AKMESCİT/SİMFEROPOL (QHA) -

Kırım’da siyasi tutuklulara, kaçırılan ve kaybolanların ailelerine yardım amacıyla faaliyet gösteren Kırım Dayanışması sivil toplum teşkilatı, işgalci güçlerin 27 Ocak’ta teşkilatın Sudak şehrinde yaptığı toplantıya düzenlediği  baskından sonra  faaliyetlerine tam hız devam ediyor.

Kırım Tatar aktivistler, işgalci baskınının üzerinden bir ay bile geçmeden yeniden toplandı. Toplantı, 24 Şubat 2018 tarihinde Akmescit’teki kafelerden birinde gerçekleştirildi.

Görüşmenin başında konuşan aktivist Server Mustafayev, Rus işgalcilerin yürüttüğü tüm sindirme ve korkutma politikalarına rağmen korkmadan teşkilatın toplantısı için kafesinin kapılarını açan ve aktivistlerle siyasi tutukluların yakınlarını davet eden, ölenlerin ruhuna mevlit okutan Dilara hanıma teşekkürlerini bildirdi.

Ardından Kırım Dayanışması Koordinatörü siyasi tutuklu Remzi Memetov’un oğlunun okuduğu duadan sonra toplantının gündemindeki konuların görüşülmesine geçildi.

Avukat Emil Kurbedinov, Rusya’nın Rostov–Na-Donu şehrinde düzmece Hizb-ut Tahrir davası kapsamında yasa dışı şekilde yargılanan Kırımlı Müslümanların Ukrayna konsolosu tarafından ziyaret edildiğini bildirdi ve her bir siyasi tutukluyla ayrı ayrı görüşme yapılmasını sağladıklarını kaydetti.

Bunun  yanı sıra Kurbedinov müvekkili Kırım Tatar aktivist Süleyman Kadırov hakkında kararın açıklanacağı tarihinin 28 Şubat 2018 tarihinde belli olduğunu belirtti.

Kırım’ın sözde Askeri Mahkemesinin Kırım Tatarı Renat Paralamov’a işgalci güçler tarafından işkence uygulanması ile ilgili dava açmayı reddettiğini kaydeden Kurbedinov, Ukrayna’nın onunla ilgili durumu incelediğini ve ululsrarası makamlarda incelenmesi için hazırlıklar yapıldığını bildirdi.

Toplantıda konuşan avukat Ayder Azamatov, 3 yıldır devam eden 26 Şubat Davası hakkında bilgi verdi ve “Veciye Kaşka” davası kapsamında tutuklanan ve kötü sağlık durumuna rağmen hala tutukevinde tutulmaya devam eden Asan Çapuh’un durumundan endişe duyduğunu kaydetti.

Avukat Cemil Temişev, Canköy’de saldırıya uğrayan Kırım Tatarı Fahri Muratov’la ilgili durumu anlatarak olayla ilgili dava dilekçesi verdiklerini ama büyük olasılıkla başvurunun işgalci makamlar tarafından reddedileceğini ifade etti. Ayrıca Temişev, Rus işgalcileri Kırım Tatarlarına baskı uygulamak amacıyla uydurduğu “Hizb-ut Tahrir” ve “Tebliğ Cemaati” davalarının gidişatı ve bu davalar kapsamında yargılanan Kırım Tatarlarının durumu hakkında bilgi verdi.

Toplantının gündeminde işgalcilerin restorasyon kılıfı altında tahrip ettiği Hansaray konusu da vardı. Hukukçu Rüstem Kyamilev, toplantı katılımcılarına Rusya’nın Kırım’daki sözde Soruşturma Komitesine Hansaray’ın tahrip edilmesi ile ilgili şikayette bulunduğunu kaydetti.

Bunun yanı sıra toplantıda Kırımlı siyasi tutukluların çocuklarına yönelik hayata geçirilen etkinlikler de görüşülürken, “Yaz Ümmetim” isimli siyasi tutuklulara mektup yazma kampanyasının da daha geniş kitlelere ulaştığı belirtildi.

Kırım Dayanışması’nın toplantısına Kırım’da faaliyet gösteren Ukrayna Kültür Merkezi temsilcileri de katıldı ve ellerinden geldiği kadar teşkilatın faaliyetleri ve kampanyalarına destek vermeye devam edeceklerini kaydettiler.

Bilindiği gibi, Rus kolluk kuvvetleri, 27 Ocak saat 14.30 sularında Kırım Dayanışması teşkilatının her ay düzenledikleri toplantının bir sonrakinin düzenlenmesi planlanan Sudak’taki bir yemekhanenin binasına baskın düzenledi. 

Sözde polis görevlileri, güya çok sayıda “şüphe uyandırıcı” kişinin toplandığını ve binaya “çok sayıda çanta” getirildiğini, silah bulunabileceği ile ilgili “mesaj” aldıklarını gerekçe göstererek yemekhaneyi ve aktivistlerin bulunduğu alanları gözlemlemeye başladı. Yemekhanenin mutfağında köpekle arama yapıldı.

Aktivistlerin açıklamasında, “Salonda bulunan herkese iki seçenek teklif edildi: Ya insanlar gönüllü olarak kimlik bilgilerini bildirecekler (hepsi bir listeye ekleniyor, fiilen tüm aktivistler hakkında bilgilerin olduğu hazır bir veri tabanı) ya da gönüllü olarak kimliğini göstermeyi reddeden herkes kimliğinin tespit edilmesi için polis şubesine götürülecek.” diye kaydetti.

Olay yerinde 60-70 kolluk kuvvetleri görevlisinin “çalıştığını” ifade eden Kırım Dayanışması, üniformalarına göre aralarında polis görevlileri, OMON görevlileri ve Aşırıcılıkla Mücadele Merkezi görevlilerinin bulunduğunu aktardı.

QHA