KİEV (QHA) -

Tavriya İnsani Platform koordinatörü doktor Andrey İvanets ve üniversitenin öğretim görevlisi, QHA Müdürü Dr. Gayana Yüksel, Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinin ardından Kiev’de faaliyet göstermeye başlayan Tavriya Milli Üniversitesi öğrencilerine “1917 Kırım Tatar Ulusal Devrimi”ni anlattı.

Tavriya İnsani Platform ve Kiev İslam Kültür Merkezi tarafından organize edilen ve diyalog şeklinde gerçekleştirilen etkinliğin konusu sadece üniversite öğrencilerinin değil, tarihçi ve gazetecilerin de büyük ilgisini çekti.

Konferansa katılanlar arasında Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov ve Kırım Müftüsü Ayder Rustamov da vardı.

Etkinlik iştirakçileri, “Kırım Tarihçiler Diyaloğu” projesinin Kırım’da yarımadanın işgalinden birkaç yıl önce başlatıldığını kaydetti.

Konferans sırasında “1917 Kırım Tatar Ulusal Devrimi: nedenleri, seyri ve sonuçları” konusu üzerinde duran Andrey İvanets, “Kırım Tatar devrimi” teriminin daha 1917 yılında ortaya çıktığını kaydetti. Kırım Tatar devriminin nedeni olarak tarihçi “Rus İmperatorluğu’ndaki siyasi kanunsuzluk ve sosyal ve ulusal baskıyı” gösteriyor.

Bunun yanı sıra 18. Yılın sonunda Kırım yarımadasının nüfusunun büyük çoğunluğunu Kırım Tatar halkı temsilcilerinin oluşturduğuna işaret eden İvanets, yüzyıl devamında Rusya İmperatorluğunun yürüttüğü politika neticesinde durumun önemli ölçüde değiştiğini, 1917 yılına gelindiğinde yarımadada nüfüsun sadece 26,8’inin (217 bin kişi) Kırım Tatarları olduğunu belirtti.

İvanets, Kırım Tatar devriminin sonuçları arasında kitlesel milli hareketin başlatılması, etnik-ulusal özyönetim yapılarının oluşturulması, Kırım Tatar kadınların emansipasyonunun hızlanması, milli eğitim sisteminin gelişimi ve reformları ve diğerlerinin olduğunu kaydetti.

Tüm bu süreçlerin o dönemde sayısı hiç de az olmayan milli basına yansıyordu. Gayana Yüksel, halkın milli düşüncesinin yansıması olan Kırım Tatar basınının 1910-20 yılları arasındaki gelişimi hakkında bilgi verdi.

1883-1941 yıllarında Kırım Tatarlarında geniş basın sisteminin de gelişmiş olduğuna dikkat çeken Gayana Yüksel, yaptığı araştırma neticesinde o dönemdeki gazete ve dergi sayısının 129 olduğunu öğrendiğini, ama bu sayının da son sayı olmadığını kaydetti.

Balkanlardan Japonya’ya kadar geniş coğrafyada 35 yıl devamında 5 bin nüsha olarak yayınlanan “Terciman” gazetesi başta olmak üzere Kırım Tatar basınının gelişimi hakkında anlatan Yüksel, Kırım Tatar Devrimi sırasında yeni yayınların meydana geldiğini, bunların arasında geçici Müslüman İcra Komitesi basınının da olduğunu belirtti.

Kırım Tatar diasporasında çıkan gazete ve dergiler hakkında da bilgi veren Gayana Yüksel, Romanya ve Türkiye’de 19. Yüzyılın sonu-20. Yüzyılın başında onlarca Kırım Tatar dergi ve gazete çıktığını, 20 yüzyılın 20’li yıllarında ABD’de Kırım Tatar milli hareketi hakkında yayının basıldığını bildirdi.

Yüksel, “Aynı zamanda diasporada Kırım Tatar yayınların sayısının az olduğu izlenimi oluşuyor, ama şunu eminlikle söyleyebilirim ki bu ayrı araştırma konusu. Kırım Tatar diasporası basını “Terciman”dan daha önce, 1881’de çıktı. Türkiye’den söz etmek gerekirse orada “Kırım” (1919-1921) ve diğer küçük yayınlar basıldı. 20. Yüzyılın başında Romanya ve Türkiye’deki diasporayı birleştiren en önemli yayın “Emel” derigisi oldu. Bu dergi günümüzde basılmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.

Kırım Tatar devrim olaylarını izlerken, yüz yıl önce Kırım Tatar liderlerinin Rusya İmperatorluğu’ndaki karışıklık ve kaosu nasıl değerlendirdiklerini ve özerkliği konuşurken neden Kiev’den yana olduklarını anlamak mümkün olduğunu belirten Kırım Tatar Milli Meclisi Refat Çubarov, “Devrimden 100 yıl geçti, ama önümüzde bir ölçüde Kırım Tatarlarının yüz yıl önce çözmeye çalıştığı şekilde çözülen hemen hemen aynı sorunlar duruyor” dedi ve benzer konferansların Kırım Tatar özerkliğine karşı çıkanların dinlemesi gerektiğini, burada bu konu ile ilgili sorulara cevap bulunabileceğini kaydetti.

Refat Çubarov, bilim adamlarının girişimiyle benzer görüşme ve konferansların biçim değiştirerek, daha geniş kitlelerin katılımıyla Kırım ve Kırım Tatar halkının tarihi ve bugüngü durumunun ele alınıp tartışılacağı platform haline geleceği ümidini dile getirdi.

QHA