KARASUPAZAR/BELOGORSK (QHA) -

Kırım Tatarlarının vatanı Kırım’da en yoğun yaşadığı yerlerden biri olan ve Müslümanların nüfusun 5’te 2’sini oluşturduğu Karasupazar (Belogorsk) şehrinde Hıristiyan ahalinin “rahatsız olduğu” gerekçesiyle sabah ve yatsı ezanının kısık sesle okunması gerektiği kararı alındı.  

Blackseanews.net sitesinin blog yazarı Zarema Seitablayeva’nın (isim güvenlik nedeniyle değiştirildi) makalesine göre, Karasupazar şehrinde 4 okuldan biri Kırım Tatar okuluyken, diğer okullarda da Kırım Tatar öğrenci oranı da hayli yüksek.

Şehirde hizmete açık iki camiden biri Karasupazarlı Kırım Tatar iş adamı Resul Velilâyev tarafından inşa edilen ve Resul Velilâyev’in babası olan Refat Veliulla’nın adını taşıyan cami. Cami, şehrin merkezinde bulunmasına rağmen cami yakınlarında ve etrafında yerleşim alanları çok az. Caminin bir tarafından market ve idari binaların bulunduğu merkezi sokak geçerken, diğer tarafında geniş şehir parkı yerleşiyor.

Makalesinde, “Fakat Karasupazar’ın işgal makamları, müezzinin sabahları ve akşamları ezan okumasıyla ilgilenmeye karar verdiler. Güya bu,  yerli Hıristiyanların uykusunu bozuyormuş! ...Karasupazar yönetimi Hıristiyan sakinleri uyandırmamak adına müezzinin sabah ve yatsı ezanını kısık sesle okuması gerektiği kararını aldı.” ifadelerine yer veren blog yazarı, bu kararın 18 Ağustos günü Karasupazar şehrin merkezindeki camiden okunan ezan konusunun masaya yatırldığı özel toplantı sırasında alındığını bildirdi. Toplantıda sabah ve gece saatlerinde ezan sesinin kısılması önerisinde bulunulduğu belirtildi.

“Karasupazar Cuma Camii imamı genç biri ve elbette yerel makamların kararını yerine getirmek zorunda. Müslümanlar ise artık müezzinin sesiyle değil, namaza kalkmak için çalar saati kurmalılar. Bunun dini vecibelerini yerine getiren bir Müslüman için ne anlama geldiğini gayrimüslimler anlamaz. Kırım’da zaten gergin olan dinler arası ilişkileri daha da gerginleştirmenin ne anlamı var? Nedir bu: Müslümanların çıkarlarına zarar vererek Müslüman olmayan nüfus için kaygılanmak mı yoksa yeni Kırım gerçeklerinde Kırım Müslümanlarına karşı artan baskının devamı mı?” diyen Seitablayeva,  “Muhtemelen Karasupazar yerel yetkilileri için Müslümanların çan sesini kısma talebi saçma gelirdi ve şüphesiz, bu konuyu görüşmezlerdi bile. Ancak söz konusu müezzin olduğunda burada durum tam tersi.” diye devam etti.

En önemlisi de söz konusu skandal toplantıya; Kırım’daki Müslümanların çıkarlarını korumak zorunda olan ama işgalden sonra tamamen Rusya gizli servislerinin kontrolüne geçen, Kırım’daki Müslümanlara yapılan baskıları görmezden gelen, işgalci yönetimle işbirliği yapan sözde Kırım Müftülüğü temsilcisinin de bulunduğu ileri sürüldü. 

QHA