KİEV (QHA) -

Bugün, 6 Eylül tarihinde Kiev’de “Deşt-i Kıpçak'ta Türk Kültürü” isimli uluslararası Türk kültürü sempozyumu başladı.

Etkinliğe katılan QHA muhabirinin bildirdiğine göre sempozyum Kırım Evi, Kültür Bilimleri Akademisi (KÜBAK) ve Ukrayna Millî Bilimler Akademisi A. Krımskiy adındaki Şarkiyat Araştırma Enstitüsü tarafından organize edildi. Etkinlik Türkiye-Ukrayna arasındaki diplomatik ilişkilerin 25. yılı anısına düzenleniyor.

Şarkiyat Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Danil Radivilov, Kültür Bilimleri Akademisi Başkanı Prof. Dr. Kemal Üçüncü, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı ve Ukrayna Milletvekili Refat Çubarov, Türkiye’nin Ukrayna Büyükelçisi Yönet Can Tezel ve Kırım Evi devlet şirketi Başkanı Ahtem Seytablayev, etkinliğe katılan Ukraynalı ve Türk akademisyenleri selamladı.

QHA muhabirine etkinliği anlatan Kültür Bilimleri Akademisi Başkanı Prof. Dr. Kemal Üçüncü, “Sempozyum Ukrayna-Türkiye ilişkilerinin 25. yılı dolayısıyla ilk defa başlatıldı ve gelenekselleşmesini özellikle arzu ediyoruz. Bundan sonra da bu sempozyum kalıcı olarak daha güçlü şekilde, farklı konularda da devam edecek. Böylece iki ülke arasında, aynı zamanda Kırım Tatar halkıyla Türkiye arasında da bir kültür ve gönül köprüsünü kurmak ve güçlendirmek amacındayız” diye kaydetti.
 
Üçüncü, “Deşt-i Kıpçak dediğimiz kadim Türk yurdundaki Türk kültürünün İslav ve Ukrain halklarıyla ortak geçmişine dikkat çekilecek. Aynı zamanda Kırım halkının hürriyet ve insan hakları mücadelesine de dikkat çekmek istedik. 2014 yılı sonrasındaki süreç içerisinde Kırım halkının ağır insan hakları ihlallerine de bir pencere açmak istedik ve bu coğrafyadaki Türk Kırım Tatar halkının tarihinin, kültürünün, dilinin, Türk Tatar halkının maruz kaldığı acıları da gündeme getirmek istedik” diye devam etti.

Bilindiği gibi Ukrayna’daki Türkoloji kurumlarının oldukça köklü bir tarihi bulunuyor. Bu geleneği ünlü doğubilimci, Türk kültürü ve tarihi ile ilgili birçok çalışmanın hazırlayıcısı Agatangel Krımskiy başlattı, Şarkiyat Araştırma Enstitüsü kurucusu, tarihçi ve filolog Omelyan Pritsak da devam ettirdi. Ukraynalı beşeri bilimler uzmanlarının Türk kültürüne ilgisinin mantıksal olduğunu ifade eden Danil Radivilov, günümüzde Türkolojinin Ukraynalı doğu bilimciler için öncelikli ve hızlı şekilde gelişen doğrultulardan olduğunu belirtti.
 
Danil Radivilov, “Ukrayna ve Türk dünyası arasındaki ilişkilerin uzun ve yoğun bir tarihi olduğunu inkar edemeyiz. Günümüzde Ukrayna ve Türkiye arasındaki ikili siyasi ilişkilerin düzeyinin arttığını kaydedebiliriz. İki ülke ekonomik ve ticari ortaklardır. Bizim için Türkiye’nin, Kırım Tatar halkını desteklemeye devam ederek Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne destek vermesi ve Kırım’ın işgalini tanımaması çok önemli” diye kaydetti.

Konferans esnasında Kırım’ın işgali meselesi dahil farklı konular da masaya yatırıldı. Bunun siyasi bir mesele olduğunu, ama Ukrayna’nın kültürleri ve Türk dünyasıyla işbirliği ile günümüzdeki olaylar açısından konuşulması gerektiğini ifade eden Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov, bundan dolayı gelecekten söz etmek için geçmişin iyi bilinmesi gerektiğini belirtti.
 
Refat Çubarov, “Geçici olarak Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın geleceği konusunda nasıl bir mücadelenin meydana geldiğini biliyorsunuz. Rusya’nın tutumunu biliyorsunuz, Kırım’ın güya tarihi Rus toprağı olduğunu ileri sürüyor. Kırım’ın kendi tarihi, Kırım Hanlığı tarihi, bu toprağın parçası olan halkların tarihi onların umurunda değil. Bizler, salt geçmişe bakarak geleceğini kurmak isteyenler değiliz. Ama bazı Türk bilim adamları arasında, Rus bilim adamlarının tarih yaklaşımlarını destekleyenlerin olduğunu da kabul etmeliyiz. Şansımıza sadece bu yönde düşünen bir-iki bilim adamı var. Ortak tarihimizi ve Ukrayna ile Türkiye arasındaki geleceğin yanı sıra Karadeniz bölgesindeki gelecek ile ilgili fikirleri de konu alan böyle sempozyumların sayısının daha fazla olacağı ve bu çalışmaların ülkelerimizin refahı için, 
geleceği için katkı yapacağı ümidindeyim” şeklinde konuştu.

Ukrayna’nın ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen yaklaşık 30 bilim adamının katıldığı “Deşt-i Kıpçak'ta Türk Kültürü” sempozyumu iki gün sürecek. Ele alınacak konu yelpazesi dilbiliminden Türk, Kıpçak, Gagavuz ve Kırım Tatar halklarının kültürüne kadar hayli geniş ve çeşitli dallara değiniyor: Ukrayna’daki Gagavuzlar arasında kültürlerarası diyalogun gelişmesi, 20.-21. yüzyılların başında Kırım Tatarlarının dini aile gelenekleri ve başka ilgi çekici konular tartışılacak.
 
Bunun dışında bir iki gün daha, sempozyuma katılmak için Ukrayna’nın başkentine gelen Türk misafirler, Kiev’in kültürü ve tarihi ile tanışacak. Organizatörler, bu tür etkinlikleri düzenleme geleneğinin yıllık hale geleceğini ve gelecek sefere Türkiye’de de düzenleneceği ümidinde olduklarını paylaştılar.

QHA