ANKARA (QHA) 30 EKİM 2018 -

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da Kremlin kontrolündeki yönetim 27 Ekim'de sözde “Kırım Müslümanları Kurultayı toplantısını” düzenlemişti. Toplantıda işbirlikçilerin Kırım Tatar Milli Meclisi’nin (KTMM) Kırım’daki mülkiyetine el koyma kararı aldığı Kırım Haber Ajansı (QHA)tarafından duyrulmuştu.

Kırım'da bulunan işgalci Rus güçlerin gasp ettiği KTMM mal varlığı hakkında Kırım Tatarlarının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu "Mülkiyetinin büyük kısmı, çoğunlukla Türkiye, ABD ve Romanya’da yaşayan soydaşlarımızın bağışlarıyla alınmıştı. Onlar Kremlin kuklaları için değil, kendi halkının temsilci organı için bağış yapmışlardı. Uluslararası mahkemelerde kuklalar değil Rusya davalı olacak. Bizden ne alırlarsa alsınlar, içimiz rahat. Kırım’ı işgalden kurtardıktan sonra her şey geri alınacak" değerlendirmesinde bulunmuştu.

KIRIM DERNEĞİ GENEL MERKEZİ KONUYA İLİŞKİN AÇIKLAMA YAPTI

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi konuya ilişkin bir açıklama yayımladı. Söz konusu açıklamanın tam metni şu şekilde:

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi'nden

"Kırım Tatar Millî Meclisi’ne ait malvarlığının ‘müsaderesi" hakkında

Vatanımız Kırım’ın Rusya devleti tarafından uluslararası hukuka aykırı bir eylemle bir kez daha işgalinin ardından Kırım’da kurulan sözde Kırım yönetimi ve Moskova rejimi ile işbirliği yaparak her türlü dinî ve millî değerlerimizi ayaklar altına alan Kırım Müslümanları Dini İdaresi tarafından toplanan sözde Kırım Müslümanları Kurultayı’nda Kırım Tatar Millî Meclisi’ne ait malvarlıklarının “kamulaştırılarak” işbirlikçi Kırım Müslümanları Dini İdaresi’ne devredilmesine dair alınan karar sözde dahi olsa bir din işleri kurumuna yakışmayacak kadar hukuk ve ahlaka aykırıdır.

Bu karar esasında bir “kamulaştırma” değil, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve insan haklarına saygıyı esas alan bütün devletlerin anayasalarında kutsal ve dokunulmaz olarak kabul edilen mülkiyet hakkının açıkça müsaderesi ve daha da ötesi gaspedilmesidir. Bu, dünyanın bütün demokratik hukuk devletlerinde alenen ve açıkça suç olarak nitelendirilmiş bir eylemdir.

Hususen söz konusu malvarlığının çok önemli bir kısmı Türkiye’de Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi ve Şubeleri ile Emel Kırım Türk Kültürünü Araştırma ve Tanıtma Vakfı’nın yapmış olduğu yardımlarla Kırım Tatar halkının ihtiyaçları için Kırım Tatar Millî Meclisi’nin kullanımına hasredilmiş, özgülenmiş vakıflardır. Bu yönü ile sözde Kırım Müslümanları Dini İdaresinin bu vakıfları gasbetme eylemine yönelik kararı İslam hukukunun vakıf, bağış ve hibe kurallarına da açıkça aykırı olduğu gibi sözde Kırım Müslümanları Dini İdaresi’nin en basit dinî kurallar konusunda dahi cehaletini ispatlamaktadır.

 Bu noktada açıkça belirtiriz ki söz konusu malvarlıklarını gasp kararı alanlara hakkımız helal olmayacak ve bu malvarlıklarının edinilerek özgülenmesine katkısı olan bütün diaspora mensubu yardımseverlerin hak ve hukukları adalet önünde sonuna kadar savunulacaktır.

Bu vesile ile işbirlikçi Kırım Müslümanları Dini İdaresi’ni son kez İslâm’a ve hak yolunda mücadeleye davet ediyoruz.

Daha önce Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın işgalci yönetiminin, Kırım Tatar Milli Meclisi’nin yarımadadaki mülkiyetini Kremlin kontrolündeki sözde Kırım Müslümanları Dini İdaresine devretmeyi planladığı bildirilmişti.

QHA