AKMESCİT / SİMFEROPOL (QHA) -

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da 20 Ağustos tarihinde Kırım Tatarlarının 1987 yılında Moskova’da yaptığı toplu mitinglerin 30. yıl dönümü vesilesiyle düzenlediği anma etkinliğine katılan Kırım Tatar milli hareketi aktivistleri bildiri yayınladı.

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Nariman Celâl tarafından kişisel Facebook sayfasında yayınlanan bildiride, işgalci kolluk kuvvetlerinin engellerinden dolayı düzenleme yerini Karasupazar (Belogorsk) bölgesindeki Sarı Su köyüne taşımak zorunda kalan etkinlik katılımcıları, Moskova’daki protestolardan 30 yıl sonra Kırım Tatarlarının tekrar SSCB dönemindeki duruma benzer bir durumda olduğunu vurguladı. Mevcut siyasi durumda Kırım Tatarlarının kendi kaderini tayin etme hakkını tarihi vatanları Kırım’da hayata geçirmek istediklerini teyit etti.

1987 Moskova’daki olayların 30. Yıl Dönümü vesilesiyle düzenlenen görüşmenin katılımcıları olan 
Kırım Tatar milli hareketi aktivistlerinin bildirisi 

SSCB’nin çeşitli bölgelerinden Kırım Tatar halkının yüzlerce delegesi 1987 yılının yazında Moskova’da toplu protesto eylemleri düzenledi.
 
Protesto eylemlerinin nedeni ülke yönetiminin Kırım Tatarlarının yıllarca öne sürülen taleplerini görmezden gelmesi oldu. İlk önce Kırım Tatar halkının vatanları Kırım’a dönmesi ve ulusal devletçiliğin yeniden tesis edilmesi söz konusuydu. Delegeler ayrıca tutuklu bulunan ve özel psikiyatrik hastanelerden tutulan Kırım Tatar milli hareketi katılımcılarının serbest bırakılmasını talep etti. 
 
Söz konusu taleplere Kırım Tatar milli hareketi aktivistlerinin evlerine yönelik sürekli aramalar ve tutuklamaların düzenlenmesi, iş ve eğitim kurumlarından atılmalar, Kırım Tatarlarının toplu halde Kırım’a dönmesinin engellenmesi, vatana dönenlerin tekrar sürgün edilmesi engel oldu.
 
30 yıl sonra Kırım Tatar halkı tekrar benzer durumda.
 
2014 yılında Kırım, uluslararası normlara aykırı olarak silahlı kuvvetlerin katılımıyla tek taraflı şekilde Rusya Federasyonu’na dahil edildi. Bu, Kırım’ın köklü halkı olan ve açık şekilde Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün korunmasından yana olan Kırım Tatar halkının fikrine rağmen gerçekleştirildi.
 
Kırım yarımadasında kurulan “Kırım Cumhuriyeti” (Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin de olduğu gibi) Kırım Tatar halkının kendi kaderini tayin etme hakkının hayata geçirilmesine hiç yardımcı olmadı.
 
Kırım Tatar halkının temsilcileri ve Kırım Tatar milli hareketi aktivistleri açıkladıkları siyasi tutum için, Rusya Federasyonu yönetiminin davranışlarını kabul etmedikleri için kolluk organları tarafından sürekli takibata uğruyor.
 
2016 yılında Kırım Tatar halkının yüksek yetkili temsil organı Kırım Tatar Milli Meclisi’nin (KTMM) faaliyetleri yasaklandı.
 
Rusya tarafından farklı düşünce sahiplerine karşı uygulanan baskı, herkesçe kabul edilen insan hakları ve köklü halkların haklarına yönelik ihlaller, Kırım Tatar halkının özgür ve uyumlu gelişmesini sağlayacak hukuki garantilerin olmaması, Kırım Tatarlarına yönelik zenofobi belirtilerine göz yumulmasından ibaret Kırım’daki sosyo-siyasi durum; Kırım Tatar halkının güvenliği, hakları ve özgürlüğü için gerçek bir tehdit oluşturuyor ve sonuçta ayrımcılığa neden oluyor.
 
Busiyasi durumda Kırım Tatar halkının Kırım’da kendi kaderini tayin etme hakkını uluslararası hukuk tarafından öngörülen yöntemlerle ve şekilde gerçekleştirme isteğini teyit ediyoruz 
 
Kırım yarımadasının diğer sakinlerinin hak ve menfaatlerine saygı duyduğumuzu vurguluyoruz.
 
Kırım Tatarlarının tarihi bölgelerinin yönetiminde garantili etkili katılımı, herkesçe tanınan köklü halkların haklarının hayata geçirilmesi, ulusal kültürün hayatta kalması ve etnik kimliğin korunmasının gerekçesidir. 

Bilindiği gibi 20 Ağustos tarihinde Rusya tarafından işgal edilen Kırım’daki Rus kolluk kuvvetleri, Kırım Tatarlarının 1987 yılında Moskova’da yaptığı toplu mitinglerin 30. yıl dönümü vesilesiyle düzenlediği anma etkinlilerinin gerçekleştirilmesi planlanan bölgeyi bloke ettiği, Kırım Tatar aktivist Bekir Ümerov'u gözaltına almıştı.


 
Bekir Ümerov’un serbest bırakılmasının ardından aktivistler, Karasupazar’daki Sarı Su Camii’ne gittiklerini bildirmişlerdi. Bahsi geçen etkinlik de burada gerçekleştirildi.

QHA