İZMİR (QHA) -

İzmir'deki terör saldırısında dün 5 Ocak'ta şehit olan adliye çalışanı Musa Can ve polis memuru Fethi Sekin için İzmir Adliyesi'nde tören düzenlendi.

NTV'nin haberine göre İzmir'de, dünkü terör saldırısında olan ve büyük bir facianın önüne geçen polis memuru Fethi Sekin (43) ile adliye çalışanı Musa Can için tören düzenlendi. Şehit polis Fethi Sekin için bir törenin de İzmir Valiliği önünde yapıldığı aktarıldı.

İzmir Adliyesi'nin protokol girişinde düzenlenen törene, şehitlerin ailesi ve yakınları, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Adalet Bakanı Müsteşarı Kenan İpek, HSYK Başkan Vekili Mehmet Yılmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar, AK Parti, CHP ve MHP İzmir milletvekilleri, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral Abdullah Recep, İl Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın, yargı mensupları, adliye çalışanları, avukatlar ve çok sayıda vatandaşın katıldığı bildirildi.

Şehitler için saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okundu. Şehitlerin özgeçmişinin okunduğu esnada törene katılanların "Şehitler ölmez vatan bölünmez" sloganı attığı aktarıldığı.

İzmir Müftüsü Ramazan Muslu'nun şehitler için yaptığı duanın ardından Türk bayrağına sarılı naaşlar cenaze araçlarına konuldu.

Şehit polis memuru için ikinci tören İzmir Valiliği önünde düzenlendi. Yağmura rağmen çok sayıda İzmirli'nin katıldığı, adliyede düzenlenen törenin ardından cenaze aracıyla İzmir Valiliği önünde getirilen şehidin Türk bayrağına sarılı naaşının, meydanda hazırlanan platforma konulduğu, bu sırada kardeşlerinin şehidin fotoğrafını taşıdığı ifade edildi.

Törende konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ülkeye, adliyeye ve emniyete canları pahasına hizmet veren iki değerli evladı bugün hakka uğurladıklarını, onların şehitlik mertebesine yükseldiğini ifade ederek şu açıklamada bulundu: "Rabbim rahmetiyle muamele etsin, mekanları cennet olsun. Onlar şehitler. İnancımıza göre şehitler diridir ancak biz onların diriliğini bilemeyiz, Rabbim bilir. Rabbim onların şefaatinden bizleri ahirette mahrum etmesin. Ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum. Ateş düştüğü yeri yakar, bunu biliyorum ama onlar, ülkeleri için, vatanları, milletleri için şehit oldular. Bu saldırı aynı zamanda Türk milletinin birliğine, beraberliğine, kardeşlik hukukuna yönelik bir saldırıdır. Bu saldırı, Türkiye'nin terörle mücadelesine asla zarar vermeyecektir. Türkiye bundan sonra da bugüne kadar olduğu gibi terörle en etkin şekilde mücadele etmeye devam edecektir. Terörün sonunu getirene kadar, teröristlerin sonunu getirene kadar, terör örgütlerini bitirene kadar Türkiye'nin terörle mücadelesi etkin bir şekilde sürecektir. Bu saldırıları yapanlar, yaptıranlar ve onları kullanan arkasındaki karanlık güçler, eğer 'bunları yaparsak Türkiye'nin terörle mücadelesi zaafa uğrar, Türkiye bizim dediğimiz çizgiye gelir' hesabı yapıyorlarsa boşuna aldanıyorlar. Türkiye, bin yıldır bu topraklarda, binlerce yıl yine bu topraklarda var olmak, güçlü olmak, hür ve bağımsız olmak, huzur ve bağımsızlık içinde yaşamak için mücadelesine devam edecektir."

Bakan Bozdağ, cenaze törenine katıldıktan sonra İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına geçti.

Buradan çıkışta da şu açıklamada bulundu: "Bu menfur terör saldırısı her ne kadar İzmir Adalet Sarayı etrafında ve adalet sarayına dönük olarak gerçekleştilmiş olsa da bu saldırı bütün Türkiye'ye karşı, Türk milletine karşı ve sadece İzmir'e değil 81 ilimize karşı yapılmış bir terör saldırısıdır. Terör saldırıları, ülkemizin huzurunu, milletimizin birliğini ve barış içerisinde yaşamasını, kardeşlik hukukunu asla yok edemeyecektir. Bu terör saldırılarını yapanlar, yaptıranlar ve onlara bu taşeronluk görevini veren kirli ve karanlık güçler çok iyi bilmelidir ki Türkiye'yi ve Türk milletini terörle etkin ve kararlı mücadelesinden asla vazgeçiremeyeceklerdir. Bu tür saldırılar devletimizin güvenlik güçlerimizin, hükümetimizin terörle etkin ve kararlı mücadelesinde asla bir zaafa yol açmayacaktır. Mücadele daha da etkinleştirilerek, daha da kararlı şekilde devam edecektir. Dünyada, PKK, FETÖ, DEAŞ, DHKP-C ve daha başka isimler altında yaklaşık 10 civarında terör örgütüyle eş zamanlı mücadele eden tek ülke Türkiye'dir. Türkiye'ye dönük eylem yapan, milletimizin ve devletimizin huzur ve barışına, birliğine kasteden pek çok terör örgütü oldu. Bir kısmının adını bile kimse hatırlamıyor. Emin olun Türkiye'de bugün eylem yapan terör örgütlerinin de bir zaman sonra kimse adını hatırlamayacaktır ama Türkiye devleti ve milleti var ve bir olarak, hür ve bağımsız şekilde inşallah kıyamete kadar var olmaya devam edecektir."

İzmir'deki terör saldırısında yaralanan 9 kişiden 2'sinin taburcu edildiğini, diğerlerinin tedavisinin sürdüğünü kaydeden Bozdağ, soruşturma süreciyle alakalı olararak da: "Soruşturma bütün boyutlarıyla yürütülmektedir. Savcılığımızdan edindiğimiz bilgiye göre 18 gözaltı yapılmıştır. Saldırıyı yapan teröristlerin kimlik bilgileri tespit edilmiştir ancak bilgilerini şu an açıklamıyoruz. Hem soruşturmanın selameti bakımından hem de bu teröristlerle irtibatta bulunan, yardım yataklık eden diğer bağlantılarının tespiti bakımından şu anda kimliklerini açıklamıyoruz. İleride bunlar ortaya çıktıkça bunların kimlikleri de kamuoyuyla, basınımızla paylaşılacaktır. Terör eylemini gerçekleştiren terör örgütü konusunda herhangi bir tereddüt yok. Elde ettiğimiz bütün bilgiler eylemi gerçekleştirme talimatını veren bölücü terör örgütü PKK olduğunu göstermektedir. Teröristlerin de bölücü terör örgütü PKK'nın teröristleri olduğunu göstermektedir. Burada herhangi, deliller çerçevesinde tereddüt ve şüphe yoktur." dedi.

Gazetecilerin saldırıda şehit olan polis memuru Fethi Sekin'in İzmir Adalet Sarayına isminin verilmesine ilişkin sorusuna da şu cevabı verdi: "Terör saldırısını yapanların üzerinden çıkan malzemeye bakıldığında 2 teröristin eş zamanlı geldiği, 2 aracın olduğu görülüyor. Bir tanesinde patlayıcı var, diğerinde yok. Belli ki patlayıcı olan aracı patlattıktan sonra diğer teröristin yanında olan silahlarla İzmir Adliyemizi hedef alan atışlar yapması ve diğerinin de muhtemel ki adliyeye girmek suretiyle adliye içinde büyük faciaya yol açacak eylem gerçekleştirmeyi planladığı değerlendiriliyor. Bu büyük planı Fethi Sekin, cesareti, kahramanlığı, mücadelesi ve şehadeti göze alan anlayışıyla önlemiştir. Onun için ona medyun-u şükranız. Allah gani gani rahmet eylesin. Onlar inancımız gereği diridir zaten ama onların isimlerini yaşatmak da bizim vazifemizdir. Dün Sayın Başbakanımız da bu konunun değerlendirilmesini ifade ettiler. Başsavcımızla, valimizle, adliyedeki diğer arkadaşlarımızla bunun değerlendirmesini yaptık, onun ismini yaşatmak bizim vazifemizdir. Değerlendirecek arkadaşlarımız nereye nasıl verileceğini ona göre ismini bir yere vermek suretiyle yaşatacağız."

QHA