KİEV(QHA) -

Kırım’ın Rusya tarafından işgalinin dördüncü senesinde, yarımadadaki insan hakları durumu daha da kötüleşti. Sivil aktivistlere karşı, gözaltı, arama, sorgulama gibi gelenekselleşmiş baskı araçlarını kullanarak işgalci yönetiminin baskıcı politikası daha sistematik ve planlı karakter almaya başladı.

2017‘de yayınlanan uluslararası bildirgelere göre, bu sene yarımadada yaşayan Kırım Tatarları ve Ukrainlere karşı kasıtlı zulümler yapıldı. Ayrıca Kırım’da sadece sivil aktivistler baskılara uğramıyor, dini grup temsilcilerine karşı da baskı uygulanıyor. Sivil aktivistleri korkutmak için kullanılan tutuklamalar işe yaramadığı için, işgalci yönetimin 2017’de sık kullanmaya başladığı baskı araçlardan biri yüklü para cezaları oldu. 

QHA geçtiğimiz sene işgal edilen Kırım’da meydana gelen en ses getiren insan hakları ihlalleri bir araya toparladı.

 

Yeni davalar

İşgalciler 2017 yılında yasa dışı olarak 18 yeni siyasi güdümlü dava başlattı.

Ocak ayından itibaren, sözde Hizb-ut Tahrir davası kapsamında tutuklanan ve güya Rusya Ceza Kanunu’nun 205.5. Maddesi uyarınca, Rusya’da terör örgütü olarak kabul edilen bir teşkilatın faaliyetlerini düzenlemek ve örgütün faaliyetlerinde yer almakla suçlanan Kırımlı Müslümanları, ayrıca ilave olarak Rusya Federasyonu Ceza Kanunu’nun 278. Maddesi gereğince “Şiddet Kullanarak İktidarı Ele Geçirme Veya İktidarı Elde Tutmak"la suçlanmaya başladılar.

Mart ayında işgalciler Ukrayna Kültür Merkezi Koordinatörü, Kırım Tatar aktivisti Veldar Şukurciyev’i Rusya Ceza Kanunu’nun 205. Maddesinin 2. fıkrasını (kamuya açık olarak terör faaliyetlerine çağrı ve terörü aklamak) ihlal etmekle suçlayarak ona karşı dava açtı. İki senedir Ukrayna'nın ana kısmında yaşayan Veldar Şukuciyev işgalcilerin açtığı davanın ilerlemesiyle ilgili hiçbir şey bilmiyor.

Kırım Tatar aktivisti Veldar Şukurciyev Kiev'de siyasi tutuklulara destek vermek amacıyla düzenlenen mitingte

29 Mart tarihinde Kırım’ın sözde Yüksek Mahkemesi binasının önünden yüzü maskeli şahıslar Kırım Tatar aktivist Belâl Adilov’u kaçırdı. Daha sonra Adilov’un sözde Kırım Soruşturma Komitesi’nde bulunduğu ve Rusya Ceza Kanunu’nun 318. Maddesi gereğince yönetim temsilcilerini tehdit ve şiddet kullanmakla suçlandığı öğrenildi. Temmuz ayında işgalcilerin mahkemesi Adilov’u, polis görevlisini tehdit etmek ve polis görevlisine karşı güç kullanmaktan suçlu buldu ve para cezası verdi.

7 Nisan’da işgalciler bir siyasi güdümlü dava daha açtı. 2016 yılında Akyar’daki Ukrayna sembolleri yüzünden polis tarafından dövülen Kırımlı aktivist İgor Movenko’ya karşı aşırıcılık suçlamaları yöneltildi. Movenko şu an ev hapsinde bulunuyor.

İgor Movenko 2014'te Akyar'da düzenlenen Ukrayna yanlısı mitingte

 

Eylül ayında işgalcilerin, Kırım Tatar aktivist Marlen Mustafayev’e karşı daha önce internette yaptığı paylaşım nedeniyle 282. maddesi 1. fıkrası uyarınca (kin veya düşmanlığa tahrik etme ve insan onurunu aşağılama) dava açmaya planladıkları belli oldu. İşgalci mahkeme, Marlen Mustafayev’i daha önce aynı paylaşım için yargılayarak ve ona 10 gün tutuklu kalma cezası verimişti

2 Ekim tarihinde işgalciler, Kırım Tatarları Renat Suleymanov, Arsen Kubedinov, Talat Abdurahmanov ve Seyran Mustafayev’in evlerinde arama yaptıktan sonra onları tutukladı. 4 Kırım Tatarı, Rusya Ceza Kanununun 282. Maddesine göre "aşırıcı grubu organize etme" ve "ona katılmakla" suçlandı. Renat Süleymanov’un "aşırıcı grubu kurmak", diğerlerinin de gruba katılmakla suçlandığı belirtildi. İşgalciler, Kırım Tatarlarının “Tebliğ Cemaati” adlı aşırıcı grubun üyesi olduğunu ileri sürdü. Seyran Mustafayev hakkında ev hapsi kararı alınırken, diğer üç Kırım Tatarı tutukevinde bırakıldı.

İşgal edilen Kırım’ın Bahçesaray şehrinde, 11 Ekim tarihinde işgalci kolluk kuvvetleri, Kırım Tatar aktivistleri Süleyman Asanov, Seyran Saliyev, Timur İbragimov, Server Zekeryayev, Memet Belâlov ve Ernest Ametov‘un evlerinde arama yaptı. Aramadan sonra Kırım Tatarları “terörist faaliyetlere katılmakla” suçlandı ve haklarında tutuklama kararı alındı. Tutuklanan 6 Kırım Tatar aktivisti de, Kırım Dayanışması sivil örgütünün aktif üyeleriydi. Aralık ayında işgalci mahkeme Kırım Tatar aktivistlerin tutukluluk sürelerini 9 Mart 2018’e kadar uzattı.

Kasım ayında işgalciler bir uydurma dava daha başlattı. Bu sefer geleneksel ‘aşırıcılık suçlamaları’ yerine işgalciler, Kırım Tatar aktivistleri Bekir Degermenci, Asan Çapuh, Kazim Ametov ve Ruslan Trubaç’i, güya Türk vatandaşı bir şahıstan para talep ettikleri bahanesiyle tutukladı. 

FSB’nin düzenlediği baskın sırasında Kırım Tatar milli hareketinin efsanevi emektarı Veciye Kaşka fenalaştı. 83 yaşındaki Kırım Tatar aktivisti yaşadığı strese dayanamayıp hastaneye yetişemeden ambulansta hayatını kaybetti.

Veciye Kaşka'nın cenazesine beş bine aşkın insan katıldı

 

Rus işgalcileri, Rusya’nın toprak bütünlüğünün ihlaline yönelik çağrı yapmak suçlamasıyla Kırım Tatar aktivist Süleyman Kadırov aleyhinde dava açtı. Bir buçuk sene süren soruşturmadan sonra 11 Aralık’ta, Kadırov’un davası sözde mahkemede incelenmeye başladı.

Hükümler

Rusya’nın Rostov-Na-Donu şehrindeki Kuzey Kafkasya Askeri Mahkemesi, Nisan ayında Kırım Tatarı Ruslan Zeytullayev hakkında alınan hapis cezasını 15 yıla çıkarttı. Hapis cezasının artırılmasını protesto eden Ruslan Zeytullayev 22 gün açlık grevinde kaldı.

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’daki sözde Akşeyh (Razdolnoye) Bölge Mahkemesi, 4 Ağustos tarihinde yaptığı duruşmada Ukraynalı aktivist Vladimir Baluh hakkında 3 yıl 7 ay hapis cezası, 10 bin ruble (yaklaşık 170 dolar) tutarında para cezası hükmünü çıkardı. Ancak Kırım’ın sözde Yüksek Mahkemesi, 2 Ekim 2017’de, 3 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırılan Ukraynalı aktivist Vladimir Baluh hakkındaki kararı iptal ederek davanın yeniden incelenmesine karar verdi.

Vladimir Baluh

 

10 Ağustos’ta Akmescit'in sözde Jeleznodorojnıy Mahkemesi, işgalciler tarafından güya sabotaj girişiminde bulunmakla suçlanan Redvan Süleymanov’u 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca Süleymanov’un güya Kerç vapur geçidine ve Akmescit otogarına verdiği zarardan dolayı 3,5 milyon ruble tazminat ödemesi gerektiği yönünde karar verildi.

11 Eylül’de işgalci mahkeme, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz'ü 26 Şubat 2014 tarihinde Kırım Özerk Cumhuriyeti Parlamentosu önünde düzenlenen mitingde “kargaşa” organize etmekle suçlu buldu ve 8 yıl hapse mahkum etti.

22 Eylül’de Akmescit’in sözde Jeleznodorojnıy Mahkemesi, gazeteci Nikolay Semena hakkında 2 yıl 6 ay şartlı hapis cezası ve 3 yıl deneme süresi boyunca kamuya açık faaliyetlerde bulunma yasağı kararı çıkardı.

27 Eylül ayında Akmescit’in (Simferopol) sözde Bölge Mahkemesi, aldığı kararla güya “Rusya’nın toprak bütünlüğünü bozmaya yönelik çağrılar ve eylemlerde bulunmak” suçlamasıyla yargılanan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı İlmi Ümerov’u 2 yıl hapse mahkum etti ve 2 yıl kamuya açık faaliyetlerde bulunma yasağı koydu.

Hak savunucularının çalışmaları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük katkılarıyla, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcıları Ahtem Çiygöz ve İlmi Ümerov, 25 Ekim tarihinde işgalciler tarafından serbest bırakılarak Türkiye’ye gönderildi. 

KTMM Başkan Yardımcıları İlmi Ümerov ve Ahtem Çiygöz Kiev'de

 

İdari Tutuklamalar ve Cezalar

2017 yılında işgalci yönetimi avukatlara, aktivistlere baskı uygulamak için İdari Kanunu kullanmaya başladı.

Ocak ayında Kırım Tatar aktivistleri savunan avukatlar Nikolay Polozov ve Emil Kurbadinov baskılara uğradı.

Avukat Emil Kurbedinov ve Kırım Tatar aktivist Seyran Saliyev

 

2017 ilk yarısında aktivistlere karşı en az 27 idari dava açıldı, bunlardan yedisine para cezası verildi.

Yılın ikinci yarısında aktivistler daha sık tutuklanmaya başladı. Bizim hesaplarımıza göre en az 100 kişiye karşı idari dava açıldı, bunlardan 93’üne para cezası verildi. 26 kişinin evinde sebepsiz yere arama yapıldı, işgalciler en az 191 kişiyi yasa dışı sebeplerden dolayı gözaltına aldı.

76 yaşındaki Kırım Tatar aktivist Server Karametov’un tutuklanması kamuoyunda büyük tepkiye yol açtı. Rus polis görevlileri, 8 Ağustos tarihinde Kırım'ın sözde Yüksek Mahkemesi önüne "Putin! Aksyonov! Bizim çocuklarımız terörist değil! Kırım Tatarlarını suçlamaya son verin!" yazılı pankartla tek kişilik protesto düzenleyen Kırım Tatar hareketi emektarı Server Karametov'u gözaltına aldı. 

Sözde Jeleznodorojnıy Mahkemesi 8 Ağustos'ta yapılan duruşmada Server Karametov’u Rusya İdari Suçlar Kanununun 20.2 maddesine göre (düzeni bozacak miting, gösteri vb. organize etme) suçlu bularak, 10 bin ruble (167 dolar) para cezası verdi.

Bunun dışında mahkeme, Rusya İdari Suçlar Kanununun 19.3 maddesi uyarınca (polis görevlisinin talebine uymamak) Karametov’a karşı doğrultan suçlamaların incelemesini 9 Ağustos’a erteledi. 8 saat devam eden mahkeme duruşmasında sözde mahkeme, Server Karametov hakkında 10 gün tutukluluk kararı çıkardı.

Kırım Tatar aktivist Server Karametov

 

İşkence 

En çok ses getiren insan hakları  ihlallerin arasında Kırım Tatarı Renat Paralamov’un kaçırılması ve işkenceye maruz kalması yer aldı.

13 Eylül sabah saatlerinde Seyitler (Nijnegorskiy) kasabasında ikamet eden Renat Paralamov’un evine kimliği belirsiz kişiler baskın düzenledi ve Paralamov’u kaçırdı. Yaklaşık 24 saat boyunca nerede olduğu bilinmeyen Paralamov, ertesi gün Akmescit’te Vostoçnaya otogarında darp edilmiş vaziyette sağ olarak bulundu.

Renat Paralamov

 

Daha sonra işgalcilerin Renat Paralamov’u dövmekle kalmayarak, ona karşı elektrikli işkence uyguladıkları ve aile mensuplarına yönelik çok sayıda tehditte bulunduğu bildirildi. 

Karasupazar bölgesi Üçköz (Novoklyonovo) köyünde göz altına alınan dört kişiden ikisinin de dövülüp işkenceye maruz bırakıldığını bildirildi. Renat Paralamov ve söz konusu iki kişi, yapılan baskılardan dolayı Kırım’ı terk etti.

Mart ayında Kefe’de Rusya Federal Güvenlik Servisi’nin (FSB) sözde Kırım Müdürlüğü görevlileri , gözaltına aldıkları Emil Muhteremov’u, ikamet ettiği Zıbino köyü dışına çıkararak aracından indirdi ve kendisini gömecekleri tehdidinde bulunarak çukur kazmaya zorladı. İşgalciler, Muhteremov’u tehdit ederek sözde Hizb-ut Tahrir davası kapsamında yargılananlara karşı yalan ifade vermeyi zorlamaya çalıştılar.

Bu sene Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da, Kırım Tatar ve Ukrain aktivistlere karşı uygulanan baskılar, Rusya’yı baskıları durdurmaya çağıran bir dizi uluslararası bildirgenin kabul edilmesine yol açtı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 19 Aralık tarihinde, Rusya Federasyonu tarafından işgal edilen Kırım’da insan hakları durumu ile ilgili kararı kabul etti. Söz konusu kararın kabul edilmesi uluslararası toplumunun dikkatini, Kırım'daki insan hakları ihlallerine ve genel olarak yarımadanın işgali sorununa çekiyor.

QHA