kardeşlerimiz bize muhtaç vaziyetindeyken, bizler ise sıcak evlerimizde ve karnımız tok halinde boş oturduğumuza. Vay halimize!

e. Evet, benim yükarıda açıklamaya çalıştığım fikirlerimi daha da çoğaltmaya mümkündür. Lakin, biz her işimize Bismillah'la başlarsak, işimizin devamı kendi kendiliğinden doğar.

Şimdilik olarak bizim yapmamız gereken tek şey, bizlerin bilgileri/malumatları biriktirip paylaşmamıza ve sizlerden de bu bilgileri götürüp Türk alemine ve bütün dünyaya aydınlatmanızı görüyorum. Ve eğer bütün bunları hep birlikte yaparsak, Allah'ın yardımıyla bu haksızlıklara, yalanlara, iftiralara ve diğer sıkıntılara karşı zaferle kazanırız!

Biz seçmiş olduğumuz yol istikametinden asla ve asla dönmeyeceğiz!

Bizim dinimiz, hak!

Fikirleriniz, aydın!

Evimiz (yaşacak yerimiz), Kırım!

Ayrıca, bu şahıslara özel bir selamlar iletmek istiyorum:

Mükremin beye;

Kurti beye;

Namuk beye;

Zafer Karatay'a;

V.b.

Tüm ailelerine,

Ve Türkiye'de tanışmış olduğum her kesi selamlıyorum.

Saygılarımla/

Server Bahçesaraylı

 

 

BAHÇESARAY’DA KIRIM TATARLARININ EVİNE BASKIN

İşgalciler, 21 Mayıs tarihinde Bahçesaray’da Kırım Tatarlarının evine baskın düzenledi. Baskınlardan birinin Kırım Dayanışması sivil toplum teşkilatı aktivisti Server Mustafayev’in evine düzenlendiği belirtildi. Diğer baskının ise Kırım Tatarı Edem Smailov’un evine gerçekleştirildiği bildirildi.

 

 

 

KIRIM TATARLARI ALIKONULDU

Evlerinde yasa dışı arama yapılan Server Mustafayev ve Edem Smailov, arama sonrasında gözaltına alındı. İşgalciler iki Kırım Tatarını, Rusya’da yasak olan Hizb-ut Tahrir teşkilatının üyesi olmakla suçlandı.

 

SÖZDE MAHKEME KIRIM TATARLARINI TUTUKLADI

Akmescit’teki sözde Kiev Bölge Mahkemesi, 22 Mayıs tarihinde yaptığı duruşmada, Server Mustafayev’in ve Edem Smailov’un 9 Haziran’a kadar tutuklu kalmasına karar verdi.

QHA