KİEV (QHA) -

Ukraynalı ressam İvan Marçuk’un birçok beklenmedik buluşları, sanat akşamları, tüm yaşamı boyunca hatırladığı hoş duygular Kırım yarımadası ile bağlantılı.
 
Anılarını QHA muhabiri ile paylaşan ressam İvan Marçuk, ilk kez Kırım’ı, Lviv Üniversitesi'nde 3. sınıftayken ziyaret ettiğini anlattı.
 
Marçuk, “Odesa’dan Yalta’ya gemi ile gittik. Yalta’ya ulaştığımızda beni hayrete düşüren ilk şey, Lvivli ressam İvan Truş’ın tablolarında gördüğüm büyük serviler oldu. Şehirdeki dar sokaklar, küçük evler… her şeyde Kırım Tatar ruhu vardı. Onlar beni fethetti” dedi.
 
Sabah pusunda mavi olarak görünen dağların da kendisini çok etkilediğini söyleyen Marçuk, “Onlar çok yakındaymış gibi göründüler. Arkadaşlarımdan dağa tırmanmamızı rica ettim. Onlar, dağların uzakta olduğunu söyleyerek beri vazgeçirmeye çalıştılar. Ama sahilden onlar çok yakın olarak görünüyordu… Böyle bir illüzyon vardı adeta” ifadesinde bulundu.

Genç ressam dağlara ulaşmaktan vazgeçmedi ancak çabasının başarısız olduğunu ve dağların eteğine bile ulaşamadığını belirtti.
 
Krasnodar şehrinde pratik yaptıktan sonra İvan Marçuk, Kırım manzaralarının resmini yapmaya başladı.
 
Marçuk, “Her yerde eskizler yaptım. Onlar Moskalyovka’daki müzemde bulunuyor. Birkaç tablo çizdim. Ama esas olarak Kırım’a tatil yapmaya gidiyordum. Orada tatilin tadını çıkarıyordum ve tembelliğin tadını çıkarmaya çalışıyordum. Maalesef günümüzde Kırım denizine giremiyorum… Dünyanın hiçbir yerinde Kırım gibi bir yer yok. Çeşitli yerler var, hepsi güzel… Ama Kırım gibi değil!” diye kaydetti.
 
Kiev’de 2 Mart tarihinde Ukrayna Halk Ressamı İvan Marçuk’u konu alan “Günlün Pencereleri” adlı fotoğraf sergisi tanıtıldı. Fotoğrafçı Oleg Snitovskiy'in, sergide ressamın uzun yıllar boyunca ikamet ettiği Ternopil bölgesinde çektiği fotoğraflar da yer aldı.

QHA